Kıyamet Arketipi: Nuh, Vahiy ve Batman Başlıyor

Her kültürün insanlığın günlerinin sayılı olduğuna dair bir çeşit inancı vardır. Bu düşünce kavramı kıyamet arketipi olarak bilinir. Jung, bu kavramın sadece İncil ile sınırlı olmadığını kabul eder; hatta, bunların çeşitleri diğer edebi eserlerde de bulunur. Belirleyiciler kültürden kültüre değişse de kıyamet arketipinin ortak bileşenleri vardır: (1) gelecek kehaneti, (2) yargı, (3) yıkım/cezalandırma ve (4) yenilenme (Edinger, 3).  Hollywood endüstrisi özellikle kıyamet arketipi temalar kullanarak milyon dolarlar kazanmıştır. Bu temalar ölümcül virüs enfeksiyonlarından nükleer savaşlara, sibernetik isyana, ekolojik yıkıma ve tipik ilahi yargı kurgusuna kadar uzanır. Armagedon gibi bazı filmler yıkıcı meteor yağmuru yoluyla dünyanın sonunu açıkça tasvir eder. Diğer filmler daha inceliklidir. Örneğin, Christopher Nolan’ın ‘Batman Başlıyor’ filmi aynı kıyamet arketipini dolaylı bir yolla takip eder. Bu filmin arketipin unsurlarını nasıl yerine getirdiğini anlamak için, bir vahiy analizi yapılmalıdır.

Vahiy Kitabı kıyamet arketipinin özüdür. Kökeni Yunanca apokalupto kelimesi olan kıyametin kelime anlamı ‘açığa çıkarmak’tır (Oxford sözlük). Açığa çıkarılan nedir? Gelecek hakkındaki gerçek. İncil’in son kitabı ‘büyük fahişe’nin ‘perişan ve çıplak’ kalacağını öngörür (Vahiy 17.1,16). Harper Collins İncil Çalışması editörlerine göre ‘büyük fahişe’ Roma’yı temsil eder (Vahiy,17.1). Fahişe metaforunu kullanarak, Roma imansız bir şehir olarak tasvir edilir. Şehrin şiddet içeren eğlenceye, ekonomik sömürüye ve Hristiyan idamlarına dahil oluşu kehanet edilen yıkımının köküdür. ‘Issız’ kelimesi Roma’nın müstakbel halini ifade eden kasvetli boşluğu tanımlamak için kullanılır. Roma korunmasız ve savunmasız bırakılacaktır. Vahiy Kitabı’nda ortaya konulan korkunç kehanet arketiptik kehanetin bir unsurudur.

Yargılama daha sonra meydana gelir. ”Boynu vurulanların ruhları” hayata ”Tanrı ve İsa’nın rahipleri olarak” döndürülecektir (Kehanet 20.4-6).  Bu ruhlar Roma İmparatorluğu yerine İsa’ya hizmet etmeyi seçen Hristiyan şehitlerdir. Bu insanlara verilen rahiplik pozisyonu onların Tanrı’nın yasasıyla uyum içinde olmaları gerektiği anlamına gelir. Aksi halde, Tanrı ile özdeşleştirilemezler. Hristiyan şehitlerin yanı sıra, ölüler de yargılanır. ”Büyük beyaz bir taht” ile simgelenen Tanrı, ölüleri ”yaptıklarına göre” yargılar (Vahiy 20.11-15). Beyaz renk, Tanrı’nın adaletinin saf ve kusursuz olduğu anlamına gelir. Dahası, ölüler iki kitaba ayrılır: biri kötüler ve diğeri iyiler için (Vahiy 20.12). Herkes hatalarından sorumlu tutulur. Böylece, Vahiy, önemli bir kıyamet unsuru olarak yargılama fikrini oluşturur.

İnsanlık yargılandığında, yıkım ve cezalandırma gelir. Vahiy ”canavarın ateş nehrine diri diri atıldığını” belirtir (19.20). Roma yok edilmiştir. Bu ”ateş nehri” sonsuz cezalandırılmayı temsil eder, bir ceza verme yeri (Vahiy 19.20). İnsanlar aynı durumlardan acı çeken Canavar ile özdeşleştirilir; onlar ”at binicisinin kılıcıyla öldürülürler” (Vahiy 19.21) İsa ve bu at binicisinin sembolize edilişi onun tarafından ölüme mahkûm edilenlerin telafi umudunun olmadığını belirtir. Canavar ile bağlantısı olamayan fakat kötü olanlar bile sefil bir kader elde ederler. Günahkârlar ”ateş nehrine atılır” (Vahiy 11.15). Onları mümkün herhangi bir diriliş beklemez. Vahiyde görüldüğü gibi, yıkım en yaygın temadır.

Kıyamet arketipinin son anahtarı, Vahiy’de gösterildiği gibi, yenilenmedir. 21.1 bölümü ”yeni bir cennet ve dünyanın” gelişini, Âdem ve Yaratılış’taki Havva tarafından kaybedilen Cennet’e dönüşü anlatır. İncil’e göre, Tanrı’nın hizmetkârları kayıp cennetlerini bulmak için nafile bir mücadele verirler. Vahiy bu vizyonu sunar. Yeni Dünya’da, ”artık ölüm yok, yas ve ağlamak ve acı” sona erdi (Vahiy 21.4). Bu geçmişteki sefalet diyarından uzak bir haykırış. İnsanlar artık acı çekmeyecek. Yeni bir çağ sözü insanların bir gün işlerin daha iyi olacağına dair umudunu uyandırır. Vahyin yazıları doğada gizli olsa da, yenilenme sözü okuyucuyu rahatlatır. 

İncilin diğer bölümleri arketipik kıyameti tekrar eder. Yaratılış 6-9’da bahsedilen Nuh’un hikâyesi kıyamet özelliği sergileyen ilk İncil açıklamalarından biridir. Nuh’un zamanındaki şeytan statükodan kurtulmak için  Tanrı’yı bir plan yapmaya yönlendirir. Ancak Tanrı tüm insanlığın kötü olmadığının farkına varır. Nuh ve ailesi istisnadır. Bu nedenle Tanrı dünyanın geleceğini ona ”dünyadan yarattığım insanları sileceğim… Onları yaratmış olmaktan üzgün olduğum için” diyerek vahiy eder (Yaratılış 6.7-8). Bu ayetin son kısmı Tanrıyı herhangi bir insan gibi duygular yaşayabiliyor gibi gösterir. Mekanik bir varlık olsaydı, Nuh’un iyiliği için daha az endişelenirdi.  Tanrı’nın gelecek hakkındaki vahyi kötü olmayanlar için kurtuluşun mümkün olduğunu belirtir. 

Kimin yaşayacağını belirlemek için, Tanrı insanların doğasını sınar. Bu yargılamanın temeli nedir? Yaratılış 6:9, doğrunun niteliğinin hayatta kalışın belirleyicisi olduğunu belirtir. Tüm bunlardan sonra, Tanrı’nın onu bir gemi yapmaya ve böylece yok olmaktan kurtulmaya yönlendirmesi Nuh’un bu niteliğidir (Yaratılış 7.1). Nuh’un erdemli yapısı ”Nuh Tanrı ile yürüyor” dizesinde örneklendirilmiştir (Yaratılış 6.9). Bu benzetme Nuh’u Tanrı ile eşit yere koyuyor. Mükemmel olmamasına karşın, Nuh Tanrı’nın suçsuz doğasını cisimleştiriyor. Nuh’u ve ailesini tek iyi olanlar olarak varsayışıyla, insanlığın geri kalanı ölüme mahkûm edilir. Böylece Tanrı’nın yargısı kimin yaşayıp kimin yok olacağını kararlaştırmayı içerir. 

Tanrı’nın yok ediş şekli büyük bir seldir. Bu selin büyüklüğü o kadar fazladır ki ”cennetin altındaki tüm dağlar suyla kaplanır” (Yaratılış 7.19). Dünyayı kaplayan su fikri kötülükten arınışı sembolize eder. Bu, sanki Tanrı aşağı ulaşıp dünyanın kötülüklerini yıkamış gibidir. Dahası, Tanrı’nın selinin yıkıcı doğası güçlüdür. ”Burun deliklerinde yaşamın nefesi olan tüm kuru topraklardaki her şeyin” ölümünü sağlar (Yaratılış 7.22). Hayatın ciğerlere havayı soluyarak kişileştirilişi insanlığın Tanrı’ya olan bağımlılığını vurgular. İnsanları tıpkı kolayca yarattığı gibi kolayca yok edebilir. Tanrı’nın cezası insanlara onlardan üstünlüğünü hatırlatır. 

Nuh ve ailesi için her şey kayıp değildir. Tanrı sadakatlerini onları şeytandan kurtulmuş yeni bir dünyaya ulaştırarak ödüllendirir. Yaratılış’ın 8. bölümü dünyanın yenilenişini anlatır. Sular alçalınca, Tanrı Nuh’a ”hareket eden her canlının” ona ait olduğunu söyler (Yaratılış 9.3). Bu yeni gerçeklik acı çekmekten bağımsızken (vahiy durumundaki gibi), bir zamanlar dünyaya bela olan kötülükten bağımsızdır. Nuh’un hikâyesi arketipik kıyametin farklı bileşenlerinde varyasyonlar olduğunu gösterir. 

Kıyamet temaları yayınlayarak Hollywood endüstrisi büyük bir kâr elde etmiştir. Christopher Nolan’ın filmi /Batman Başlıyor/ gibi. Bu film Bruce Wayne’in Batman’e dönüşümünü ortaya koyar. Gotham’ın adalet sistemi yüzünden hayal kırıklığına uğrayan Batman, huzuru sağlamayı amaçlayan yasadışı bir topluluğun parçası olmak için yükselişe geçer. Başta şehrin suçlularını öldürmeyi istese de, bunun kendisini onlardan daha iyi yapmayacağını öğrenir. Fakat herkes onunla aynı bakış açısını paylaşmamaktadır. Gölgeler Ligi lideri Ra’s Al Ghul insanlık için hiçbir umut kalmadığına inanmaktadır. Gotham’ın geleceğini yukarıdaki ”yarın halk korkuyla en büyük şehrin kendi kendini yok edişini izleyecek” sahnesinde açığa çıkarır (Batman Başlıyor, Nolan). Ra’sAl Ghul’ın gelecek öngörüsü Gotham halkının zehirli bir gazla birbirleriyle karşı karşıya geleceğidir. Bu gaz korkuya neden olarak insanların şiddete meyilli davranmasına yol açan bir uyarıcı olarak hareket eder. Batman’e söylediği ”suç, umutsuzluk… Bu, insanların yaşaması gereken şekil değil,” Tanrı’nın insanlığın kötülüğünü gördüğü andaki acısının yankısıdır (Batman Başlıyor, Nolan). Bir toplumun geleceği hakkındaki öngörü filmde tıpkı Vahiy ve Nuh’un hikâyesindeki gibi sergilenir. 

Gölgeler Ligi lideri olarak Ra’s Al Ghul kimin yaşayacağına karar verir. Grubunun ”insan yozlaşmasına karşı bir kontrol” olduğu iddiası bu tür karaktere sahip herkesin öldürüleceğini gösterir. Gözünde iki tür insan vardır: uyumu sağlayanlar ve kişisel kazanç için sahtekârca davrananlar. Al Ghul ve Batman Gotham’ın geleceğini göze göz olarak görmeseler de Al Ghul onu öldürmez. Batman hakkındaki ölüm yargısı onu yanmış evinde ”ölüme terk etmek” olur (Batman Başlıyor, Nolan). Diğer bir deyişle, Bruce için ölmek ve hayatta kalmayı başarmak için yarı yarıya şans vardır. Al Ghul’ın yargı ölçütü Tanrı’nınkinden farklılık gösterir. İncil’de iyiliği temsil eden bir fikir bulunur. Ancak filmde hiç kimse Al Ghul’ın yüksek ahlak standartlarına erişir gibi görünmüyor. Yalnızca onun organizasyonunun bir parçası olanlar yargılanmaktan kurtulabiliyor.

Gotham şehrinin yıkımı suçlular sokaklara salıverilince başlıyor. Yüzlerce insan kötücül amaçlardan kurtulmak için kaçıyor. Zehirli gaz havaya karışır karışmaz hem suçlular hem de halk sanrı görmeye başlıyor. Saldırganlık ve yırtıcılık belirtileri film boyunca sürüyor. Vahiy Kitabı’nın ve Nuh’un hikâyesinin aksine, Gotham’ın yıkımı duraksamak suretiyle getiriliyor. Batman, şehrin yardımına geliyor. Bir halkın yok edilişinin uyum haline dönüşün çözümü olduğuna inanmıyor. Batman Ra’s Al Ghul’a karşı geliyor; diğer yandan, Nuh Tanrı’nın sözüne uyuyor. Gotham’ın engellenen yıkımı bu arketipik kıyametin farklı şekillerde ele alındığını gösterir.

Batman Başlıyor’daki kıyamet yenilenmenin olmayışı yönünden farklılık gösterir. Evet, Gotham kurtarılmıştır fakat barış ulaşılmaktan oldukça uzaktadır. Batman’in yapabileceği tek şey şiddet seviyesini aşağıda tutmaktır. Yeni bir baş düşman yükseldiğinde Batman onu engeller. Bu suçun en az seviyede olduğu bir periyodla devam eder fakat aynı zamanda yeni bir kötücül kişi doğar. Kusursuz bir dünya fikri ulaşılmaz gibi görünmektedir. Birçok apokaliptik Hollywood filminin yeni bir dünyanın doğuşunu ele almaması kayda değerdir. İnsanın acı çekişi azaltılmıştır fakat yok edilmemiştir. Bu sanki mükemmellik kavramının, Vahiy’de tarif edildiği gibi, insanlık için akıl almaz olduğu şeklindedir. Fakat filmlerin umudu sergileyiş şekli insanların bir gün hayatın daha iyi olacağına dair doğuştan gelen arzularını gösterir. Eninde sonunda, yenilenme bireylerin istekte bulundukları idealdir.

 

Çevirmen: Meryem Taşoğlu

Kaynak: http://thebibleasliterature.tumblr.com/post/88526378871/the-archetype-of-the-apocalypse-noah-revelation

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları