Kanser ve Diyabet Riskini Azaltmada Kahvenin Rolü Olabilir

Kahvenin sağlığımızı iyi etkileri olabileceğini ve Tip 2 Diyabet yanında bazı kanser türlerine yakalanma riskine karşı savaştığını gösteren kanıtlar giderek çoğalıyor. Bu tedavi sihirli değil, Doktor Karl Kruszelnicki de tedaviyle ilgili kanıtları inceliyor ve “Geçen sefer kahve ya da kahvenin birçok iyi etkisi olduğunu gösteren çok gözlemsel çalışma olduğu hakkında konuştum. Bir istatistik deryasına düştükten sonra, kahvenin ortalama ömrü nasıl arttırıyor olabileceğinden bahsettim. Öyle görünüyor ki, kafeinin yanında kahvenin içindeki diğer doğal maddeler de bazı hastalık durumlarında yarar sağlayabilir.’’yorumunda bulunuyor.

 Karaciğer kanserinde kahveol ve kafestol adında iki maddenin direkt kanserden koruma ve enfeksiyon giderme etkileri var. Bu kimyasallar; vücudu, içinde aflatoksin ve diğer kanserojen maddeleri bulunduran toksinlerden koruyan karaciğer içi biyokimyasal yolları düzenliyor gibi görünüyorlar.

Evet, doğru düşündünüz. Kahve tüketicilerinin Tip 2 Diyabet hastalığına yakalanma riski daha az. Bu bilgi 1 milyon yetişkin bireyi içinde barındıran, 28 farklı araştırmanın oluşturduğu bir meta analizinden geliyor. Bu analize göre; günde iki veya üç bardak fazladan kahve içenlerin, nadiren kahve içenlere göre Tip 2 Diyabet geliştirme olasılığı %21 daha az. Dahası, eğer günde altı bardak veya daha fazla içerlerse risk daha da düşüyor. Bulunanlara bakılırsa kafeinli kahve kadar olmasa da, kafeinsiz kahve de koruyucu etkiye sahip. Etki kafeinli kahvenin etkisinden üçte bir daha az. Bu özelliği iki aktif maddenin sürdürdüğü düşünülüyor: Klorojenik ve kafeik asit.

Amerika’da prostat kanseri en sık teşhis edilen kanser türü ve kanserden kaynaklanan ölümlerin baştan ikinci sorumlusu. Kahve ve prostat kanseri arasında ise aktif bir bağlantı var. 530 bin erkeği ve 13 diğer araştırmayı gözlemlemiş bir meta analizinde, günlük içilene ek olarak içilen her iki bardak kahvede prostat kanseri riskinin %2,5 düştüğü gözlemlendi. Sonuç olarak kahveyi en çok tüketenler sınırlı tüketenlere göre %10 daha az kanser riski taşıyor. Diğer meta analizleri de benzer sonuçlar ortaya koyuyor. Aynı sonuçlar kafeinsiz kahve tüketiminde de de gözlemlendiğinden, hastalıktaki iyileşmeler kafeine bağlı değil.

Görünene göre, en azından farelerde,kahve cilt kanserini de azaltabiliyor. Kahve, eğer vücutta bırakılırsa cilt kanseri hücresine dönüşecek bozuk hücreleri öldürmeye yardımcı oluyor. Bu araştırmanın insan deneklerle devamı gerekli. Bu yüzden ben koruyucu kıyafetler, güneş kremi, büyük bir şapka ve güneş gözlüğü kullanmaya devam edeceğim.

Diğer bir araştırma kahve içerek ağız kanseri tehlikesinin azaltılabileceğini gösterdi. Kafeinin oluşturmayı başardığı kalkanı ise ne kafeinsiz kahve ne de çay oluşturabildi. Bu bulgu 1982’de başlayan, 968.432 erkek ve kadın içeren bir topluluk araştırması olan ll. Kanser Önleme Araştırmasında ortaya çıktı. Eğer günde dört bardaktan fazla kafeinli kahve içerlerse, genel olarak %49 daha az ağız ve gırtlak kanseri riski taşıyorlar.Kahvenin kalp yetmezliğiyle garip bir j eğrisi ilişkisi var gibi görünüyor.

En koruyucu olan ise günde 4 bardak tüketmek, böylece 11 kişi riski azalttı. Daha fazla ya da daha az alınma durumlarında ise risk artıyor. Tekrardan, bu özel tasarlanmış bir araştırma değil. Tam tersine,  bu deney 1966 ila 2011 yılları arasını kapsayan ve 6522’si kalp yetmezliğine sahip 140.220 kişinin gözlemlendiği beş diğer deneyin meta analizi.1.270.000 katılımcıya sahip 36 araştırmayı birleştiren bir başka meta analizi de günde 3 ila 5 bardak arası kahve içenlerin kardiovasküler hastalık riskinin en az olduğunu gösteriyor.

Kötü tarafı, kafein kısa dönemde kan basıncını ve bir diğer kalp hastalığı risk faktörü olan plazma homosisteini arttırabilir. Üzücü haberlere gelecek olursak, yüz bin yetişkin ile yapılan meta analizleri, çok kahve tüketen kişilerin, akciğer kanserine yakalanma risklerinin %27 daha fazla olduğunu keşfetti. Buna karşın, bu analizlerin içinde kafeinsiz kahvenin etkilerini inceleyen ve tam tersi sonuçlar veren iki araştırma da var. Bu araştırmalarda kafeinsiz kahve içen kişilerde %34 daha az akciğer kanseri riski olduğu ortaya konulmuş. Birçok farklı durumda, kafeinsiz kahve iyi olan seçenek gibi gözüküyor.

Diğer bir açıdan, bütün araştırmalar, farklı kalitelerdeki küçük araştırmaların oluşturduğu meta analizleri. Yani bu araştırmalar çoğunlukla büyük bir grubu on yıllar boyu neler olacağını takip etme amacıyla dizayn edilmiş analizler. Bize asıl gereken ise kahvenin etkilerini keşfetmek amacıyla doğru biçimde kurulmuş rastgele kontrollü deneyler.

Çevirmen: Meltem Adar

Kaynak: https://copychristianlouboutin.com/coffee-can-play-role-cancer-diabetes

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları