Devrimcilerin Sorumlulukları / Özgürlüğü Kazanmak

Devrimcilerin Sorumlulukları

Bu yazı öncelikli olarak İspanyol Devrimi ile ilgili değildir; anarşizmin yanıtlamaktan sorumsuzca kaçındığına inandığım ciddi ve zor sorular yöneltme doğrultusunda bir girişimdir ve anarşist hareketin içinde antiotoriter bir devrim gerçekleştirme konusunda ciddi olanlara seslenmektedir. Bu bağlamda yazı, bu tarz bir devrimin mümkün olmadığına inananlara ve politik ufku “geçici bir özerk alan” veya yarı kalıcı, bohem bir yerleşim bölgesi kurmaktan geniş olmayanlara değildir. Devrimciliğin anlamını, olduğundan biraz daha militanmış gibi görünmek sananlara da değildir. Anarşist hareket, var olan baskıcı toplumsal düzeni yıkmaktansa meseleyi olduğu haliyle bırakıp suya sabuna dokunmamayı yeğleyen insanlarla dolu. Bu bakımdan kişinin ruhunu ‘anarşist bir cennete’ yollama kaygısıyla yaptıkları, saplantısal bir çabayla kişisel alışkanlıklarını arındırmak veya var olan toplumun ürünü olan herhangi bir gruba veya organizasyona katılmayı tutucu bir şekilde reddetmek arasında değişiyor.

İnsan acılarının büyük bir bölümünün, insanların çoğunun kendi hayatlarını etkileyen kararlar üzerinde kontrolleri olmaması gerçeğinden kaynaklandığını düşünüyorum. En nihayetinde insanların, kendi hayatları üzerinde söz konusu kontrolü sağlayacak kapasiteye sahip olduklarına inanıyorum. Haliyle otoriter kurumların ve sosyal ilişkilerin devrimci bir biçimde düşürülmesi kontrolün gerekli bir taahhüt olduğu gerçeğinin kavranmasının önünde duruyor. İşte bu dava ile uğraşanlara devrimci deniyor ve devrimciler olarak belli sorumluluklarımızın olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla yazının yöneltmeyi hedeflediği çetrefilli sorulara geçmeden önce bu sorumlulukların üçünden bahsetmek gerekiyor.

Özgürlüğü Kazanmak

Anarşizmin gücü, insan özgürlüğünün siyasi zemindeki çıkar yolların önünde gelmesi doğrultusunda ahlaki bir ısrarcılığa sahip olmasından gelir. Ancak insan özgürlüğü siyasi bir bağlamda mevcut olmaktadır. Bununla birlikte, insan özgürlüğünü savunmada sırf hiç taviz vermeyen bir konumda olmak yeterli değildir. Aslolan, özgürlüğün fiilen kazanılmasıdır. Kapitalizmi gerçek anlamda ortadan kaldırmayan bir antikapitalizmin, bu sistemin mağdurlarına hiçbir yararı dokunamaz; devleti fiilen yıkmayan bir anti-devletçiliğin, devletin mağdurlarına hiçbir yararı dokunamayacağı gibi. Anarşizmin, özgür topluma dair bir vizyon ortaya koyma konusunda çok iyi oluşu hepimizin yararınadır. Ancak söz konusu vizyonu kavramaya yönelik gerçek bir strateji geliştirmediğimiz sürece bu hiçbir işe yaramayacak. En nihayetinde yalnız haklı olmak yeterli değildir; kazanmak da gerekir.

Yazar: Juan Conatz

Çevirmen: İris Tolgonay

Kaynak: https://libcom.org/history/historical-failure-anarchism

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları