Bizi Düşünmeden Satın Almaya Ne Teşvik Ediyor?

Karakter, zevk ve ürün bağlantıları gibi etkenlerin hepsi düşünmeden satın almaya sebep olabilir.

Düşünmeden satın almak günümüzde yaygın bir davranış biçimi. Tüketim toplumu bizi isteğimize karşı koyamamaya ve sonuçlarını düşünmeden satın almaya itiyor. Peki, bu kötü bir şey mi? Benim görüşümce, evet. Düşünmeden satın alma dürtüsü kaygı ve mutsuzluğa dayanır ve bu dürtüyü kontrol etmek psikolojik sağlığınız açısından yararlı olabilir. Fakat bu dürtüyü kontrol etmek için öncelikle onun ne olduğunu öğrenmek önemlidir. Düşünmeden satın alma dürtüsünü anlayabilmek için psikolojik bir bakış açısıyla yaklaştığımızda şu soruyu sormalıyız: ‘Bizi düşünmeden satın almaya teşvik eden şey nedir?’ Bu soruya verilebilecek birçok cevap var ve bunları bilmek aslında ihtiyacınız olmayan bir ürün satın almak istediğinizde, daha mantıklı ve bilinçli kararlar vermenize yardımcı olacaktır.

Bazı insanlar kişilikleri dolayısıyla düşünmeden satın almaya daha yatkındır. Bu kişiler tahmin edebileceğiniz gibi alışverişe daha düşkün kişilerdir. Bu kulağa masum gibi gelebilir fakat bu davranışla beraber gelen birçok yıkıcı etki vardır. Öncelikle, düşünmeden satın almaya yatkın kişiler, statüyü ve dış görünümü önemseyen, daha sosyal kişilerdir. Buna yatkın insanlar sadece başkalarının gözüne iyi görünebilmek için bir şeyleri satın alabilir. Aynı zamanda bu insanlar gergin olma, duygularını kontrol edememe ve bunun sonucunda satın almak için duygusal isteklere karşı koyamama gibi zorluklar yaşar. Bu insanlar kendilerini daha sık mutsuz hissederler ve morallerini yükseltmek için daha fazla alışveriş yapma eğilimi gösterirler. Son olarak düşünmeden satın alma dürtüsüne karşı koyamayan insanlar harcamalarının sonuçlarını düşünmez, sadece sahip olmak isterler.

Eğlence için alışveriş yapan insanlar düşünmeden satın almaya eğilimlidir. Hepimiz zevk almak isteriz ve alışverişe gidip istediğimiz ürünlere sahip olacağımızı düşünmek hepimize zevk verir. Bu düşünceden zevk almaya başladığımız zaman bu durumun devam etmesi için başka ürünleri de almaya daha yatkın oluruz.

Sahiplik düşüncesinin zevk vermesi, tüketici ve ürün arasında bağ kurulması dolayısıyla düşünmeden satın alma dürtüsünün başka bir itici gücü olabilir. Bir ürünle bağ kurduğumuz zaman beynimizin ona bakış açısı değişir. Beynimiz sanki o ürüne sahipmişiz gibi davranmaya başlar ve bu ürünü satın almadan devam etmemizi daha da zorlaştırır. Bu durum şu soruyu akla getirir ‘Ürünlerle bağ nasıl kurulur?’ Ürüne yakın olduğumuzda ve ona dokunabildiğimizde fiziksel bir bağ oluşur. Ürünü hemen satın alabildiğimizde geçici bir bağ kurulur. Son olarak, ürünü kullanan birini gördüğümüzde ve o kişiyi kendimizle karşılaştırdığımızda sosyal bir bağ kurulur.

Bu faktörler nasıl bir araya gelip biz tüketicileri etkiliyor? Şimdi bir varsayım üzerinden gidelim. Harcama yapmaya eğilimli insan mutsuz hissettiğinde pahalı bir kıyafetle görülmenin kendisine saygınlık ve mutluluk getireceğini düşünebilir. Mutluluğa giden yol olarak algılanan bu durum onu alışveriş yapmaya iter. Ürün vitrinde tüketicinin gözüne çarpar, ona bakar, kontrol eder belki de ona sahip bir arkadaşını düşünür. Tüketici ürünü sever ve ona hemen sahip olabilme isteği ile ürünü alır ve onunla eve gider. Çok pahalı veya anlamsız bir harcama olsa da ürünü satın almanın cazibesine karşı koyamaz. Bu durum kaçınılmaz olarak vicdan azabı, beklenenin aksine mutsuzluk ve tüketicinin bir daha yaşamak istemediği duyguyu getirir.

Hangi faktörlerin tüketim çılgınlığını motive ettiğini ve bu faktörlerin sizi etkileyip etkilemediğini bilmek gereksiz harcamalarınızı azaltmanıza yardımcı olabilir. Burada bahsetmek istediğim şey, herkes hayatının belli dönemlerinde bu duyguya kapılabilir ve belirli seviyede tutulan bu harcamalar zararsız olabilir. Fakat aşırı derecede yapılan gereksiz harcamalar borca ve mutsuzluğa sebep olur. Bu durumda uyarı sinyallerini görmek sizin yararınıza olacaktır. Kendinizi ne satın aldığınızı ve niçin satın aldığınızı bilmediğiniz zamanlarda buluyorsanız bu tanıma uyuyorsunuz demektir ki bu da gereksiz harcama yapmaya eğiliminiz olduğu anlamına gelir. Kolayca satın alıyorsanız ya da alışveriş yapmaktan bağımlılık derecesinde zevk alıyorsanız muhtemelen satın almanın hazzını yaşamak için alışveriş yapıyorsunuz ve ihtiyacınız olmayan ürünler satın alıyorsunuz. Bir ürünü inceledikten sonra ona sahip olmak için bir arzu duyuyorsanız, onu hemen satın alabileceğinizi fark ediyorsanız yada ona sahip olan bir arkadaşınızı düşünüyorsanız muhtemelen sizinle ürün arasındaki bağlantından kaynaklanan bir sahip olma dürtüsü duyuyorsunuz. Bir ürüne ihtiyacınız olmadığı halde onu almak istediğinizi kontrol etmenin en kolay yolu kendinize ‘bu ürünü satın almayı planladım mı, yoksa bu anlık bir dürtü mü?’ diye sormaktır. Eğer onu satın almayı planlamadıysanız muhtemelen gereksiz harcama dürtüsüne göre hareket ediyorsunuz. Ürünü rafa geri koyup satın almaktan vazgeçerek kendinizi değişmeye zorlayabilirsiniz. O ürünü satın almayı reddederek ona sahip olduğunuzda daha mutlu, daha saygıdeğer ya da daha tamamlanmış hissetmeyi reddetmiş oluyorsunuz. Bunu yaparak sadece paranızı korumuş olmuyor aynı zamanda muhtemelen daha mutlu bir insan olmaya yöneliyorsunuz.

Çeviri: Gökçen Bilgin

Yazar: Ian Zimmerman

Kaynak: https://www.psychologytoday.com/blog/sold/201207/what-motivates-impulse-buying

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları