Kamusal Yabancılaşma İnsan Hayatını İyileştirmeye Yönelik Bilimsel Çabaları Baltalamaktadır

Amerikan Bilim İlerleme Derneği (ABİD) Başkanı Alan Leshner’a göre kamuoyu ile bilimsel görüşler arasındaki uçurumun derinleşmesi, bilim insanlarının karşılaştıkları en büyük problemdir.

Modern bilimin ilerlemesiyle ilgili kamusal gerginlikler, ABD’deki en kıdemli bilim adamlarından birinin uyarısına göre insan hayatını iyileştirmeye yönelik çabaları baltalamaktadır.

Dünyanın en büyük genel bilimsel topluluğu olan ABİD’in başkanlığını yürütmekte olan Alan Leshner, kamuoyunun büyük bir kısmının yakın zamanda meydana gelen bilimsel gelişmelere yabancılaştığını ve bunun da kendi planlarını desteklemek için bilimi yanlış aktaran grupların yükselişine sebep olduğunu söyledi.

Kamusal ve bilimsel bakış arasındaki derin uçurum, toplumdaki en belirgin çatışmalardan -genetiği değiştirilmiş organizmaların tamamen reddinden, aşı karşıtı kampanyalardaki büyümeden, bilim adamları ve yaratılışçılar arasındaki çatışmalardan ve iklim değişikliği araştırmasının gündemden düşürülmesinden- kaynaklanıyor.

Perşembe günü, ABİD yıllık toplantısı öncesinde Guardian’a konuşan Leshner, kamuoyu ve ana akım bilim insanları arsasındaki kopukluğun, bilimsel araştırma camiasının karşılaştığı en büyük sorun olduğunu ifade etti.“Bu durum, ABD’de bilime olan halk desteğinden -ki bu ABD’de düşüşe geçmiş durumda- bilimin politik ve kişisel amaçlı kullanımına ve akılcı gerekçelerden yola çıkarak kararlar alınmasına kadar birçok konuda olumsuz etkilere sebep oluyor.” diyen Leshner, “Durum şimdiden çok ciddileşti. Gerilim, şimdiye kadar olduğundan çok daha büyük.” diye ekledi.

ABİD’deki başkanlık görevinden önce Leshner, ABD Madde Bağımlılığı Enstitüsü’nde müdür olarak görev yapmıştı. 2004  yılında George W. Bush tarafından Ulusal Bilim Kurulu’na seçilmiş ve 2011 yılında Barack Obama tarafından yeniden atanmıştı. Leshner bu yıl emekli olacak ve yerini bir fizikçi olan eski Kongre üyesi Rush Holt alacak.

Leshner, bilim konusundaki bu huzursuz edici durumdan ötürü halkı suçlamak yerine ana akım bilim insanları ile daha geniş olan nüfus arasındaki düşünceyi birbirinden uzaklaştıran üç faktöre işaret ediyor. Bunlardan ilki; kök hücreler, genetik, evrim ve evrenin kökenine kadar çeşitlilik gösteren bilimsel gelişmelerin, insanların dini inançlarına, ortak sezgilerine ve temel değerlerine daha fazla girmesi. İkincisi, bilimin çok hızlı ilerlemesi ve insanların bu hızlı ilerleyişe ayak uyduramaması durumu. Üçüncüsü ise bilimsel suistimal vakaları ve araştırma sonuçlarının yeniden üretimiyle ilgili problemlere daha fazla kamusallık sağlanması ve bunların bir arada kamuoyunun bilime olan güvenini baltalaması.

Leshner’e göre birleşik etki, bilimsel bulgular ve etkilerine yönelik daha büyük bir kamusal gerginliktir. Leshner bu konu hakkında “Bu süreçteki güven eksikliği, bilimi kendi amaçlarını teşvik etmek için bozan kişilerin ekmeğine yağ sürer.’’ dedi.

Birçok bilim karşıtı grubun genellikle medya organlarında istekli bir platform bulduğunu söyleyen Leshner, “Bu gerçekleştiğinde bilim, inkarcılar için kolay bir hedef olur. Konu ister GDO’lar, iklim değişikliği ve evrim hakkında, ister herhangi bir konu hakkında olsun, bu onları besliyor.’’ dedi ve “İnsanlar, özellikle son on yıldır, bilimsel bilgiyi hafife alıyor. Ünlü köşe yazarları, açıkçası beni korkutan bir anlayış eksikliği gösteren saçma sütunlar yazıyor.” diye ekledi.

Ocak ayında Washington DC’deki ABİD ve Pew Araştırma Merkezi tarafından yapılan bir ankette, ABD halkının % 55’inin insanoğlunun Dünya’daki yaşamları boyunca ya evrim geçirmediklerine ya da yalnızca üstün bir varlığın idaresiyle değiştiklerine inandığı görüldü. Yine aynı ankette, yarıdan daha fazlası ise -% 57’lik bir kesim- GDO’lu gıdaların yemek için güvenli olmadığını düşündüğünü belirtti. Nüfusun sadece yarısı Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli’nin görüşüne katılıp iklim değişikliğinin büyük oranda fosil yakıtların yakılması gibi insan faaliyetleri tarafından meydana geldiği görüşünde.

Geçen yıl, İngiltere’nin en kıdemli bilim adamı olan Sir Paul Nurse, siyasetçilere ve bilimsel kanıtları kendi gündemlerini desteklemek için çarpıtan diğer etkili isimler üzerine sert bir saldırı başlattı. Kraliyet Cemiyeti Başkanı Nurse, bu suçluların medya tarafından, yaptıklarından dolayı medyaya çıkarılıp ve mümkün olan en sert şekilde topa tutulmaları gerektiğini söyledi ve “Suçları birden fazla olanlar ezilmeli ve yerin dibine gömülmeli.’’ diye ekledi. Gözüne kestirdiği kişiler, politikacılardan ve sivil toplum kuruluşlarından, dini liderlere ve hayır kurumlarına kadar uzanıyordu.

Seferberlik denebilecek bir çağrıyla Leshner, modern araştırma etrafındaki tartışmaların ve topluma olan etkilerinin yanlış anlaşılmaması için bilim insanlarını çalışmalarını kamuoyuna açıklamaya öncelik vermeye çağırdı.

Leshner konu ile ilgili “Kamunun güvenini veya bilime olan güveni azaltan herhangi bir şey, bilimin işini yapmasına engel olur, ve bu iş insanoğlunun iyileştirilmesidir. En nihayetinde, tüm bunların amacı da bu.” dedi.

Bu yazı ilk olarak Çeviri Gazetesi’nin Yabancılaşma başlıklı 15. sayısında yayımlanmıştır.

 

Yazar: Ian Sample

Çeviren: İlker Aydın, Saffet Yalçın

Kaynak: https://www.theguardian.com/science/2015/feb/12/public-alienation-undermines-scientific-efforts-to-improve-human-lives

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları