Klasik Bir Roman İçin Çalma Listesi: Lolita

Vladimir Nabokov'un harika saplantı çalışması için 10 şarkı

Virginia Woolf’un aksine,Vladimir Nabokov bir müzik sever değildi. Ünlü dize şudur: “Benim nefret ettiğim şeyler basit: aptallık, baskı, suç, zulüm, yumuşak müzik.” Ancak 1964’te yapılan bir Playboy röportajında ​​daha nüanslı, nazik bir açıklama yapıyor: “Müzik kulağım yok, için için üzüldüğüm bir eksiklik. Bir konsere katıldığımda – yaklaşık beş yılda bir gerçekleşen- dizi ve seslerin ilişkisini takip etmek adına azimle çaba gösteriyorum, ancak bunu birkaç dakikadan fazla sürdüremiyorum… Müziğin sanat biçimleri ile edebiyatın sanat biçimleri arasındaki, özellikle de yapı konularındaki birçok paralelliğin farkındayım ancak kulak ve beyin iş birliği yapmayı reddediyorsa ben ne yapabilirim ki? ”

Öte yandan, Nabokov’un şiirleri, olabildiğince, müzikal bir yapıdadır -bu onun illa bazı insanların müzikal nesir derken kastettiği gibi zarif olduğu anlamına gelmez.(bazen tabi ki zarif olsa da bunun hakim bir tema olduğunu iddia etmezdim.) daha ziyade keskin kalıp ve ritim anlayışında, ikiye katlamaya olan bağlılığı, sonik hareketliliğin egemen olduğunu söylerdim. Söz konusu kitabın başlangıcını (kuşkusuz aşırı alıntılanan) alın: “Lolita, hayatımın ışığı, menimin ateşi. Günahım, ruhum. Lo-lee-ta: Dildeki uc üç adımda damağın altına, üçüncüsünde dişlerin üzerine dokunarak. Lo. Lee. Ta “Bu müzikten anlamadığını iddia eden bir adamdan. Belki de bunu yapan Humbert Humbert’tir.

Her durumda, Nabokov öldü ve hem yazılarından hem de müziğinden hoşlanır oldum, yumuşak ya da başka türlü. Yani burada, tartışmalı, inanılmaz roman için bir çalma listesi var -belki de Nabokov’un yazarken dinlediği şeylerle dolu değil, ancak karakterlerinin sevebileceği şarkılarla ya da belki de yalnızca metinle bir ilişkiyi paylaştığı temada, ses veya projede.

“Video Games”, Lana Del Rey

Lana Del Rey’in ilk albümü Born to Die, açık Lolita referanslarıyla doludur-“Lolita” adlı bir parçası bile var – ama bu edebi isminden çok daha fazlasıdır – müziğini romana uygun hale getiriyor. Elbette ki tona uygun bir eşleşme, ayrıca Del Rey’in hem Humbert Humbert hem de Lolita olarak kasten sunduğu gerçeği var. Yani cinselleştirilmiş kız çocuğu olarak ve aynı zamanda cinsellik sağlayıcı olarak da rol alıyor; şarkıyı söyleyen, en nihayetinde her şeyi yaratan da o. Dolores Haze’den farklı olarak kaderini kendisi seçti. (Ve bu kurban / mağduriyet tutumunun Nabokov gibi iki katına çıkarılması gözümden kaçmadı.)
Born to Die albümündeki şarkıların bir çoğu bu şarkı listesinin faturasına uyardı-burada “Carmen ‘in aslında en çok Nabokovian olduğu konusunda sağlam bir argüman var- ancak” Video Games” şarkısını seçtim, çünkü hem rüya-bulutunda hem de” salıncak hissi ve şarkı sözleri-Onun en sevdiği yaz elbisemdeyim/Soyunurken beni izler/Şu vucüdu şehrin merkezine götürür/En iyisisin derim/Kocaman bir öpücük için eğilir/En sevdiği parfümü sürerim vb., şeyler okurken H.H.’nin hayal ettiği Lolita’nın şurup gibi yansıması- kesin olarak gerçek bir Lolita değil. Bu, elbette, romanın birçok temel uyumsuzluğundan biri.

“Excitable Boy”, Warren Zevon

Humbert Humbert şimdiye kadarki en güvenilmez anlatıcılardan biri olarak düşünülür, bu kısmen dehşet verici derecede ahlaka aykırı olmakla birlikte çok cazip hale gelmeyi başardığından. Baştan çıkarıcı, büyüleyici, akıllı, bilgin-komik hatta. “Her zaman sürükleyici bir nesir üslubundan dolayı bir katile güvenebilirsiniz” diyor hemen bize. Pekala onun bir tane var ve işe yarıyor. O bir sübyancı, bir çocuk hırsızı, bir katil, hepsi açık. Onun canavarlığını görüyoruz ve bir an için yaptığı şeyin niçin kabul edilebilir olduğuna dair argümanlarına inanmıyoruz. Buna rağmen, yine de bizi bir şekilde birlikte sürüklemeye devam ediyor. Belki de müzik eşdeğeri, Warren Zevon’un klasiğinde görülen bilişsel bir uyumsuzluk olup, başkalarının izin vermediği katil, takıntılı bir psikopat hakkında, “wah-oo” ların arka planda yer aldığı, iyimser, aydınlık bir sayıdır. Sadece heyecanlı bir çocuk! Hum da tabii ki protesto edeceği gibi.

“Lola,” The Kinks

Elbette. Sadece lo lo lo lolas ile doldurulmakla kalmaz (onun aralarda Lola olduğunu unutmayın) ve kolaların en çok cinselleştirilmişi ama aynı zamanda klasik yolculuk şarkısı. Zaten Lolita yol gezisi (daha doğrusu çarpıtılmış) romanından başka nedir ki? Üzücü bir yaşlı Hum’un bunu stereo üzerine koyması ve onun iltifatını anlayacağını umarak yolcu koltuğundaki zorla kayıtsız kızın bakışlarını çalıyor olmasını resmetmek kolay. Elbette Lola kendisini açık pencereden uzaklaştırmayacaktır. Onlara ulaşabileceği kendi acımasızlıklarını alacaktır.

“The more you ignore me,” Morrissey

Göz ardı edilmeden bahsetmişken, peki ya saplantının bu klasik şarkısına ne dersiniz – Merkezi bir parçayım artık/Aklının manzarasında/ Umursasan da/Umursamasan da/ Evet,kararımı verdim. Warren Zevon’un bu listede yer alan parçası gibi, hafifçe yürekten olmasa da kesinlikle tesadüfen Humbert Humbert’in yapıyor olduğu şeye rağmen tümüyle iyi niyetli olduğunu, haksız yere yalvaran aldatmacalarının bir yansıması olarak sunuluyor. Sonuçta, Lolita öncelikle takıntı ve güç ile bunların ne yaratıp ne yok edebileceği hakkında.

Death Cab for Cutie, “I will possess your heart,”

Evet, Humbert Humbert kesinlikle hala Death Cab’i dinleyecek kadar eski kafalıdır. Aslında bu şarkıyı başlatanlardan daha fazla Hummian sözü duymamış olabilirim:
“Potansiyeli görebilmeni ne kadar çok isterdim / Ben ve senin potansiyelini/Şık bir şekilde bağlı bir kitap gibi” / Ama henüz okuyamadığın bir dilde “Ve unutma” Benim ilerlemelerimi ve umutsuz ricamları reddettin / Beni bu kadar kolay bırakmana izin vermeyeceğim. . “Titriyor musun? Ben de.

“Ruby ’81,” Aesop Rock

Bu kuşkusuz oldukça farklı bir kayıttaydı fakat ben, eğer Nabokov bir rapçi olsaydı, görünüşte hem Shakespeare hem de Melville’den daha geniş bir kelime bilen Aesop Rock’a benzeyeceğine ikna oldum (bilinen diğer tüm rapçilerden ya da bu müzik listesini derleyen kişiden bahsetmiyorum bile). Bu Aesop Rock için biraz alışılmamış bir şarkıdır, ancak bir köpek (Lolita’da ana tema) içerdiğinden onu seçtim, çünkü tüylerimi ürpertir ve “tüm çılgınlığı için ona uzun süre izin ver” ve “sahip olduğu canavar önceden hareketlendi” gibi cümleler “Nabokov’un başyapıtında hiç yersiz olmazdı.

“No Pussy Blues”, Grinderman

Nick Cave’nin yan projesinin bu şarkısında konuşmacı Humbert Humbert’in kirli tarafı gibidir, Humbert Humbert, neredeyse hiç beyefendice kaymaya izin vermeyen biri, Eros’a atıf yaparak, belki de daha da korkunç bir cephe:
Onun Eliot’unu okurum, onun Yeats’ini okurum.
Uyumamak için elimden gelenin en iyisini yaptım.
Kapısında menteşeleri sabitledim
Ama o yine de hiç istemedi
Ona bir düzine kar beyaz güvercin aldım.
Onun bulaşıklarını yıkadım lastik eldivenlerle.
Ona arı dedim, ona aşk dedim.
Ama yine de istemedi.
O asla istemez
LANET OLSUN!

Belki de H.H. gerçekten böyle konuşmuş olsaydı, kafamız çok karışmazdı.

“All I need,” Radiohead

Bu yoğun parça, sıcak bir arabadaki bir hayvanın görüntüsünü karşılıksız aşk için bir metafor olarak canlandırıyor ve bence Humbert Humbert onunla özdeşleşirdi. Zihninde, terliyor, küçük, sıcak bir alana sıkışmış, yaşlı zavallı bir köpeğin sürekli solumasıyla, sinirlenmesiyle daha da sıcaklaşıyor, gergin yürüyüşüyle daha küçük, tamamen Lolita’nın insafında, kapıyı açmasını ve ona aşkını sunmasını bekliyor. O halde kaçmaktan sonunda güçten düşmek var: “Hepsi yanlış, hepsi doğru” -Hum’un aralıksız can çekişen sızlanması. Elbette hepsi saçmalık, ama işler böyle yürüyor.

“Cold,cold heart”, Tony Bennett

Bu tatlı şeyleri seven Dolores için. H.H. anlatırken safça gözlerini devirir:
Tanrı, sahip olduğumuz her yemekle gelen muhteşem müzik kutularına kaç tane nikel verdiğimi biliyor! Sammy, Jo ve Eddy ve Tony ve Peggy ve Guy ile Patty ve Rex gibi isimlere sahip insanların ona serenat yapan görünmezlerin genizden gelen seslerini duyuyorum hala
ve duygusal şarkılardan hitler duyuyorum, hepsi kulağıma, onun çeşitli şekerlemelerinin damak tadıma benzer geldiği gibi benzer geliyor.
Kolejde okuduğum Lolita’nın kopyasını kahramanca açıklayan Alfred Appel Jr, bu “görünmezleri” Sammy Kaye, Jo Staffer, Eddie Fisher, Tony Bennett, Peggy Lee, Guy Mitchell ve Patti Page olarak tanımladı. “Rex, zildir.” diye yazar. Appel, “Bir 1947-1952 gençliğinin yararını elde edemeyen” okuyucular için açıklama yapmaya devam eder. (bu kesin zamanlama biraz tartışılmış olsa da), bunu bilmek önemlidir. Bu “aşk ve romantizm duygulu şarkıları çok bayat ve gülünç derecede telaşlı dize düzenlemeleri ile desteklendi.” Yeterli, diğer bir deyişle, hem Nabokov hem de H.H. nin iştahlarını çevirmek için. İyi, diyorum.

“Names,” Cat Power

Lolita bir trajedi. Sonunda, Humbert Humbert bile bunu biliyor. Kitabın son sayfalarında aşıklarını saplantısıyla yok ettiğini itiraf ediyor;
yine de sanatın ,en azından kendisi için, bir şeyleri iyileştirme gücüne inanıyor olsa da:
Bana kanıtlanamadıkça, şu an olduğu gibi, bugün, kalbimle, sakalım ve kırıcılığımla -sonuçta, Dolores Haze adlı Kuzey Amerikalı bir kız çocuğunun bir manyak tarafından çocukluğundan mahrum bırakılması zerre kadar önemli değil, bu kanıtlanamadığı sürece(ki bu olursa,hayat bir şaka) mutsuzluğumun tedavisinde melankoli ve çok yerel ,anlaşılır sanatın yatıştırıcısı dışında hiçbir şey görmüyorum.
Ancak tabii ki, Cat Power’ın melankolik hafifletici göstergesi işaret ettiği gibi, o tek başına değil.

Yazar: Emily Temple

Çevirmen: Nermin Artuk

Kaynak: http://lithub.com/playlist-for-a-classic-novel-lolita/