Hollywood Değişti Mi? Mel Gibson’ın Kurşun Geçirmez Kariyeri Bunu Yalanlıyor

Bu, ikisi de 80’ler ve 90’larda oldukça başarılı olan ve Wikipedia’nın üstü kapalı bir şekilde “yasal anlaşmazlıklar” dediği şeyle düşüş yaşamış bir erkek ve diğeri kadın olan iki oyuncunun hikayesidir. Bunlar büyük ölçüde bu yüzyılın ilk yıllarında kadının 2001 yılında reçeteli ilaçların etkisi altındayken hırsızlık yaparken yakalandığı ve adamın 2006’da sarhoşken araba kullanmaktan yakalandığında tutuklama memuruna yahudi aleytharı pislik diye bağırdığında gerçekleşti.

Ama kadının 80’lerin “kıytırık” yeniliği olan Stranger Things’den sonra bile başka bir başrol verilmesi için 15 yıl beklemesi gerektiği yerde, adam DUI vakasından sonra sadece 5 yıl işsiz kaldı ve 2010’da o zamanki kız arkadaşına ırkçı ve tehtidkar sözler haykırdığı kayda alındığında bir dakika bile işten uzaklaştırılmadı. Bunun yerine bu yıl Oscar adaylığına layık görüldü ve büyük bütçeli komedilerde yer aldı. Başka bir deyişle, kadının kariyeri sonsuza dek yıkılırken adamınki her zamanki gibi devam etti.

Winona Ryder ve Mel Gibson’ın her ikisi de şu anda ekranlarımıza geri döndüğü kariyerleri (Stranger Things 2 ‘de Ryder ve Daddy’s Home 2’de Gibson), günümüzde artan baskı ile dile getirilen bazı kaygılar için mükemmel bir imbik görevi görmektedir. Her gün görünüşte, başka bir ünlü ya da politikacı cinsel tacizle suçlanıyor ve daha kötüsü ortak bir cevap olan “Evet, ama bu adamın kariyerini bununla gerçekten yok etmeye değer mi?” dir. Bunu geçen hafta Graham Norton’s Sofa ‘da bulmaya çalıştığım ve başka bir röportajda ısrar ederek aslında onun yasadışı şekilde görüntüleyen “vicdansız bir polis memuru” nun kurbanı olduğunu belirttim ve “Bunun için endişelenmek zorunda olduğumuzu düşünmüyorum çocuklar.” diye ekledim. Çünkü eğer Gibson, “Yahudiler dünyadaki bütün savaşların sorumlusudur.” diye etrafta bağırsaydı kız arkadaşına taciz edilmeyi hak ettiğini söyler, bütün bu olaylarda haklı olduğu konusunda ısrar eder ve yine de yıldız muamelesi alırdı, bu yüzden yüksek-profilli düz beyaz bir adamın kariyerini yok etmek için inanılmaz derecede çok büyük bir uğraş gerektiğinden emin olabiliriz. Artık Louis CK’nın geri dönüş turu için para biriktirmeye başlayın.

Alkol ve uyuşturucular hala bir kadın için suçlayıcı bir erkek içinse aklayıcı olarak görülüyor. Mesela sarhoş bir kadın taciz edildiğini söylerse güvenilmez ama içki alemindeki bir adam muhtemelen yaptığı eylemlerden sorumlu tutulamaz. Bu, kısmen Ryder’ın kariyerinde sürdürdüğü tuhaf çifte standartları açıklıyor. Ryder, tutuklandığı esnada ağrı kesicilerin etkisi altında olduğunu tıbbi lisansını daha sonra kaybeden bir doktor tarafından reçete edildiğini kabul etti. Bu onu halkın gözünde ve kendi endüstrisinde istikrarsız bir tip olarak doğrulamış oldu, diğer film yapımcıları sonradan onu filmlerde oynatmak istediklerini ama sigortayı sağlayamayacaklarını söylediler. Bu sırada, Ryder’ın kariyeri içki sevdası ve otel odalarını mahvetmenin onun seksi maçoluk gururunun bir parçası olarak tanımlanan eski erkek arkadaşı Johnny Depp, geçen yıl Depp‘in inkâr ettiği onu tacizle suçlayan eski eşi Amber Heard’den bu yana çalışmaya devam etti. Film galalarından geçen ayki “günahlarından aklanma koltuğunda” yer aldığı Graham Norton Show’ a kadarki zamandan bu yana her şeyde kafası iyi görünerek programa çıktı.

Eğer Harvey Weinstein’in kariyeri gerçekten bitti ise o zaman, sonunda, Hollywood’daki geçen 30 yıldır kadınları taciz etmekle suçlanan (ki Weinstein’nin reddettiği) başarılı bir erkeğin kendini işten çıkarmak için ne yapmak zorunda olduğu sorusunu cevaplar. Aksine, Afrikalı-Amerikalı yönetmen Nate Parker 2001’de bir taciz suçundan aklandığı geçen yıl ortaya çıktığında kariyerinin başladığı gibi sona erdiğini gördü. Daha da aksine, 2010 gibi yakın bir zamada cinsel tacizle suçlanan Casey Affleck, 2016 En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını kazandı.

Bu sebeple, her ikisi de çok sayıda cinsel tacizlerle suçlandığı yönetmen Brett Ratner’in kariyeri bitmemiş olabilirken Kevin Spacey’ninkinin muhtemelen bittiğinden şüpheleniyorum, ancak sözde Ratner’ın genç kadınları avlarken Spacey’nin ise genç erkeklerin peşinden gittiği iddia edildi ve onun ani uzaklaştırmasında  belirgin bir homofobi havası olduğunu söylemek hiçbir şekilde Spacey’ i savunmak anlamına gelmez. Buna karşın, eğer Roman Polanski 13 yaşındaki bir kız çocuğunu cinsel olarak taciz etmek yerine erkek çocuğunu taciz etseydi yine de hala hayat boyu başarı ödülleri alıyor olur muydu bunu kendinize sorun.

Heteroseksüel beyaz bir adamın kendi kariyerini mahvetmesi için inanılmaz derecede uğraşması gerekir. Ve dürüst olmak gerekirse, erkeklerin “derslerini aldıkları” iddiasıyla Gibson yerel çoklu kanalımdan özür dilemeksizin orada sırıttığında tacize karşı yeni hoşgörüsüz tavır hakkında okuduğum tüm sözleri bir şekilde zayıflatıyor. En değerli varlıklarını korumak söz konusu olduğunda, Hollywood’da işler yine her zaman olduğu gibi.

 

Yazar: Hadley Freeman

Çevirmen: Selin Başol

Kaynak: https://www.theguardian.com/world/2017/dec/02/has-hollywood-changed-mel-gibson-bulletproof-career

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları