A’dan Z’ye Edward Albee

“The Goat”un G'si, kertenkelelerin K'si ve şemsiyenin Ş'si… Amerikanın büyük oyun yazarı için hazırlanan kılavuzumuza bir göz atın.

*Bu yazıda alfabetik akışı korumak adına, gerektiği yerde başlıkların çevirilerinin yanı sıra İngilizce karşılıkları da verilmiştir.

1. Evlat Edinme (Adoption)

 

 

12 Mart 1928’de Washington DC’de, Louise Harvey’den doğduktan sonra yazar “evlat edinmeye teslim edildi” çünkü (Mel Gustov’un A Single Life adlı biyografisine göre) baba “hem anneyi hem de çocuğu terk edip gitmişti”. 18 günlük iken zengin bir New York çifti olan Reed ve Frances Albee tarafından evlat edinildi. Kimlik, yabancılaşma, miras ve kayıp çocuklar gibi işlerindeki tekrarlayan temalar, bu önemli biyolojik gerçeğe atfedilebilir. Gerçek ebeveynlerini hiç aramadı: “Oyunlarım aracılığıyla kimliğimi keşfettim’’ dedi.

2. Bennett, Alan

 

 

Albee’nin en çok övülen draması “Kim Korkar Hain Kurttan?”ın sorusunu (Ç.N: Asıl başlığın doğrudan çevirisi: Kim Korkar Virginia Woolf’tan), Bennet’in 1978 tarihli TV oyununun başlığı; “Ben, Ben Virginia Woolf’tan Korkuyorum” diyerek yanıtlıyor (1962 bkz: #23). Bennett’in kahramanı Trevor, Woolf’a İngiliz edebiyatı ile ilgili yetişkin eğitim kursunun bir parçası olarak ders verir; bir şakacı, yazarın posterinin üzerine kocaman göğüsler çizer.

3. Eleştirmenler (Critics)

 

 

Amerikan oyun yazarlarının, yalaka eleştirilerden eleştirel aşağılamalara hızlıca geçişleri alışılmış olsa da (önceki nesilde aynı şey Arthur Miller ve Tennessee Williams’a da olmuştu.) Albee’nin aşağı olan seyri olağanüstüydü.1960’larda Albee, genellikle başyapıt olarak görülen üç oyun yazdı (bkz: #6, #23, #26). Ancak bu oyunlar, yaklaşık otuz yıl boyunca ya The Lady from Dubuque (1980) ve Nabokov’un Lolita eserinin bir uyarlaması (1981) gibi Broadway’de fena halde başarısız oldu ya da o kadarını bile göremedi (bkz: #22).

4. Disney

 

 

Kim Korkar Hain Kurttan?” başlığı, 1933 Disney filmi Üç Küçük Domuzcuk’un “Kim Korkar Büyük Kötü Kurttan?” adlı şarkısına yönelik bir kelime oyunudur. Bu film başlığı, belki de oyun yazarının en başarılı oyunlarından birinin adını etkilemiştir (bkz: #20). Gerçi, öyle olsa bile, bize söylemesi olası değildir (bkz: #9).

5. Edward

 

 

1989’da üvey annesinin ölümünden sonra Albee, evi temizleyerek evlatlık evraklarını buldu. Bu evraklar, öz annesinin kendisine verdiği ve kendisinin hep bir yedek isim olarak kabul ettiği “Edward”ı ortaya çıkardı. Ayrıca Albeelerin kendisi için 133.30 dolar (83.97 Euro) ödediğini keşfetti.

6. Korkmuş (Frightened)

 

 

A Delicate Balance’ta (1966) üç kez “korkmuş” kelimesi büyük harfle yazılmıştır. Korku, Harry ve Edna’nın aniden komşuları Agnes ve Tobias’ın yanında, varlıklı bir Amerikan banliyösünde sığınmak istemelerinin nedenidir ve çifti misafir odasında sığınmaya iten şey yine dehşet verici bir korkudur. Bu korkunun doğası hiçbir zaman belirtilmemiştir ancak boşluğa, ölüme ve muhtemelen, oyunun Soğuk Savaş sırasında yazılmış olduğunu da düşününce, nükleer imhaya dayanan bir tarafı vardır, her ne kadar oyun yazarı bunu fazla “belli” bulmuş olsa da (bkz. #13).

7. Goat, The (Ç.N: Tiyatro oyunu başlığı “The Goat, or Who Is Sylvia”ya istinaden)

 

 

2002 Broadway sezonunda ilk gösterimi yapılan bu oyun, 74 yaşındaki Albee’ nin hala şok etme yeteneğine sahip olduğunu gösterdi. Kesinlikle başarılı bir Amerikalı erkeğin gizli bir ilişkisinin olduğu ilk oyun değildir ancak karakter, eşini bir keçiyle aldatmaktadır (ismi oyunun alt başlığında saklıdır: “Sylvia Kimdir?”).

8. Kibir (Hubris)

 

 

Birkaç eleştirmenin, Albee’nin en çok alay edilen senaryosunu kötülemelerinin sebebi olarak verdiği şey. The Man Who Had Three Arms (1983), üçüncü bir kolla doğmuş olması nedeniyle ünlü olan Amerikalı bir adamın hikâyesidir. Ancak ek kolunu aniden yitirdiği zaman, hayranları ve medya tarafından terk edilir. Eleştirmenler, bu hikâyeyi yeteneklerini bir gün aniden yitiren ünlü bir Amerikalı oyun yazarı için bir metafor olarak yorumladılar. Kendini beğenmişlik suçlamaları (“İki sahnelik öfke nöbeti” diye yazdı New York Times) 16 gösteriden sonra oyunun sahneden alınmasına neden oldu. Albee’nin Broadway kariyerinin bittiği yaygın ama yanlış bir şekilde kabul edildi (bkz: #20).

9. Röportajlar (Interviews)

 

 

Samuel Beckett ve Caryl Churchill eserleriyle ilgili röportaj vermekten hoşlanmazlardı, bu yüzden söyleşilere son verdiler. Albee de röportaj vermekten hoşlanmıyor, ancak devam ediyor. Tiyatro gazetecileri, Albee’yi genellikle Harold Pinter ve David Mamet’in yanında en korkunç üç görüşmeci arasında sayıyorlar. Albee’nin durumundaki sorun nezaket eksikliğinden değil, bir gazeteci kendisinden rica ederse sorgulanmayı bile kabul etmeyi nezaket olarak kabul ettiği anlaşılıyor. Sorun, yaratıcılığını analiz etmesinde, hatta sanatsal kararları kabul etmesinde gibi görünüyor. Tipik bir görüşme şöyle ilerleyebilir:

Soru: Neden “The Goat”taki Billy’i eşcinsel yaptınız?

Cevap: Ben hiçbir şey yapmadım: cinselliği kendi tercihiydi.

S: Ama oyunun cinselliğe dair bakış açılarıyla ilgili temalarına katkı sağlıyor.

C: Tabii. Eşcinsel olduğu ortaya çıktığında çok sevinmiştim.

10. Jonathan Thomas

 

 

1971’de Albee, bu zaman kadar ağır bir içici olmuş halde (bkz: #19), ders vermek için Toronto Üniversitesi’ne gitti. Orada, 43 yaşındaki oyun yazarı, 24 yaşındaki Kanadalı bir heykeltıraş olan Jonathan Thomas’la tanıştı ve New York’ta, Thomas’ın 2005’te 59 yaşında kanserden ölmesine kadar birlikte yaşadılar. Albee’nin Thomas’a olan sevgisi ve genç adamın onun üzerindeki etkisi, Amerikalı heykeltıraş Louise Nevelson’la ilgili bir oyun olan Occupant’ta (2002) hissedilebilir. Thomas’a ne olacağıyla ilgili tüyler ürpertici bir kehanet misali, aktör Anne Bancroft’un ölümcül bir hastalığı olduğu teşhisi yapımın açılışı yapılmadan durdurulmasına yol açtı.

11. Tık! Tık! Tık! Kim O? (Knock! Knock! Who’s There?)

 

 

Oyun yazarının en kısa ama muhtemelen en samimi oyununun ön gösterimi 2003’te yapıldı. Sadece sekiz satırdan oluşan bir monolog, kapı arkasından bir sesi, tahtaya vuruşunu ve serbest bırakılmak istemesini içerir. Anahtar satır “ben bir eleştirmenim” ile açıklığa kavuşan sebepten ötürü asla serbest bırakılmaz (bkz: #3).

12. Kertenkeleler (Lizards)

 

 

1975’te yayınlanıp Pulitzer ödülü kazanan Seascape, oyuncu kadrosu iki insan ve iki kertenkeleden oluşan, kertenkeleler ile ilgili bir oyundur. Kertenkelelerden birini oynayan Frank Langella, diğer oyuncuları küçük görmekle suçlanmıştı.

13. Başyapıt (Masterpiece)

 

 

Amerikan edebiyatının bir garipliği, yazarların en çok bilinen eserlerinin nadiren en iyi çalışmaları olmasıdır. Bu nedenle, Joseph Heller’ ın başyapıtı Catch-22’dan ziyade Something Happened iken, Philip Roth’un Portnoy’s Complaint değil The Counterlife’tır. Bu kural aynı zamanda Albee için de geçerlidir: Kim Korkar Hain Kurttan? onun en tanınmış başlığı olabilir, ama A Delicate Balance daha derin ve daha ciddi bir oyun. Yeni, tanınmış oyuncularla dolu Broadway canlandırması, tiyatro oyunlarının hiyerarşisindeki yükselişini teşvik edecektir.

14. Hayır (No)

 

 

Yazarın gözde eleştirel veya gazetecilik teorilerine verdiği en yaygın tepki (bkz: #9). Hayvanat Bahçesi Hikâyesi’ndeki Jerry ve Peter karakterlerinin “gerçekten” İsa ve Aziz Peter olup olmadığını soranlara ya da George ve Martha’nın, Kim Korkar Hain Kurttan’da savaşan evli çiftin, “gerçekten” , Albee’ nin o zaman yazmaya cesaret edemeyeceği bir eşcinsel ilişki içinde olmaları gerektiğini iddia edenlere karşı özel bir cesaretle ifade edilmişti.

15. O’Neill, Eugene

 

 

O’Neill, Albee’nin en çok karşılaştırıldığı oyun yazarı. Bu kısmen, Yunan trajedilerini Amerikanlaştırmaya yönelik ortak hedeflerden kaynaklanıyor: O’Neill, Mourning Becomes Electra’yı yazarken, The Goat’ın ikinci alt başlığı ise “trajedinin tanımına yönelik notlar”dır. Aynı zamanda her iki yazar da büyük sarhoşlar hakkında yazan büyük sarhoşlardı: O’Neill’in Uzun Bir Günün Gecesi Yolculuğu ve Albee’nin Kim Korkar Hain Kurttan? eserleri sahne yöneticilerinin, tüketilen tüm viskiyi temsil edecek kadar kehribar rengi sıvı bulmakta zorlanmasına neden oldu. Ancak, aralarındaki fark için bkz: #19.

16. İdrar (Pee)

 

 

Bir üniversitede pisuvar duvarının üzerinde “Kim korkar hain kurttan?” duvar yazısını fark ettiği esnada Albee’nin tam olarak bunu yapmakta olduğu yaygın bir efsanedir. Aslında, Gussow biyografisine göre, 1954’te müşterilerin barın arkasındaki aynanın üzerine sabunla slogan ve mesajlar yazabildiği bir New York meyhanesinde gördü.

17. Başkan Mao Tse-Tung’dan Alıntılar (Quotations from Chairman Mao Tse-Tung)

 

 

A Delicate Balance‘ı takip eden kesat yılların başladığı 1960’ların son yıllarında Albee, teatral ve müzikal formu bir araya getirmeye çalışan bir dizi deneysel anti-oyun yazmaya başladı. Bu durum onun besteci William Flanagan ile olan uzun süreli ilişkisinin bir sonucuydu. Ara kapakta söylendiği gibi, Başkan Mao Tse-Tung’tan Alıntılar tam olarak Çin liderinin konuşmalarından oluşan eğlenceli bir kolaj, uzun bir şiir ve “uzun soluklu hanım” denen karakterden gelen ara sözlerden oluşuyordu. Müzikal karşı-sürümler taklit edilmek istendiği için, az sayıda tiyatro bu çift sahnelemeyi gerçekleştirse de, Kutu adındaki diğer bir kısa oyunla sahnelenmesi amaçlanmıştı.

18. Rayne Enders

 

 

Albee’nin, Manhattan’daki Cherry Lane tiyatrosunda kuruluşuna yardım ettiği ve yeni çalışmaları teşvik etmek amaçlı oyun yazarları birliğine Kutu oyununu gönderirken kullandığı takma isim. Hile, topluluğu yöneten adamın düşüncesini test etmek içindi. Müdavimini sinirlendirdiğinin farkına varmadan, oyunu okuyan kişi Kutu’yu “tamamen amaçsız ve umutsuz” diye tanımladı.

19. Ayıklık (Sobriety)

 

 

Hayat arkadaşının yardımıyla Albee, yıllar içinde Üç Kollu Adam’ın başarısızlığından sonra içki içmeyi bıraktı. Bu gelişim kesinlikle, önde gelen Amerikan drama yazarları arasında olağan dışı sayılmasına sebep olan, ilk Pulitzer ödülünü A Delicate Balance ile almasından 28 yıl sonra Pulitzer ödülünü ikinci defa almasının sebebi .

20. Üç Uzun Kadın (Three Tall Women)

 

 

On yıllardır süregelen halk ve eleştirmen umursamazlığı 1994’te Üç Uzun Kadın oyunu Pulitzer’i kazandığında tersine döndü. 3 aktör için yazılmış, farklı yaşlardaki aynı kadının versiyonlarını temsil eden A, B, C olarak tanımlanan karakterle, oyun Albee’nin en otobiyografik, kendisini evlat edinen annesinin hatıralarına dayalı, kimlik bölünmesi yaşayan başkarakteri anlattığı oyunudur. Dördüncü karakterin olası kimliğini tahmin edene Pulitzer ödülü yok: Erkek. Oyunu bir çeşit şeytan çıkarma olarak tanımlamıştır.

21. Şemsiye (Umbrella)

 

 

Farklı mevsimlerde Albee ile İngiltere’de veya Amerika’da, evinde ve buluşma yerinde 6 kez röportaj yapma fırsatım oldu. Her seferinde, havadan bağımsız olarak, yanında güzelce katlanmış şemsiyesi vardı. Örüntüyü fark ettiğimde nedenini sormaya çok korkmuştum (bkz: #9).

22. Viyana

 

 

Amerikan başarısından uzun süreli yoksunluğu boyunca, ikincisinin yazarın rönesansını tetiklediği Evlilik oyunu ve Üç Uzun Kadın’ı yazmaya başladığı yer olan Viyana’daki İngiliz Dili tiyatrosu için oyunlar yazdı ve yönetti.

23. Kim Korkar Hain Kurttan? (Who’s Afraid of Virginia Woolf?)

 

 

Mike Nichols’ın 13 Akademi ödülü adayı 1966 yapımı filmi, Her Mevsimin İnsanı ve Amadeus ile birlikte en başarılı tiyatrodan sinemaya adaptasyonlar arasında gösteriliyor. Film ayrıca birlikte yaşayamayan, birbirleri olmadan yaşayamayan, içki ile parlayan öfkeleri ile Martha ve George adlı karakterlerin evliliğinin kendi dinamiklerini yansıttığı algısı nedeniyle şov dünyası efsanelerinden Elizabeth Taylor-Richard Burton ilişkisinin merkez odağı haline geldi.

24. X

 

 

Stanley Kubrick’in 1962’sine ve Adrian Lyne’ın 1997 Lolita versiyonuna verilen film onayı (gerçi o zamanlar bu kategoriye 18 deniyordu). Kitabın berbat sahne uyarlamasını yaparak, Albee kitabın dramatik haklarında hissedar oldu ve böylece Lyne projesinin üreticileri tarafından kendisine yarim milyon dolar ödendi. Bu, Broadway fiyaskosunun yazarı zengin etmesinin nadir bir örneğidir.

25. Ye Watchers and Ye Holy Ones

 

 

1950’lerin başında, bu üç perdelik oyun dahil olmak üzere çok sayıda sahnelenmemiş oyun üzerinde çalışıyordu ki bu kendi oyun üretimi acısından alışılmadık bir durumdu çünkü tüm karakterler geydi.

26. Hayvanat Bahçesi Hikayesi (Zoo Story)

 

 

Gazetecilere çoğunlukla zorluk çıkarmasına rağmen, Albee alfabe biçimlemesindeki sıkıntılı harf konusunda yardıma istekli olduğunu ortaya koymuştur. Büyük atılım yaptığı, yazın Central Park’taki bir bankta, Peter ve Jerry adlı iki adamın sözlü ve sonunda dengesiz zıtlıklar nedeniyle fiziksel kavgaya giriştikleri bir oyun olan Hayvanat Bahçesi Hikâyesi, en çok sergilenen tek perdelik oyunlardan biri olarak yer almaya devam ediyor.

 

Yazar: Mark Lawson

Çevirmen: Ece Çatak, Berke Cangür

Kaynak: https://www.theguardian.com/stage/2014/nov/11/edward-albee-a-to-z-delicate-balance-broadway

 

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları