Anarşizmin Tarihsel Başarısızlığı

Chris Day’in 1996 tarihli görüş yazısı Love&Rage’in* yönelimi ve doğrultusu ile ilgili son anlaşmazlıklara aitti. Bu yazıda Day, anarşizmde gördüğü izlencesel zayıflıkların ve ilgili çözümleri bulmak için bunların ötesine bakmanın gerekliliği üzerine duruyor.

Workers Solidarity dergisinin (İrlanda’daki İşçi Dayanışma Hareketi’nin** yayın organı) 1996 Bahar sayısında Ken Loach’un İspanyol Devrimi’ni anlatan müthiş filmi “Land and Freedom” üzerine Conor McLoughlin’in bir inceleme yazısı bulunmaktaydı. Bu yazı şöyle sonlanmaktaydı:

“Devrimin yenilgiye uğramasında, faşistlerin askeri gücünden (ve aldıkları dış yardımlardan) sosyal demokratların ve komünistlerin ihanetine uzanan faktörlerin her biri başlı başına bir makale oluşturur; gelgelelim amaç bu değildir. Önemli olan, toplumsal devrimin yıkımının bir iç probleme veya insan doğasının kusurlarına dayanmamasıdır. Bu devrim, dışarıdan yenilgiye uğratılmıştır. Anarşizm başarısızlığa uğramadı. Anarşistler, teori kitaplarının sayfalarında güzel duran fikirlerin hayatın tuvalinde daha da güzel durduğunu göstermiştir.”

Bu söz, çoğu anarşistin anarşist hareket tarihinden çıkarmış olduğu dersleri ve anarşist hareket ile ilgili hataları özetler niteliktedir. Bu hata, devrimcilerin en temel sorumluluklarının birinden tamamıyla kaçınmasından kaynaklanır: hareketin yenilgilerini ve başarısızlıklarını olabilecek en esaslı ve eleştirel incelemeye tabî tutma sorumluluğu. Bunun yerine ezici bir yenilgiyle sonlanan tarihsel bir deneyim ele alınır, bu yenilgi için mazeretler üretilir ve aksini gösteren tüm kanıtlara rağmen inançlı ve güven veren basmakalıp sözler sunularak anarşizme giden tek doğru yolun tecrübeden geçtiği savunulur.

Anarşistler, diğer ideolojilerde bu tarz problemlerle karşılaştıklarında onlara fazlasıyla yüklenmekten asla geri durmazlar. Komünist rejimlerin sebep olduğu ölü insan yığınları nedeniyle komünizm ideolojisi sorumluluk üstlenmekte midir? Peki Hristiyanlık; Haçlılar, Engizisyon ve Cadı Avları nedeniyle suçlanmalı mıdır? Elbette. İnsanlar, ideolojileri verdikleri boş vaatlere göre değil; yaşamdaki pratik sonuçlarına göre değerlendirir. Anarşizm, İspanya’da sınıfsız ve devletsiz bir toplumun başarılabileceğine dair milyonların umudunu büyüttü, bunu gerçekleştirmek onları barikatlara sürükledi ve berbat bir halde başarısızlığa uğradı. Bu başarısızlığın cezası İspanya’da kırk yıl hüküm süren faşist bir dikta oldu. Anarşist hareketin, geçtiğimiz elli yılda İspanyol Devrimi için işçi ve köylü kolektifleri oluşturulması doğrultusundaki dönemlik başarılarını yücelten geniş çaplı bir külliyat oluşturulsa da, anarşist hareketin yenilgisinde kendi payının nasıl olduğunu analiz etme üzerine neredeyse hiç ciddi çaba harcanmadı. Bu durumda politik düşmanları (faşistler, komünistler veya sosyal demokratlar) aslında onlardan tam beklenildiği gibi davranmaları nedeniyle suçlamak meseleyi sadece karışıklığa iter. Neticede ihanet, güvendiğin taraftan geldiği sürece mümkündür.

 

* ‘Love and Rage’ Devrimci Anarşist Federasyonu 1993’te Amerika Birleşik Devletleri’nde kurulmuş, 1996’ta büyük bölünmeler geçirmiştir.

** İşçi Dayanışma Hareketi (Workers Solidarity Movement) İrlanda’da 1984’te kurulmuş anarşist bir örgüttür.

 

Çevirmen: İris Tolgonay

Kaynak: https://libcom.org/history/historical-failure-anarchism

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları