Düzenbaz Arketipi: Eyüp Kitabı ve Kara Şövalye

Çoğu dünya edebiyatı düzenbaz arketipini barındırır. Carl Jung bu karakter arketipinin açıkgöz ve ahmak olduğunu söyler (265). Bu arketip, toplumun kurallarını yıkmasıyla tanınır. Yunan mitolojisinden Bugs Bunny’e kadar, bu arketip zaman içinde ya kötücül ya da komik bir figür olarak yaşamını sürdürür. En iyi bilinen düzenbazlardan biri İncil’dendir: Şeytan. Kötülük ve ayartmanın kişileştirilmiş halidir. Tanrı’nın haksızlığını kanıtlama konusundaki kararlılığı, Joker’in Kara Şövalye‘de Batman’e meydan okuyuşuna denk sayılabilir. Bu iki karakter de düzenbaz arketipini yansıtır. Yazının devamında Joker ve şeytanın, bu şablon karakterin ne şekilde örnekleri olduğu analiz edilecektir.

Düzenbazın dikkat çekici yönlerinden biri, otoriteye karşı meydan okuyuşudur. Onun ilk isyancı davranışı olarak Vahiy 12:7’de ”cennette savaş çıktığı” zaman anlatılır. İsyanının bir sonucu olarak aşağıya, dünyaya atılır. Eyüp kitabında, şeytan aynı itaatsiz davranışı sergiler. Eyüp’ün karakterine saldırması ”onu hiçbir neden olmadan yıkma” arzusunu içerir (Eyüp 1.3). Şeytan, Tanrı’nın Eyüp’ü yalnız bırakmak yerine onu kutsamasında Tanrı’nın adaletini sorgular. Benzer şekilde Kara Şövalye‘de Joker, otoriteye karşı ayaklanır. Sosyal kurallara uymaz; aksine o bir anarşisttir. Joker’in inancına göre ”yaşamak için tek makul yol…kurallar olmadan yaşamaktır” (Kara Şövalye, Nolan). Kaos prensibini, Gotham şehrinde ortalığı yıkarak uygular.  Onun için hayat sadece bir oyundur. Agresif dürtüleri masum sivilleri öldürmesine yol açar. Yalnızca kolluk kuvvetleri değil, mafya da ondan korkmaktadır. Bütünüyle empati yoksunu oluşu, insanların sadece kişisel çıkarları için harekete geçtiğini düşünen bu adamı insanların acı çekişini izlemekten keyif alan biri olarak ortaya koyar…

Jung, düzenbazın son derece ciddi durumlarda eğlence arayan bir ahmak olduğunu söyleyerek sözlerine devam eder. Halbuki şeytanın karakterinde bu ifadeyi destekleyen çok fazla kanıt bulunmaz. Eğer sayılacak olursa şeytanın, Eyüp’ün dürüstlüğünü ona acı çektirerek ölçmeyi teklif etmesi, Eyüp’ün hayatına hiç saygısı olmadığını gösterir. Birinin hayatına ıstırap getirmek ciddi bir meseledir fakat şeytanın davranışı umursamazdır.  Diğer yandan Joker, kesinlikle ciddi durumlarda eğlenir.  Örneğin, yukarıdaki film kesitinde Joker, Batman’in kendisini tehdit edecek hiçbir şeyi olmadığını gördüğünde kontrolsüzce gülmeye başlar. Joker, Batman’in Gotham’ı kurtarma çabalarını oldukça saçma bulmaktadır. Batman’in zaten kaybedilmeye mahkum bir savaş verdiğini bilir. Joker’in kara mizahının bir diğer örneği, bir kalemi “kaybettirmek” için bir adamın başına sapladığı sahnedir. Yaptığını bir ”sihir numarası” olarak algılar (Kara Şövalye, Nolan). Bu durum, onun eğlence anlayışının rahatsız edici olduğunu ortaya koyar. Joker’in yaklaşımına göre, insanların hayatlarının bir anlamı yoktur.

Şeytan belirgin mizahi özellikler sergilemese de hem o hem de Joker entrikacıdır -ki bu da düzenbazın bir başka özelliğidir. Şeytan insanlığın doğasına ilişkin iddiasının doğru olduğunu kanıtlamak için plan yapar. Ona göre ”insanlar, hayatlarını kurtarmak için sahip oldukları her şeyi vereceklerdir” (Eyüp 2.4). Spesifik olarak şeytana göre Eyüp’ün dürüstlüğünün sebebi, Tanrı’nın o ve ailesine bahşettiği sayısız lütuftur. Şeytan haklı olduğunu kanıtlamak için Eyüp’ün büyük bir badire yaşamasına sebep olur. Eyüp mal varlığını ve çocuklarını kaybeder, ciddi bir cilt sorunuyla sarsılır. Benzer şekilde Kara Şövalye‘de Joker, Batman’in kimliğini ortaya çıkartacak bir plan yapar. Batman’in polise teslim olmasını sağlamak için Joker insanları rehin alır, binaları havaya uçurur ve belediye başkanını öldürür. Joker’in haklılığını kanıtlamak uğruna ulaştığı seviye kaygılandırıcıdır. Birçok kez Joker, Batman’i hangi sivilin yaşayıp hangisinin öleceğine karar vermesi için zorlar. Böylece, Joker ve şeytanın dolambaçlı planları, onların düzenbaz karakterler olduğunu kanıtlar.

Düzenbaz karakterlerin amacı düşünceyi teşvik etmektir. Şeytan ve Joker, bizim kendi doğamızı sorgulamamız için varlar. Eğer Eyüp veya Batman olsaydık biz ne yapardık? Kendimizi kurtarmak adına her şeyimizi verir miydik? İnsan mıyız yoksa canavar mı? Daha önemlisi Eyüp ve Batman öyküleri, bize bazen hayatın kontrolümüzün dışına çıktığını gösterir. İki karakter de sevdikleri dahil her şeylerini kaybettiklerinde kendilerini lanetlediler. Bu olumsuz yaklaşım hiçbir şey kazandırmaz. Edebiyattaki, filmlerdeki ve diğer sanat dallarındaki düzenbazlar bize hayat hakkında paha biçilmez dersler vermektedir.

Çevirmen: Meryem Taşoğlu

Kaynak: http://thebibleasliterature.tumblr.com/post/88526319426/the-archetype-of-the-trickster-the-book-of-job

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları