Franco Diktatörlüğündeki Sansür Hala İspanya’da Edebiyata Gölge Düşürüyor

Skyfall, yirmi üçüncü James Bond filmi, 1962’de yayınlanan ilk Bond filmi Dr.No’nun 50. yıl dönümüne denk gelmesi amacıyla 26 Ekim 2012’de yayınlanacak. Ama gizli ajanın hayranları Ian Fleming’in en popüler romanlarından Dr.No’nun İspanyol okuyucular tarafından okunan versiyonunun hala Franco Diktatörlüğü’nün (1939-1975) sansürcülerinin açtığı yaralar taşıdığını duyunca şaşırabilir.

İspanyol okuyucu da bu kitap ve ellerindeki İngiliz ve Amerikan edebi klasiklerinin pek çoğunun hala Diktatör’ün sansürcülerinin onayladığı versiyonları olduğunu ve çok yakın zamana kadar başka pek çok romanın Franco dönemi sansürünün etkisiyle İspanya’da yayınlanmadığını öğrenince eşit derecede şaşıracaktır.

Modern Diller Okulu’nda İspanyol Araştırmaları öğretmeni Dr. Jordi Cornellà-Detrell, Sanat ve Beşeri Bilimler Araştırma Konseyi Erken Araştırma Bursu tarafından finanse edilerek Franco dönemi sansürünün tarihi bir araştırmasını yapmaya başladı, ama düzenlenmiş versiyonların hala okunmakta olduğunu keşfedince şaşırdı:

Araştırmama Dr.No dahil bir dizi romanın orijinal versiyonlarını sansürcülerin değişiklikleriyle karşılaştırarak başladım, bu sırada çağdaş versiyon olarak elimde bulundurduğum modern basımın aslında sansürlü versiyon olduğunu ve başka pek çok roman için de bunun geçerli olduğunu fark etttim.”

Dr. Cornellà-Detrell’in açıkladığı gibi: “Franco rejimi sırasında yabancı düşünceler ülkenin ahlaki ve sosyal yapısına yönelik potansiyel tehditler olarak görülüyordu. Rejim İspanya’nın en katolik özünü destekliyordu ve sansürlü edebiyat bununla ya da rejimin siyasi duruşuyla zıtlaşıyordu. Ian Fleming’in romanları o dönem için epey açıkça cinsel ve müstehcendi; ve bu Katolik bir ülkenin ahlak anlayışına uymuyordu.”

Dr.No konusunda Dr. Cornellà-Detrell diyor ki: “Romanı yayınlama çabaları onun ülkenin ahlaki değerlerini yıkacağını düşünen İspanyol sansürcülerinin şiddetli muhalefetiyle karşı karşıya kaldı. 1960’da sunulan bir Dr.No çevirisi sansürcüler tarafından derhal reddedildi. Beş yıl sonra, editörü önemli kesintilere zorladılar. Mesela romanın son iki sayfası pornografik sayıldı ve tamamen kesildi, bunun sonucu olarak da final aceleye gelmiş görünüyor ve çok az anlam ifade ediyor. Bu metin üzerindeki sansürün etkileriyse maalesef rejimin çöküşüyle sona ermedi, Dr.No’nun sansürlenmiş versiyonları 1996, 2001 ve 2011’de tekrar basıldı. Fleming’in romanı kesinlikle istisnai değil; John Dos Passos’tan Parallel 42, Muriel Spark’tan The Prime of Miss Jean Brodie, Ira Levin’den Rosemary’s Baby, Carson McCuller’dan The Member of the Wedding ve J.M Cain’den The Postman Always Rings Twice romanları sadece birkaç örnekten ibaret olacaktır.

Sansür Franco rejiminin en uzun soluklu ve aynı zamanda görünmez miraslarından biridir, zira çöküşünden neredeyse 40 yıl sonra kamu, özel ve üniversite kütüphanelerinde binlerce sansürlü yayın var ve yayımcılar hala okuyucuların bilgisi olmaksızın sansürlü kitapları tekrar düzenliyor. Yayımcılar hala halka sansürlü kitaplar sunmaya devam ettiği için sansür kültürel yaşamda hala önemli bir rol oynuyor ve günümüzle alakası olmayan bir tarihsel dönemden ibaret kabul edilemez.”

Dr. Cornellà-Detrell şimdi demokrasinin gelişinin neden sansürlü kitapların üretimi, sirkülasyonu ve tüketimini durdurmadığını merak ediyor. Bu soru daha önce hiç sorulmadı ve bu, diktatörlüğün mirasından belli bazı yönlerinin hala kabul edildiğini gösteriyor.

İspanyolların sorunlu yakın tarihleriyle uzlaşmakta ve onunla yüzleşmekte zorlandığı bilinen bir gerçek. 2007’de kabul edilen Tarihsel Hafızayı Geri Kazanma Yasası ülkenin geçmişini tekrar incelemeye yönelik büyük bir adımdı, çünkü yasa Franco yanlısı baskının sonuçlarına yönelik bir tartışma başlattı. Bu yasa diktatörlüğü kınayarak siyasi şiddetin kurbanlarına tazminat sağladı. Kültürel açıdan bu yasa Franco diktatörlüğünü öven kamusal sembol ve heykellerin kaldırılmasını sağladı ama kitaplar gibi diğer kültürel doku öğelerine değinilmedi. Sözde ‘unutma paktı’, demokrasiye geçiş uğruna geçmişi sorgulamamaya ya da incelememeye yönelik bilinçli karar; okuyucuları, kütüphaneleri ve yayınevlerini bu konuya değinme stratejileri geliştirmekten alıkoydu. Bazı kitaplar yeniden çevirildi ya da düzeltildi ama rejimin kültürel politikasına yönelik yaygın unutkanlığın sonucunda bu uğraşlar çoğunlukla fark edilmedi; dikkat edilmeli ki İspanyol kamu kütüphaneleri, sorundan habersiz olarak, hala sansürlenmiş materyallerin okunmasını desteklemekte.

Bu durumun öne çıkarlmasını ve İspanya’da daha geniş bir şekilde tartışılmasını istiyorum; ki İspanya’daki okuyucular yeniden çevirilmiş ya da düzeltilmiş kitaplara ulaşabilsinler.”

Kaynak: https://www.bangor.ac.uk/news/archive/censorship-under-franco-s-dictatorship-still-casts-a-shadow-over-literature-in-spain-10029

Çevirmen: Umut Devrim Çelik