Amerikan Rüyası Sonumuz Olacak – Bölüm 2

Amerikan İstisnacılığı:

En başından itibaren Amerikalılar kendilerini hep istisnai gördüler ve birçok açıdan Birleşik Devletler, tarihi bir istisna olagelmiştir.

Dünya tarihinde başka hiçbir zaman bir grup görece eğitimli ve çalışkan insanın özellikle seyrek nüfuslu, iki taraftan da engin okyanuslarla sarılmış, tüm potansiyel işgalcilerden korunan ve doğal kaynaklarla dolu olan bir kıtaya getirildiği olmamıştır.

Evet, Birleşik Devletler tarihinin ilk 300 yılı, sürekli daha fazla müşterinin büyülü biçimde belirdiği limonata standıydı. Avrupa ve Asya’daki medeniyetler ortaya çıkar, büyür, zayıflar ve ölürken Birleşik Devletlerdeki insanlar hiç böyle sınırlayıcı faktörlerle karşılaşmadılar. Ekonomik fırsatlar ve ilerleyiş Tanrı vergisi gibiydi ve öyle bir süreklilikti ki, nesillerce insan bu fırsatların yokluğunu görmeden geldi ve gittiler.

Birleşik Devletler’in dünya gücüne yadsınamaz doğuşu gerçekleşti; çünkü şu eşsiz ve büyük yarar sağlayan üç faktör kesişmişti:

  1. Sınırsız toprak: En başından itibaren Birleşik Devletler devamlı bir genişleme halinin tadını çıkarttı. Ülke başlangıcından itibaren 100 yılın sonunda bir ucundan diğer ucuna ancak genişledi. 20. yüzyılda Birleşik Devletler Karayip ve Pasifik bölgelerini ve daha önemlisi Havai ve Alaska’yı topraklarına ekledi. Her zaman oldukça fazla ucuz ve verimli arazileri vardı ve dev petrol kaynakları, kömür, kereste ve değerli metalleriyle sonsuz gibi görünen doğal kaynakları hala keşfedilmektedir.
  2. Sınırsız ucuz iş gücü: Tarih boyunca Birleşik Devletler’in büyük bir çoğunluğu seyrek nüfuslu olarak kaldı. Aslında, kurucularımızın asıl telaşı ve onların asıl inandığı dinç ve kendini idare edebilen ekonomiyi geliştirmek için dünyanın dört bir yanından stabil bir göçmen akımını cezbetmeleri gerektiğiydi. Ve bunu yapmak için yeteneği cezbeden ve girişimciliği üst değerde tutan bir demokratik sistem yarattılar. Bu günümüzde de devam eden sonsuz, ucuz ve çalışkan işçi akımını yarattı. Ve daha bir zamanlar sahip olduğumuz minicik “kölelik” denen mevzudan bahsetmedim bile.
  3. Sınırsız yenilikler: Belki Birleşik Devletler sisteminin her şeyden daha iyi anladığı tek şey yaratıcılık ve yeniliği ödüllendiriyor oluşudur. Eğer en yeni, en büyük fikirlerle gelirseniz, işte, her yerden daha fazla biçimde, bunun için ödüllendirilirsiniz. Böylece son birkaç yılın büyük icatlarının çoğu Birleşik Devletler‘in topraklarına çektiği oldukça zeki göçmenlerden çıkmaktadır.
  4. Coğrafi izolasyon: Avrupa ve Asya’daki medeniyetler tarihe bıraktığı izlerle birlikte, işgal edilip fethedildikçe ve tekrar işgal edilip, fethedildikçe kültür ve insanları tekrar tekrar haritadan siliyordu. Her defasında yıkım toplumu sendeletip onları yeniden kurulum esnasında kendilerini yeniden değerlendirmeye zorluyordu. Ama Birleşik Devletler için böyle değil. Yani, öylesine saçma derecede uzak ki. Yani eğer Napolyon isen neden bir demet pahalı gemiyi toplayıp haftalarca denizde kalasın ki, üstelik İtalya’yı hemen yarın işgal edebilecekken…

Sonuç olarak Birleşik Devletler dünyadan izole olma algısını yarattı. Pearl Harbor istisnası haricinde (ki Japonya İmparatorluğu’nun aşırı eforuna sebep olmuştur), biz hep ulaşılması imkansız olmuşuzdur. Amerikalılar bunu hafife almaktalar. Bu etki abartılamaz. Birkaç on yıl önce, Avrupa’nın büyük kısmı doğudan gelecek olası bir işgalden korkmaktaydılar. Ki hala, bazı Avrupalı ülkeler işgalden korkmaktalar.

İyi talihin, fazla kaynakların, büyük sayıda toprakların ve dünyanın dört bir yanından yaratıcı zekaların kesişmesiyle Amerikan Rüyası fikri doğmuştur. Amerikan Rüyası herkesin –sen, ben, arkadaşların, komşuların, büyük anne Verna- müthiş derecede başarılı olabileceğini ve tek ihtiyaçları olanın doğru oranda çalışma, pratik zeka ve kararlılık olduğuna sarsılmaz biçimde inanır. Başka hiçbir şeyin önemi yoktur. Harici bir güç söz konusu değildir. Kötü talih yoktur. Birinin ihtiyaç duyduğu yegâne şeyler istikrarlı bir düzeyde cesaret ve aşırı yorucu bir sıkı çalışma hali. Ve sen de üç araba garajı olan bir McMansion’a sahip olabilirsin, seni tembel herif.

Ve devamlı limonata müşterilerini arttıran, sahip olduğu toprakları durmaksızın arttıran iş gücü havuzunu ve yenilikleri gittikçe geliştiren bir ülke için bu doğruydu, kısa süre öncesine kadar…

 

Yazar: Mark Manson

Çevirmen: Eylül Uşaklı

Kaynak: https://markmanson.net/american-dream

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları