Bölüm 3: Nükleer Füzelerin Küba’ya Yerleştirilmesine Doğru, 3. Kısım

14 Mart 1962’de Mongoose Operasyonu Ana Hatları SGA tarafından onaylandı. Maxwell Taylor tarafından hazırlanan ana hatlarda, ABD’nin Küba Cumhuriyeti’ni yok etmeye çalışırken “yerli kaynaklardan azami ölçüde yararlanmaya” çalışacağı ancak “nihai başarının ABD’nin askeri müdahalesini gerektireceği” açıklanıyordu. İçerideki casuslar “bu müdahaleyi hazırlamak ve haklı göstermek, sonrasında müdahaleyi kolaylaştırmak ve desteklemek için” harekete geçecekti. İki gün sonra Kennedy’ye planla ilgili bir brifing yapıldı. Kennedy tam ölçekli bir istilaya kalkışmak istemiyor, ancak bu seçeneği de açık tutuyor ve bu arada terörist faaliyetlerine devam etmeyi kabul ediyordu.

Dünyanın başka bir yerinde, 1962 yılının Nisan ayında, Sovyetler Birliği sınırındaki Türkiye’de ABD’ye ait 15 adet Jüpiter füzesi faaliyete geçti. Tüm mevkiler ABD personeli tarafından “hazır ve tayfalı” olarak bildirilir ve Sovyetler Birliği’ne karşı saldırı gerçekleştirmeye her an hazır vaziyettedir. Füzeler, Hiroşima’ya atılan atom bombasının 97 katı kadar, 1.45 megaton savaş başlığıyla silahlandırılmıştır. Füze başına ölüm tahminlerinde bir milyon sivili hedef alınıyor.

28 Nisan’da teröristler Küba basın ajansı Prensa Latina’nın New York ofisinde üç çalışanın yaralanmasına yol açar.

1962 yılının nisan ayı sırasında Kırım’da, Karadeniz’den Türkiye’ye seyahat eden Kruşçev Sovyetler Birliği’nin boğazındaki nükleer uçlu bıçağı fark eder. Bir caydırıcılık sağlamak ve tam bir ABD işgalini engellemek için Küba’ya nükleer silah yerleştirmeyi düşünür. O sırada, ABD’nin tüm dünyada ve Sovyetler Birliği’nin sınırlarında nükleer füzeleri varken, Sovyetler Birliği’nin ABD’ye ulaşabilen 10 ila 25 arası nükleer füzesi vardı. Moskova’ya döndükten sonra Kruşçev, Başbakan Başyardımcısı Anastas Mikoyan ile görüşüp bu durumu konuşur. Mikoyan ürkek ve karşıt olmasına rağmen Kruşçev, en yakın danışmanları Frol Kozlov, Stratejik Roket Kuvvetleri Komutanı (SRF) Sergei Biryuzov, Dışişleri Bakanı Andrei Gromyko ve Mareşal Malinovski ile bu fikri tartışır. Grup, Fidel Castro’nun önerilen konuşlanmayı kabul edip etmeyeceğini görmek için Küba’ya bir heyet gönderilmesini önerir.

8 Mayıs 1962’de, Küba’nın tam askeri işgalini başlatmak ve uygulamak için tasarlanmış tam ölçekli bir ABD askeri tatbikatı başlatılmıştır. Kod adı Whip Lash olan tatbikat 18 Mayıs’ta sona erer. Karayipler’de Jupiter Springs olarak bilinen bir başka Amerikan askeri tatbikatı [Jüpiter, dünyanın etrafında konuşlanmış ABD nükleer füzelerinin adıdır, Springs harekete geçme anlamına gelir] bahar veya yaz aylarında planlanmıştır.
12 Mayıs’ta, 66 Alfa teröristi Küba devriye botuna saldırdı, üçü kişiyi öldürürken beş Kübalıyı da yaraladı.

Bir sonraki ay boyunca Küba’da olası füzelerin kurulmasıyla ilgili müzakereler Moskova’da devam etti. Mayıs ayı başlarında Kruşçev, yeni atanan Küba Büyükelçisi Aleksandr Alekseyev’i plan hakkında bilgilendirdi. Alekseyev’in (Gromyko ve Mikoyan’ın farklı zamanlarda yaptığı gibi) fikir üzerinde kaygılarını dile getirmesine rağmen, Alekseyev ve Mareşal Biryuzov’un Castro’yla olan soruyu araştırmak için Küba’ya gitmeleri gerektiği sonucuna varıldı. Füzelerin konuşlandırılması durumunda, Sovyet ordusu 24 orta menzilli balistik füze (MRBM) rampası ve 16 kıtalar arası balistik füze (IRBM) rampasını içeren bir güç göndermeyi önerir. Rampaların her biri iki füze (biri yedek olarak hizmet verecek) ve tek bir nükleer savaş başlığı ile donatılacaktı. Sovyet yetkilileri ayrıca, dört seçkin alaydan oluşan bir savunma birliği, yirmi dört ileri SA-2 havadan havaya füze (hava savunma) bataryası, kırk iki MiG-21 avcı uçağı, kırk iki IL-28 bombardıman uçağı, on iki Komar sınıfı füze teknesi ve sahil savunma seyir füzesi göndermeye karar verir.

29 Mayıs 1962’de Sovyet Başbakanlık Heyeti’nin bir üyesi olan Şerif Raşidov, 10 gün süren bir diplomatik görevde tarlaların sulama problemlerini incelemek ve nükleer füzeleri konuşlandırma olasılığını tartışmak üzere Küba’ya gider. Yeni atanan Küba elçisi, Aleksandr Alekseyev, Mareşal Biryuzov ve iki ya da üç askeri uzmanın Küba’daki varlığı ABD ordusu tarafından bilinmemektedir. Vardıkları akşam, Sovyet heyeti Fidel Castro ve Küba Savunma Bakanı olan kardeşi Raul ile bir araya gelir. Sovyet yetkilileri, Küba’ya yönelik yeni bir ABD istilasına ilişkin endişelerini dile getirerek Sovyetler Birliği’nin, Küba’nın savunmasını güçlendirmesine yardım etmek için nükleer füze bile göndermeye hazır olduğunu söyler. Castro, gruba bir cevap vermeden önce hükümetine danışması gerekeceğini söyleyerek yanıt verir. Ertesi gün, hükümet yetkilileri (Raul Castro, Che Guevara, Osvaldo Dorticos ve Blas Roca) ile görüştükten sonra Fidel Castro, Küba’nın ABD işgaline caydırıcı olarak nükleer silahları kabul edeceğini Sovyet yetkililerine bildirir. Mareşal Biryuzov daha sonra Kruşçev’e füzelerin konuşlandırmasının gizlice yapılabileceğini söyler.
7 Haziran’da, Oriente eyaletinde iki terörist polis tarafından öldürülür.

 

Çevirmen: Saffet Yalçın

Kaynak: https://www.marxists.org/history/cuba/subject/missile-crisis/ch02.htm