James Cameron Haklıydı: Wonder Woman Geriye Bir Adımdı

James Cameron beyaz insanların bu hafta sıkça yaptığını yaptı; çenesini kolayca kapalı tutabilecekken kimse tarafından istenmemişken düşüncesini paylaştı. Yönetmen perşembe günü The Guardian ile röportajında, ilk defa bir kadının yönettiği ve başrolde bir kadının oynadığı bir süper kahraman filminin, kadınlar için geriye bir adım olduğunu ifade etti. Bu düşünceye katılıyorum ama farklı sebeplerden dolayı.

Cameron film hakkında “Hollywood’un Wonder Woman üzerinden yaptığı bütün o kendini tebrik etmeler ve iç rahatlatıcı övgüler yanlış bir algı oluşturmakta” dedi. “O [Wonder Woman – Ç. N.] nesneleştirilmiş bir simge ve bu da eril Hollywood’un her zaman yaptığı şeyin aynısını yapmasıdır! Filmi beğenmediğimi söylemiyorum ama bana göre, geriye bir adımdı.” Wonder Woman yönetmeni Patty Jenkins perşembe akşamı Twitter üzerinden ateş saçarak cevap verdi; kadın karakterlerin güçlü olmak için her zaman sert, katı, zor ve sıkıntılı olmaları gerekmediğini söyledi ve ekledi: “Doğru ya da yanlış biçimde güçlü kadın yoktur, [… ve filmin kadın izleyicileri] kuşkusuz ilerlemenin sembolü olacak kadınları kendileri seçebilir ya da kimlerin ilerlemenin sembolü olduğunu takdir edebilirler.” Feminist Twitter cenahı ateşli bir şekilde Cameron’a saldırdı ve Jenkins’e söylediklerinden dolayı övgüler yağdırdı.

Cameron yorumunda tamamen haksız değildi. Wonder Woman -ve başrol Gal Gadot- aşırı cinselleştirilmişti ve filmin başarısı, şüphesiz Gadot’un büyük güzellik standartlarını karşılayabilmesinden de kaynaklanmıştı. Jeezebel’in  ileride James Bond olarak rol alıp almayacağını Gadot’a -ama şişman, engelli ya da Müslüman bir kadına değil- sormasının bir sebebi var. Fakat Cameron’un kendi fikrini oluştururkenki küstahlığı da önemli; kendisinin kadınlar etrafında aşırı kontrolcü davranıyor oluşu ve yorumundaki yüzeysellik, onu tam bir şaklaban yapıyor ve ben internetin bu şaklabanı hedef almasına kızmadım.

Benim asıl kızdığım şey, cevap olarak Gadot’un amigoluğunu yapan kitle halindeki feminist kadınlar. Boktan yaşlı beyaz adamlara cevaben işgali ve soykırımı savunan kadınlar. Her nasılsa cinsiyetçiliği (ya da basitçe kadın olmayı) deneyimlemiş olmanın, ilerlemenin bir sembolü olmak için yeterli olduğunu düşünebilen kadınlar. Jenkins’in iddiası -doğru ya da yanlış tipte güçlü kadın yoktur- acı bir şekilde umursamazdır ve/veya daha muhtemel; beyaz kadınların elinde şiddet gören siyahiler için zalimce bir önemsemezliği ortaya koyar. Güçlü bir kadın olmanın kesinlikle yanlış biçimleri vardır; örneğin soykırım, işgal ve kolonileşme savunuculuğuna soyunmak tam olarak güçlü kadın olmanın yanlış biçimleri kategorisine girer. Başka türlüsünü ifade etmek son derece saçmadır.

Ve kaçırdıysanız diye belirtelim; Gadot, eski bir İsrail askeridir ve hırslı bir siyonisttir; bütün bu yanlış biçimleri sağlıyor. Temmuz 2014’te, İsrail’in Gazze’yi işgali sırasında, “korkak gibi kadın ve çocukların arkasına saklanan Hamas’ın düzenlediği korkunç eylemlere karşı ülkesini koruyan” İsrail Savunma Kuvvetleri’ni tırnak içinde belirttiğim sözlerle övdü. İsrail’i Gazze’ye karşı gerçekleştirdiği en ölümcül askeri saldırılardan birisi yaşanırken Gadot’un bu seviyede bir saçmalığı söylemedeki istekliliği özellikle göze çarpıcı. O yaz, İsrail Savunma Kuvvetleri en az 2100 Filistinliyi öldürdü (en genci 4 yaşındaydı); 11.000’in üstünde Filistinliyi yaraladı (3300 çocuktan en az 1000’i şu an yaşam boyu engelli olacak şekilde yaraladı) ve 18.000 evi tamamen yok etti ya da ciddi biçimde tahrip etti (Gazze’deki 1,8 milyon Filistinliden yaklaşık olarak 108.000’ini evsiz bıraktı). En az 7 farklı durumda, Gadot’un işgalci yoldaşları, yerlerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı Birleşmiş Milletler’in okullarına kasten saldırıp yaklaşık olarak 43 kişiyi öldürdü. Gadot’un övdüğü ordu hastanelere, tıbbi tesislere, gazetecilere, suya, elektriğe ve diğer sivil altyapılara saldırdı. Jenkins’in “ilerleme simgesi”, İsrail’in Filistin’i işgalinin uzun tarihindeki korkunç dönemlerden birinde görev aldı ve buna destek oldu.

James Cameron’ın, Wonder Woman’ı ne kadar çekici bulduğu konusundaki düşüncelerini daha az  umursayamazdım ama devlet şiddetine maruz kalmış kadınların arkasında durmak için tekrar tekrar öne atılan ve kendilerini feminist ilan eden kadınları umursuyorum. Wonder Woman’ın kadınların sayesinde gişe rekortmeni olması hiç ama hiç umrumda değil. Eğer filmin başrolü soykırımı savunuyorsa ve Filistin’in bağımsızlığına karşıysa, Wonder Woman bütün kadınlar için geriye bir adımdır.

Yazar: Mahroh Jahangiri

Çevirmen: Simge Irmak Çınar

Kaynak: http://feministing.com/2017/08/25/james-cameron-was-right-wonder-woman-is-a-step-backwards/