Bölüm 2: ABD’nin Domuzlar Körfezi İstilası, 2. Kısım

1960 yılının Ocak ayında Küba, ülkenin ekonomisine zarar veren azaltılmış kotayı telafi etmek amacıyla, ellerindeki bölgeyi herhangi bir fiyata satmayı reddeden Amerikalı şeker fabrikalarının 70,000 akrelik alanına el koydu. El konulan bu alanın içinde, o dönemde Küba topraklarında 270,000 akrelik bir alanı elinde tutan United Fruit Company’ye ait 35,000 akrelik bir alan da mevcuttu.

12 Ocak’ta Amerika hükümeti, Amerikan bombardıman uçaklarını karşı devrimci Küba uçaklarıymış gibi gösterip kamufle ederek Küba’yı protesto etti. Bombardıman uçakları petrol rezervlerine ve şeker kamışı tarlalarına napalm bombası atarak Havana şehrinde 10 tonluk şeker kamışının yanmasına sebep oldu. 21 Ocak’ta Havana’ya dört adet 100 poundluk (Ç.N: 45 kg) bomba atarak çok büyük bir zarara yol açtı. Aynı şekilde 28-29 Ocak’ta Amerikan askeri uçakları Camagüey şehrinde beş, Oriente şehrinde ise üç şeker kamışı tarlasını bombalayıp, ciddi hasarlar verdi.

Bu esnada Amerika nüfusunun büyük bir çoğunluğu Küba devrimcilerini ve yaşadıkları destansı mücadeleyi hayranlıkla anmaktadır. Hem Castro hem de Guevara özgürlüğe kavuşmak uğruna akla gelmeyecek zorlukları yenmiş romantik özgürlük savaşçıları olarak görülür. Bu dönemde Amerika halkı, ülkelerinin Küba’ya karşı yürüttüğü gizli savaştan tamamen bihaberdi ve hatta Amerika hükümeti ülkelerindeki işçilerin bu bakış açısını değiştirmek için sessiz bir propaganda kampanyası başlattı.

7 Şubat 1960 tarihinde, Küba’da şeker üretimine karşı yapılan sabotaj operasyonları ve kırsal bölgelerde devam eden terörizm hareketleri kapsamında, Amerika’nın gizli askeri uçaklarıyla gerçekleştirilen başka bir hava saldırısında Camagüey’deki 30 tonluk şeker kamışı tarlası ve birçok şeker fabrikası yok edildi. 13 Şubat’ta Küba hükümeti, Amerika’nın ekonomik tehdit ve blokajlarıyla sinmeyecek, Küba’nın büyük kayıplarını ve Amerika’nın bombardımanı ve terörizminden kaynaklanan ekonomik zararını telafi edebilecek bir devlet bulmuştu. Sovyet Başbakan Yardımcısı Anastas Mikoyan ve Başbakan Fidel Castro, Sovyetler Birliği’nin beş yıllık periyotlarla Küba’dan 5 milyon ton şeker almayı kabul ettiği bir ticaret anlaşması imzaladı. Aynı zamanda Sovyetler Birliği, un, demir, gübre ve makinenin yanı sıra ham petrol ve petrol ürünleri ihracatı yapmayı kabul etti. Bunun dışında Küba’ya yüze 2.5 faiz oranıyla 100 milyon dolar borç verdi. Bu gelişmeler olurken 18 Şubat’ta Amerikan pilot Robert Ellis Frost, Matanzas şehrindeki bir şeker fabrikasına saldırı gerçekleştirdiği sırada uçağı düşürülerek hayatını kaybetti. Buna karşılık olarak 23 Şubat’ta Las Villas ve Matanzas şehirlerindeki şeker fabrikalarına birçok hava saldırısı düzenlendi. 29 Şubat’ta Küba hükümeti, Amerika hükümetinin hem resmi olarak hem de ikili görüşmelerde reddettiği bombalama eylemlerinin durdurulması şartıyla barış görüşmesi yapmak üzere Amerika hükümetine çağrıda bulundu. Amerika Dış İşleri Bakanı John Foster Dulles (Toprak Reform Kanunuyla arazisi satın alınmış United Fruit Company’nin hissedarı ve uzun süreli hukuk müşaviri) barış için yapılacak her türlü görüşmeyi reddetti.

Mart’ta Batı Avrupa bankaları tarafından Küba’ya verilmesi planlanan 100 milyon dolarlık borç, Amerika’nın tehditlerinden dolayı iptal edildi. 4 Mart’ta, Belçika askeri teçhizat ve cephanesiyle dolu Fransız gemisi Coubre, Havana Limanında gerçekleşen bir terörist saldırısında havaya uçuruldu ve yüzden fazla işçi hayatını kaybetti. 8 Mart’ta, Pinar del Rio’da daha fazla şeker kamışı tarlası hava saldırılarıyla kullanılamaz hale getirildi. 17 Mart 1960 tarihinde Başkan Eisenhower, Küba hükümetini devirmek için aktif olarak yürütülecek ve CIA tarafından yönetilecek gizli bir eylem planına onay verdi (CIA Müdürü Allen Dulles, Dış İşleri Bakanı John Foster Dulles’un kardeşiydi. Aynı zamanda Allen United Fruit Company ile de bağlantılıydı – daha önceki dönemlerde şirketin müdürü olarak görev almıştı.). Plan, Küba’yı işgal etmek ve hükümeti devirmek amacıyla askeri gücün toplanmasıyla başladı. Aynı zamanda bu plan doğrultusunda ülke tam bir savaş haline girdi: Küba’yla tüm şeker ticareti kesildi, Küba’ya yapılan petrol ihracatı durduruldu ve Küba’da bulunan tüm Amerika şirketlerine Küba hükümetiyle işbirliği yapmayı reddetmeleri emredildi. Bunlar gerçekleşirken her türlü askeri teçhizat ambargosu ve terörizm kampanyaları devam etti.

Amerika’nın işgal planı tamamen gizli tutuluyor olsa da, Dışişleri Bakanı Raul Roa Garcia Nisan ayında Amerika Birleşik Devleti’nin askeri birliklerinin Küba’yı işgal etmek için Guatemala’da eğitimde olduklarını öğrendi. Guatemala hükümeti bu durumu yalanladı ve Küba’yla olan ilişkilerini kesti. (Guatemala hükümeti, United Fruit Company’e ait geniş bir arazinin de içinde bulunduğu, ülke topraklarının büyük kısmını kamulaştırma planı güden ve seçimle başa gelen sosyalist Jacobo Arbenz Guzman’in CIA tarafından devrilmesinden sonra 1954 yılının Haziran ayında yine CIA tarafından göreve getirilmişti.) 4 Nisan’da Küba, ülkede United Fruit Company’e ait tüm topraklara el koyma kararı aldı; aynı gün Amerikan askeri uçakları Guantanamo’daki deniz üssünden harekete geçerek Oriente şehrini bombaladı. 7 Mayıs 1960 tarihinde Küba, 1952 yılında General Batista’nın darbesinin ardından Sovyetler Birliği’yle koparılan diplomatik ilişkileri yeniden kurdu. 17 Mayıs’ta CIA Batista’ya sadık bir grubun yardımıyla Florida’da Küba halkının harekete geçip hükümetlerini devirmeleri için Amerikan propagandaları yapmayı amaçlayan Swan Radyosunu kurdu.

7 Haziran’da Sovyetlerden satın alınan ilk petrol sevkiyatı Küba’ya ulaştı fakat Küba’daki tüm petrol rezervlerini ellerinde bulunduran Esso, Texaco ve British Shell gibi Amerikan şirketleri Sovyet petrolünün kabul edilmemesi ve aynı zamanda Küba’ya Amerikan petrollerinin satılmaması konusunda Amerikan hükümetinden tek taraflı bir emir almışlardı. Bu hareket enerji üretimini imkansız hale getirerek Küba ekonomisini felce uğrattı. 27 Haziran’da Amerika Kongresi Küba’nın şeker kotasını tamamen yok etmeyi öngören düzenlenmiş Şeker Yasasını onayladı. Felaketi önlemek için atılabilecek tek adım olarak Küba hükümeti 29 Haziran’da Texaco petrol rezervini, 1 Temmuz’da ise Esso ve Shell rezervlerini kamulaştırdı.

3 Temmuz 1960’da Amerika, Şeker Yasası ile Küba’yla yürüttüğü şeker ticaretini askıya aldı ve Küba’nın Amerika’ya yaptığı ihracatın %80’ini durdurarak Küba ekonomisinin yeniden krize girmesine yol açtı. 5 Temmuz’da Küba, tüm Amerikan işletmeleri ve ticari mülklerini kamulaştırarak başka bir sarsıcı ekonomik darbeden kurtulma girişiminde bulundu. Ertesi gün Başkan Eisenhower 1960 için Küba’nın kotasında kalan 700.000 ton şekeri iptal etti ve Küba’yı kendilerine karşı askeri bir müdahalenin gerçekleşmek üzere olduğuyla tehdit etti. 8 Temmuz’da Sovyetler Birliği, Amerika tarafından alımı iptal edilen 700.000 ton şekerin kendileri tarafından satın alınacağını duyurdu; aynı gün Sovyet Başkanı Nikita Kruşçev Sovyetler Birliği’nin Küba’yı Amerikan işgal kuvvetlerinden koruyacağını açıkladı. BM Genel Kurulu’nda Küba, Amerikan istilasının gerçekleşmesi durumunda Küba’nın “bu yardımı minnetle kabul etmekten başka bir yol izleyemeyeceğini” söyledi. 23 Temmuz’da Çin, dünya pazarında yıllık 500 bin ton olmak üzere beş yıl boyunca Küba’dan şeker alacağını duyurdu.

8 Ağustos 1960’da Küba, ülkede kalan tüm Amerikan sanayi ve tarım arazilerini kamulaştırdı. Bir hafta sonra, 16 Ağustos’ta CIA Fidel Castro’ya karşı başarısız bir suikast girişimi başlattı. Bu girişimde, Amerikalı mafya üyeleri, CIA tarafından Castro’yu öldürmekle görevlendirildi. Eylül ayında John Roselli, CIA tarafından işe alındı; Roselli de Chicago’lu mafya patronu Momo Salvatore Giancana ve Santo Trafficante Jr’ı işe aldı. Santo, yeni ekibi Florida’da bulunan ve kumar, uyuşturucu ve fuhuş işletmeleri yönetmek gibi kârlı işler yaptıkları günlere geri dönmeye hevesli olan “çok aktif” Kübalılarla tanıştırdı.

Eylül ayında Küba sivil milisleri, Las Villas Providence’ın Escambray bölgesini orada faaliyet gösteren ve CIA tarafından finanse edilen karşı devrimci gruplara karşı temizleme operasyonları için harekete geçti. CIA grupları sivil milisler tarafından eziliyordu. 17 Eylül’de Küba, Küba’daki tüm Amerikan bankalarını (The First National Bank of Boston, First National City Bank of New York ve Chase Manhattan) kamulaştırdı. 19 Eylül’de BM Genel Kurulu’nun açılış oturumuna katılan Fidel Castro, Malcolm X ile görüştüğü Harlem’de kaldı. 26 Eylül’de ise Başkan Castro, BM Genel Kurulu’na seslendi. Castro, 28 Ekim’de Küba’ya döndüğünde,  Devrim Meydanındaki toplu mitingde halka seslenirken teröristler Castro’ya yönelik olarak dört bomba patlattı. Fakat bu girişim de başarısız oldu ve Castro artık Devrim Savunması için komitelerin kurulmasını önerdiği konuşmasına devam etti. Bu durumun ardından ise Çekoslovakya, kendilerini korumaları için Küba’ya teknisyenler eşliğinde uçaksavar bataryaları ve arkasından da askeri silahlar gönderdi.

7 Ekim 1960’da Birleşmiş Milletler, Dışişleri Bakanı Raul Roa Garcia tarafından CIA’in Guatemala’da Küba istilası için devrim karşıtlarına eğitim verdiği konusunda bilgilendirildi. Amerika bu iddialara şiddetle karşı çıktı ve Birleşmiş Milletler de bu iddiayı tekrar reddetti. 8-10 Ekim’de Amerika’nın bir askeri uçaktan bırakılan silah zulaları Escambray’da ele geçirildi ve 100’den fazla karşı devrimci tutuklandı. 13 Ekim’de Küba Cumhuriyetinin Miami konseyinin delegesi Abelardo Leon Blanco, gün ortasında şiddetle dövüldü ve korkutuldu. 19 Ekim’de Amerika Birleşik Devletleri gıda ve ilaç satışları haricinde Küba’ya ticari ve ekonomik ambargo uyguladı.

Aynı dönemde Küba hükümeti ise, hem şehirlerde hem de kırsal bölgelerde 10,000’in üzerinde eski ordu kışlasını yeni okullar haline getirdi; bu, son 20 yılda Küba’da bulunan okulların sayısında %200’lük bir artış anlamına geliyordu ve hepsi sadece tek bir yılda yapıldı. 15 Ekim 1960’da Küba, her işçinin ev sahipliğini garanti eden bir kentsel reform programı başlattı.

31 Ekim’de Küba Dışişleri Bakanı Raúl Roa, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yapılan röportajda, Amerika’nın Küba’dan sürgün edilen Batista’ya sadık gruplara eğitim vererek yine Amerika tarafından planlanan ve tedarik edilen askeri saldırısı hakkında yeni bilgiler ortaya koydu. Amerika Başkanı Eisenhower bunları tamamen reddetti. Bundan dört gün önce ise Eisenhower, istila planlarını belirlemek için Küba üzerinde U-2 uçuşlarının başlamasını emretmişti. Bu sırada Küba, ülkesinin savunması için kadınlar da dahil olmak üzere tüm çalışanlarını silahlandırdı.

13 Kasım’da, 120’den fazla subayın öncülük ettiği Guatemala ordusunun neredeyse yarısı, Miguel Fuentes hükümetine karşı isyan etti. Küba devrimiyle kısmen dayanışma içinde olan askerler, Amerika hükümetinin ülkelerini Küba’yı istila için kullanmalarına itiraz etti. Guatemala hükümeti asker isyanını bastıramadı ve Amerikan hükümetine yardım çağrısında bulundu. Amerikan hükümeti bu çağrıya, CIA’nın Küba’ya karşı kullandığı eğitim gören Kübalı sürgünler tarafından kontrol edilen B-26 bombardıman uçaklarıyla isyan eden askerleri bombalayarak karşılık verdi. Bu davayı kapatmak için Başkan Eisenhower, beş gün sonra Nikaragua ve Guatemala’yı “Küba saldırganlığından” korumak için Amerika Deniz Kuvvetleri’ni bu ülkelere gönderdi. 18 Kasım’da ise, kısa bir süre sonra başkanlığa gelecek olan Kennedy’ye Küba’nın işgali ile ilgili talimat ve bilgilendirme yapıldı.

1 Ocak 1961’de Küba, yıllar içinde Küba’da okuma yazma bilmeyen nüfusu yüzde 25’den yüzde 3,9’a düşüren ve az gelişmiş ülkeler arasında benzeri görülmemiş bir standart oluşturan bir Ulusal Okuryazarlık Kampanyası başlattı. 2 Ocak 1961’de Sovyet Başkanı Nikita Kruşçev, Moskova’daki Küba elçiliğinde bir toplantda açıkça “Şu anda Küba’dan saldırgan Amerikan tekelcilerinin Küba’ya doğrudan bir saldırı hazırladığıyla ilgili endişe verici haberler geliyor.” diye bildirdi. Bir gün sonra Amerika, Küba ile diplomatik ve konsolosluk ilişkilerini durdurdu. 7-9 Ocak tarihlerinde Pinar del Rio ve Ecambray’de Amerikan uçakları tarafından bırakılan silah zulaları tekrar durduruldu. Günler sonra, 14 Ocak’ta teröristler Havana’daki tütün depolarında ateş açarak ağır hasar yarattılar.

20 Ocak 1961’de John F. Kennedy, Richard Nixon’ın komünizmin dünya çapında yaygınlaşması konusunda yeterince önlem almadığını iddia ederek, Amerika Birleşik Devletleri başkanı olarak görevine başladı. Nixon, 1953-1960 yılları arasında idareyi sürdüren Eisenhower’ın (İkinci Dünya Savaşı sırasında Batı Avrupa’daki Müttefik Yüksek Komutan Yardımcısı) başkan yardımcısıydı. Birlikte Kızıl Panik’i teşvik ederek yüzlerce insanı tasfiye edip, Komünist Parti’ye üye olduklarından şüphelenilen binlerce insanı da hapse attırdılar. Eisenhower, CIA’i 1953’te İran hükümetine saldırmak ve bu hükümeti devirmek için, 1954’te ise Guatemala’daki sosyalist hükümeti devirmek için kullanmıştı. 1954 yılının Eylül ayında Eisenhower, Güneydoğu Asya’da kapitalizmin istikrarını sağlamak için Güneydoğu Asya Antlaşması Örgütü’nü (SEATO) kurdu. Ancak yönetim, Çin’e saldırmamak üzerine bir anlaşma imzaladı ve Çin Halk Cumhuriyeti’nde devam eden savaşta ‘yalnızca’ Güney Vietnamlılara silah, malzeme ve askeri stratejistler göndermek üzerinde anlaştılar (Bu anlaşma Fransızlar tarafından askeri alanda desteklendi). Kennedy, dünya çapında Amerika’nın ekonomik gücünü yitirmesine sebep olan komünizme karşı daha militarist planlara sahipti.

Castro, ilk kez Şubat ayında sosyalizmin Küba’da inşa edildiğini açıkladı. Kısa süre sonra CIA, Castro’nun en sevdiği Küba purolarını, sadece dumanının solunması bile öldürmeye yetecek kadar güçlü bir zehir olan botülizm ile zehirleyerek Başbakan Castro’ya yeni bir suikast girişiminde bulundu. Dahası, CIA’den Albay Sheffield Edwards, Castro’ya gönderilmek üzere Mafya bağlantısı Roselli’ye de aynı zehri içeren kapsüller gönderdi. Her iki girişim de başarısız oldu.

11 Mart’ta teröristler Havana’daki elektrik tesislerini tahrip ederek Havana’nın büyük bir bölümünü elektriksiz bıraktı. İki gün sonra, teröristler Santiago de Cuba limanındaki bir rafineriye saldırı düzenledi.

3 Nisan’da ABD Dışişleri Bakanlığı, Küba’nın bir Sovyet uydu devlet olduğunu açıklayan resmi bir rapor yayımladı. Bu raporda Küba’nın, Sovyetler Birliği ile olan bütün ilişkilerini kesmesi halinde, Amerika’nın böyle “bağımsız” bir hükümete yardım edeceğini; fakat aksi bir durumda, Küba’nın “Amerika’nın otantik ve özerk devrimi için açık ve mevcut bir tehlike” olarak görüleceği yazıyordu. 7 Nisan’da New York Times, Guatemala, Florida ve Louisiana’da meydana gelebilecek bir Küba istilasına karşı “uzmanların” paramiliter gruplara eğitim verdiği haberini yaptı.

12 Nisan 1961’de, Yuri Gagarin uzaydaki ilk insan olduğunda, Sovyetler Birliği dünyada yeni bir çağ başlatmış oldu. Aynı gün ABD Başkanı Kennedy, New York Times’a sızdırılan iddialara doğrudan tepki göstererek şunları söyledi: “Öncelikle, hiçbir koşulda Birleşik Devletler Silahlı Kuvvetleri tarafından Küba’ya müdahale edilmeyeceğini söylemek istiyorum.”

 

Çevirmen: Nisrem Akciğer

Kaynak: https://www.marxists.org/history/cuba/subject/bay-of-pigs/index.htm

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları