Kitaplarla İlgili En İyi Kitaplar: Üçüncü Bölüm

Eleştirel Bakıştan Kişisel Bakışa Okumanın Yansımaları

Kitaplarla ilgili kitaplar, sadece konunun ilgilileri için üretilmiş görünebilir ama aslında önemli bir tür. Yazarlarımız bize sadece diğer yazarların şu ya da bu başarıyı nasıl elde ettiklerini söylemez, ayrıca odaklanışları ve dikkatleriyle bu yazarları etkileyen yazarları ve başka şeyleri de edebi dünyada gezinirken bize gösterirler. Yani seçimlerinin bir önemi var.

Bazen sadece bir yazarı methetmek, yüceltmek, övmek isterler ve bu anlarda gözle görülür bir muğlaklık ortaya çıkar: Bir eleştirmen sadece “Bu yazarı SEVİYORUM!” diyebilir ama genellikle daha fazlasını, kendimize katacağımız bir şeyler söylemeleri daha iyidir. Başka bir zamanda ise unutulmuş yazarları ya da geçmişteki akımları (geçmişin pek kabul görmemiş otoritelerini) kutlamak için fark edilmemiş bir şeylerin varlığına geriye dönük bir incelemeyle önem atfedebilirler. Ya da anlatımları aracılığıyla kitaplar, yazarlar, bir bütün olarak edebiyat ile bağ kurmayı umarlar.

Hangisi olursa olsun, ki bazen üçü de olabilir, kitaplarla ilgili aşağıdaki kitaplar herhangi bir kitap severin okunacaklar listesine müthiş bir katkı olacaktır.

Pamela Paul, My Life with Bob: Flawed Heroine Keeps Book of Books, Plot Ensues

New York Times Book Review’un editörü olduğu için Pamela Paul’un kitaplarla haşır neşir olması şaşırtıcı değil –hatta çoğunlukla yanında okuduğu kitapları listelediği bir defter taşıması en ufak bir şaşkınlığa bile sebep olmaz. Bu defter onun book of books’udur (kitaplar kitabı, kısaca Bob), ve My Life with Bob onun okumak ve açıklamakla kurduğu, listelemeye devam ettiği yaşam boyu ilişkiyi sergiler. Bitirilmiş kitaplar listesi oluşturan birisi olarak, Paul’un anı kitabını (ya da Joyce Carol Oates’un deyişiyle “kitap anısı”) eğlenceli, sürükleyici ve  -gene şaşırtıcı olmayan bir şekilde fazlasıyla çözümleyici ve kavrayışı güçlü buluyorum. Paul’un kitabı sadece okuduklarıyla ilgili ya da hoşlandığı/hoşlanmadığı kitaplarla ilgili değil, ayrıca edebi eleştiriye kişisel bir yaklaşım niteliğinde.

Jill Bialosky, Poetry Will Save Your Life: A Memoir

Poetry Will Save Your Life’ta Bialosky, tıpkı Paul gibi, edebiyatı hayatında yaşadığı olayları incelemek için kullanıyor; bunun haricinde beğeni toplayan bir şair olan Bialosky, acılarını ve sevinçlerini anlamlı hale getirmek için şiire odaklanıyor. Kitap, bir insanın hayatında şiirin oynadığı role hoş bir övgü; ayrıca müthiş bir şiir seçkisi çünkü tartışılan şiirler bütünüyle mevcut. Kız kardeşi intihar ettiğinde (önceki anı kitabında da –History of a Suicide– geçer), Bialosky yüzünü Auden’in “Musée des Beaux Arts” şiirine döner, ilk çocuğunu kaybettiğinde Eavan Boland ve Sylvia Plath onu teselli eder ve geçmişte onun evinde birlikte tekila içtiği bir çocukluk arkadaşının kendini öldürdüğünü öğrendiğinde teselliyi Gwendolyn Brooks’un “We Real Cool” şiirinde bulur…

Angela Jackson, A Surprised Queenhood in the New Black Sun: The Life & Legacy of Gwendolyn Brooks

…Pulitzer Ödülü’nü kazanan ilk siyah şair ve yirminci yüzyılın en iyi edebi eserlerinin bir kısmını yazan Gwendolyn Brook’tan laf açılmışken, çığır açan Chicagolunun yeni bir biyografisinin olduğunu söyleyelim. A Surprised Queenhood in the New Black Sun şiir tarihinde, ayrıca dünya tarihinde yer almış çok önemli bir figür için çok uygun saygı dolu bir övgüdür.

Tom McCarthy, Typewriters, Bombs, Jellyfish: Essays

Yirmi birinci yüzyılın müthiş romanlarından birinin, Kalan, yazarı Tom McCarthy çağdaş edebiyatın en ilginç (ve kesinlikle ciddi) deneycilerinden biridir. İlk deneme derlemesi olan Typwriters, Bombs, Jellyfish Joyce, Kafka, Jean-Phillippe Toussaint, Gerhard Richter, David Lynch, Kathy Acker ve Tristram Shandy gibilerinin üzerine yazılmış parçalarla en az kurgu eserleri kadar cesur ve iddialı.

Michele K. Troy, Strange Bird: The Albatross Press and the Third Reich

Nazi Almanyası’nın yetkilileri için Albatross Press çözülemeyen bir gizem olarak kalmıştı. Michele K. Troy’un anlatımına göre Strange Bird “Paris’in kalbinde” geçiyor ve “İngiliz ve Yahudi bağlara sahip. “İngilizce kitap satan ve on yılın iyi bölümünde Reich’ı döviz getirmesi yoluyla atlatan bir Alman şirketinin derinlerine inmek” ile ilgili. Bunu nasıl yaptılar? Nazi işgali altındaki Fransa’nın kalbinde bir yayıncı böyle vahşi bir gücün altını “kontrolleri altında” nasıl oydu? Michele K. Troy’un mükemmel akademik araştırması müthiş bir iş ve bedeli ne olursa olsun zulme karşı savaşanlar için atılan bir zafer nidası.

Louise Glück, American Originality: Essays on Poetry  

Louise Glück şiirleriyle pek çok ödül kazandı (Pulitzer, Amerikan ulusal kitap ödülü olan National Book Award, the National Book Critics Circle Award, Wallace Stevens Ödülü, vs.) dolayısıyla kendi türünde (ve ikinci deneme derlemesinde) dikkatli bir gözlemci olması gayet normal gözüküyor. American Originality sadece bunu kanıtlar. “Ersatz Thought” ve “American Narcissism” gibi konuları içeren ve çeşitli ilk derlemeler için yazdığı (ek olarak da yetenekli yeni şairleri okuyucuya tanıttığı) on müthiş sonsöz ile birlikte American Originality kitabı daha iyi adlandırılamazdı.

Ben Blatt, Nabokov’s Favorite Word is Mauve

Blatt’ın, Hemingway’in sıfatlarla ilgili kendi kurallarını uygulayıp uygulamadığını; Amerikan ve İngiliz İngilizceleri arasındaki gerçek farkları ve aşırı ünlem işareti kullanımına karşı çok eskiden gelen uyarıları keşfetmek için klasik, çağdaş ve popüler yazın üzerine istatistikleri kullandığı (Blatt’ın yöntemini devasa bir kelime bulma aracı olarak düşünün) çok eğlenceli bir kitap.

Graydon Carter, Vanity Fair’s Writers on Writers  

Marianne Moore üzerine yazan Elizabeth Bishop! Willa Cather üzerine yazan Truman Capote! Toni Morrison üzerine yazan John Leonard! Judy Blume üzerine yazan Meg Wolitzer! Sonny Mehta üzerine yazan Dave Eggers! Dorothy Parker üzerine yazan Christopher Hitchens! Naguib Mahfouz üzerine yazan Christopher Dickey! James Baldwin üzerine yazan Jacqueline Woodson! Aşırı ünlem kullanımı ?!

Joachim Kalka, Gaslight: Lantern Slides from the Nineteenth Century, tr. Isabel Fargo Cole

Alman eleştirmen Joachim Kalka neden özellikle 19.yüzyıl üzerine odaklanan denemeler yazmaya karar verdi? Kendi cevabı: “Bir kişi, geçmiş tarihin bu kadar küçük bir bölümüyle yakın ilişki kurar.” ve “Yakından incelenen herhangi bir yüzyıl, ortak bir zemin inşa etmeyi engelleyecek fenomenlerin şaşırtıcı zenginliğini sergiler.” Kalka’nın yazıları 19.yüzyılı katı bir çerçeve içinde tanımlamaz (keza böyle bir uğraşı da yok) ama başka tekniklerle birlikte bu dönemde üretilmiş edebiyat ve sanata seçmeci bir tavırla atıfta bulunarak döneme ışık tutar. Gaslight’ın konusu tutucu olma riskini taşıyor fakat Kalka’nın nefes kesen denemeleri bunun çok uzağında.

Peter Orner, Am I Alone Here? : Notes on Living to Read and Reading to Live

Hayır, Peter! Burada yalnız değilsin. Eudora Welty, William Trevor, Angela Carter, Lyonel Trouillot, Heinrich Böll, Jean Claude Van Damme ve babasının ölümü ve başka şeyler üzerine düşüncelerini okurken senin yanındayım. Hayır Peter, yalnız değilsin. Çünkü bu tip derlemeleri (büyük, dağınık, neredeyse her şey hakkında) seviyorum ve yalnız değilsin çünkü sen hayatın ve edebiyatın eğlenceli, zeki ve dikkatli bir gözlemcisisin.

Yazar: Jonathan Russell Clark

Çevirmen: Oray Girgin

Kaynak: http://lithub.com/the-best-books-about-books-part-3/