Hayvanlara Zulüm: Hayvanat Bahçeleri

Neredeyse hepimiz anne-babamız, büyükanne-büyükbabamız veya arkadaşlarımızla hayvanat bahçelerini ziyaret ettiğimiz güzel anılarla büyüdük. Başka nerede bu büyük, inanılmaz filleri görebilirsiniz? Veya bu tırmanan ve oyun oynayan şirin maymunları? Ya da uzun boyunlarıyla bu zürafaları? Kenya’ya bir gezi için paranız yetmediği sürece, hayvanat bahçeleri bu inanılmaz hayvanları çok yakından görebileceğiniz tek yer.

Fakat hayvanat bahçelerinin hayvanların yaşaması için kötü olduğunu düşünmeseydim, hayvanlara zulmeden hayvanat bahçelerini listelemezdim.

Bir hayvanat bahçesindeki zürafalar

 

Parmaklıklar

Hayvanat bahçeleriyle ilgili en büyük sorun, orada yaşayan hayvanların, yaşamlarını doğal bir şekilde sürmelerine izin verilmeyerek parmaklıklarda tutulmasıdır. Bazı hayvanat bahçelerinin parmaklıkları ne kadar büyük yapmaya çalıştıklarının bir önemi yok, parmaklıklara kaç tane çalılık koyduklarının bir önemi yok, ne kadar güzel arka plan boyamaları yaptıklarının önemi yok. Bunlar hayvanların olmaları gereken doğal yaşam alanlarıyla benzemiyor. Hayvanat bahçesindeki hayvanlar her günü, her haftayı, her yılı tamamen aynı parmaklıkta geçiriyorlar. Bu onların hayatını monotonlaştırıyor.

Vahşi yaşamda filler

Yabani filler gün içinde türlerinin yaklaşık on yetişkini ve onların yavrularından oluşan sürüler halinde millerce seyahat etmeye alışıklardır. Filler çok sosyal hayvanlardır.

Hayvanat bahçesindeki filler genellikle çiftler hâlinde hatta tek başlarına tutulurlar. Yabanıl fillerin alışkın oldukları şeyle karşılaştırınca, parmaklıkları akıl almaz derecede küçük. Filler her gün, tekrarlayıp duran davranışlarla meşgul olmak gibi stresin veya bıkkınlığın işaretlerini göstermektedir.

Fillerin hayvanat bahçelerinde daha uzun süre yaşayamamaları şaşırtıcı bir durum değil. Yabanıl filler 50-70 yıl yaşarken, hayvanat bahçesindeki fillerin ortalama yaşam süresi 16-18 yıl.

Hayvanat bahçesindeki filler

 

Stres Davranışları

Stres davranışlarını anlamak her zaman kolay değildir, çünkü çoğumuz bu vahşi hayvanları yalnızca hayvanat bahçesinde gördüğümüzle tanıyoruz. Stres davranışları; tekrarlayıp duran hareketler, bir aşağı bir yukarı yürüme, baş sallama, durmadan adımlarını tekrarlama, hareketsiz oturma, parmaklıkların demir çubuklarını dişleme veya kendilerini ısırma davranışlarını içerebilir.

Aşağıdaki videoda sağdaki bunalmış çita aşağı yukarı yürüyor, ki bu hayvanlarda çok yaygın bir stres davranışıdır.

 

Anormal Tekrarlayan Davranışlar

Tutsak hayvanların tekrarlayıp duran davranışları için bilimsel terim ATD olarak da bilinen “Anormal Tekrarlayan Davranışlar” dır. Bu, esaret içinde yaşayan hayvanat bahçesi hayvanları gibi hayvanlarda fark edebileceğimiz bütün garip görünümlü tekrarlı davranışları içerir. Depresyon, sıkkınlık ve psikoz şartlar bu davranışlara sebep olur. Aslında hayvanat bahçelerinden bazıları, hayvanların davranış sorunlarını kontrol etmek için onlara antidepresan veya sakinleştirici veriyor.

Parmaklıklarının demir çubuklarını dişleyen bebek orangutan Mahal. 4 yıl sonra, 5 yaşında zatürreden öldü.

Aşağıdaki klip yazın, Milwaukee ilçesi hayvanat bahçesindeki bir fili gösteriyor. Hortumunu ileri geri sallıyor, ki bu stresin işaretidir. Bu fark etmesi zor bir stres davranış, klibin sonunda bir kadının “Bunu her gün yapabilseydim çok iyi olurdu.” dediğini duyduğumuzda açıkça anlaşıldığı gibi. Ayrıca küçük bir kızın annesine filin ne yaptığını sorduğuna kulak misafiri oldum. Annesi filin “dans ettiğini” söyledi.

Aşağıdaki klip kışın, Milwaukee ilçesi hayvanat bahçesindeki bir fili gösteriyor. Bu fil neredeyse tüm gün bu küçük, beton parmaklıklar arasında ve bariz stres davranışları gösteriyor. Bir saat sonra dönmek üzere fillerden uzaklaştığımda fil hâlâ aynı davranışı tekrarlıyordu.

 

Hayvanat Bahçesi: Mutsuz Hayvanlar Koleksiyonu

Hayvanat bahçesindeki hayvanlar için hayatı çok zorlaştıran şey, neredeyse hiç mahremiyetleri olmaması ve zihinsel uyarım ve fiziksel egzersiz eksikliğidir. Hayvanların tutsaklık içindeki bu hayata alıştıklarını düşünebilirsiniz, ama  gerçekten alışamıyorlar. Hayvanat bahçesinde yavrulayan hayvanlar bile, tutsaklık içinde yavrulanan birçok kuşaktan sonra hâlâ doğal içgüdülerine sürdürüyor.

Kutup ayıları ve kedigillerden olan hayvanlar avlanmaya alışıktır. Bu alışkanlık hayvanat bahçeleriyle birlikte düzenli beslemelerle yer değiştirdi. Hayvanat bahçelerinde tutulan çoğu hayvan doğal olarak günde 10 mil yürüyor.

Bu hayvanların streslerinin işaretlerini fark etmeye başladığınızda ve hayatlarının ne kadar üzücü ve sıkıcı olmak zorunda olduğunu anladığınızda, hayvanat bahçesi size tamamen farklı görünecek.

Hayvanat bahçesindeki kutup ayısı

 

Koruma

Hayvanat bahçeleri hayvanları korumaya yardım ettiklerini iddia ediyor. Ancak neredeyse hiçbir hayvanat bahçesi hayvanlarını uluslararası türler veri tabanına kaydetmiyor ve kaydedilenlerin çoğu hiçbir şekilde nesli tükenen hayvanlar değil.

Nesli tükenmekte olan binlerce tür bulunmasına rağmen, hayvanat bahçesi değişken başarı kademeleriyle sadece 16 kadar türü yabanıl hayata gönderebiliyor. Doğaya salınan birçok hayvanat bahçesi hayvanı yaşayamıyor. Bunun sebebiyse hayvanat bahçelerinin, nesli tükenmekte olan hayvanların korunaklı bölgelerde yetiştirilmesi projesinin başarılı olabilmesi için doğru çevrenin sağlanmaması. Hayvanlar özellikle iklim ve hayvan toplulukları açısından kendi doğal ortamlarına benzeyen yaşam alanlarına ihtiyaç duyar. Ayrıca minimal insan temasıyla ve doğal-sosyal dengeyi ve uygun bir gen havuzunu sağlayacak yeterince geniş popülasyonda yetiştirilmeleri gerekir.

 

Hayvanat bahçesinde bebeğini büyüten nesli tükenmekte olan Siamang

 

Yavrulama Planlamaları

Hayvanat bahçeleri koruma altında yetiştirme, korumaya yardımcı olan en iyi yol olmasa da yavrulama planlamalarına çok fazla miktarda para harcıyorlar. Fillere hayvanat bahçesinde bakım yapmak, aynı sayıdaki fili yaban hayatta korumaktan 50 kat daha pahalı. Parayı vahşi yaşamdaki koruma programları için kullanmak – örneğin korunaklı alanlar oluşturmak – hayvanların sadece kendi doğal alanlarında yaşamalarını değil, ayrıca bütün ekosistemin dengesini sağlar.

Hayvanat bahçelerinin yavrulama planlamalarına esas ilgisi, yavru hayvanları seven ziyaretçileri cezbetmektir.

 

Hayvanat bahçesindeki Mahal gibi yavrular birçok insanı kendilerine çeker

 

İhtiyaç Fazlası Hayvanlar

İhtiyaç fazlası hayvanlar, hayvanat bahçelerinin ziyaretçileri cezbetmek için başka küçük, sevimli hayvanları beslediğinde , kendilerine boş yer kalmayınca istenmeyen hayvanlardır. Hatta bunlar, sezonun sonunda artık sevimli olmayan şirin yavrular bile olabilir. Hayvanat bahçelerinin düzenli olarak aşırı üretim olan hayvanları vardır. Bu hayvanlar ya öldürülür, bazen kendi türlerinden hayvanlara yem olarak verilir, ya da diğer hayvanat bahçelerine veya tüccarlara satılır.

Hayvanları satmak, hayvanat bahçeleri için onları başlarından atmanın kârlı bir yolu. Tüccarlar da bu hayvanları av çiftliklerine, evcil hayvan dükkanlarına, sirklere, tuhaf et endüstrilerine ve araştırma tesislerine satacak. Ayrıca bu hayvanlar internette satışa sunulmuş olarak da bulunabilir.

Fazla aslanlar bazen hayvanat bahçesi tarafından öldürülüyor.

 

Öğretme Araçları

Hayvanat bahçeleri çocukların ve yetişkinlerin vahşi hayvanlar hakkında birçok şey öğrenebileceği harika bir öğretme aracı olarak görülmektedir. Fakat hayvanat bahçesi vahşi hayvanların doğada nasıl yaşadığı ve nasıl davrandığı hakkına neredeyse hiçbir şey öğretmez. Yalnızca şu aygırının doğadaki resmini (sağdaki), hayvanat bahçesindekiyle (aşağıdaki) karşılaştırın. Hayvanat bahçeleri mutsuz ve sömürülen hayvanlardan oluşan bir koleksiyondan daha fazlası değil ve bizlere yeryüzünün bu sakinlerine nasıl davranmamız gerektiği konusunda çok kötü örnek veriyor.

Doğada su aygırı

Hayvanat bahçesinde su aygırı

 

Alternatif Nedir?

Peki biz hayvanat bahçelerini ziyaret etmemeliysek, bu inanılmaz hayvanları başka nasıl öğrenebiliriz?

Hayvanlar, yasadıkları kastedilen hayatlarını sürdürdükleri doğal yaşam alanlarında gözlemlenmeli. Eğer onları ziyaret etmeye paramız yetmiyorsa, bu inanılmaz yabani hayvanları vahşi yaşam videoları, televizyon programları izleyerek veya onlar hakkındaki internet yazıları, kitap ve dergileri okuyarak öğrenebiliriz. Basitçe, bu hayvanları korkunç acılı bir hayat yaşarken izlemekten zevk almak doğru değildir.

Çevirmen: Ceren Yılmaz

Kaynak: http://www.veganpeace.com/animal_cruelty/zoos.htm

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları