Küba Tarihi: Füze Krizi | Bölüm 4: Füze Krizi, 4. Kısım

28 Ekim 1962’de ABD, NATO’daki müttefiklerine Küba’ya askeri müdahalenin yakın olduğu ile ilgili yönerge yollar. CIA, Sovyet teknisyenlerinin önceki günlerde MRBM (Orta Mesafeli Balistik Füze) mevkilerini tam işlevsel hale getirmeyi başardığını, buna karşın nükleer sığınakların çalışır durumda olmadığını (yani füzelerin hazırlanmadığını) öğrenir.

Khrushchev’den Radyo Moskova’da yayınlanan yeni bir mesaj füze krizini etkili bir şekilde bitirir. “Sovyet hükümeti, silahlar için mevkilerin kurulmasının durdurulması konusunda önceden yayınladığı talimatlara ilave olarak sizin ‘saldırgan’ bulduğunuz silahların sökülmesi, kasalara konması ve Sovyetler Birliği’ne iadesi için yeni bir talimat yayınladı.” Füzelerin sökülmesi akşam saat 5’de başlar. Havana’da bu karar hakkında kendisine önceden danışılmamış ve bilgilendirilmemiş olan Fidel Castro çok öfkelidir. Khrushchev, krizi sonlandırmamanın nükleer savaşa yol açacağını ama “Sovyet hükümetinin hiçbir durum altında uluslararası sorumluluğu olan Küba’yı savunma görevini yerine getirmeyi ihmal etmeyeceğini” açıklar. ABD’nin saldırgan tavırlarına karşı güvenliği sağlamak için Castro “beş noktalık” bir program öne sürer: askeri ve ekonomik ablukayı bitirmek, gizli ve yıkıcı olan faaliyetleri sonlandırmak, Küba’ya havadan yapılan saldırıları sonlandırmak, Küba hava sahası üzerindeki bütün uçuşları engellemek, Guantanamo deniz üssünün Küba’ya dönüşü.

Amiral George Anderson söylenenlere göre “Kandırıldık” diyerek söylenirken General Curtis LeMay ABD’nin “yine de harekete geçip pazartesi günü saldırması” gerektiğini söyler. Öğleden sonra, ABD Genelkurmay Başkanlığı*, komutanlara Sovyetler Birliği’nin füze mevkilerini sökme teklifinin “zaman kazanmak adına yapılmış samimiyetsiz bir teklif” olabileceği yönünde uyarıda bulunarak tetikte kalmaları yönünde talimat verir. Kennedy, Küba hava sahasına yapılan saldırıların durdurulması emrini verir, ancak Küba’daki bütün IL-28 uçaklarının kaldırılması üzere harekete geçer. ABD Genelkurmay Başkanlığı, Küba’ya askeri kuşatma planlarını yeni yapılan keşiflere göre günceller ve taktik nükleer silahların, Küba’nın nükleer silahları sökülmekte olduğu halde, Küba’nın işgalinde kullanılmasının gerekliliğine karar verir.

29 Ekim 1962’de Sovyet Birinci Başkan Yardımcısı Vasily V. Kuznetsov, U Thant ile olan görüşmesinde Sovyet füzelerinin sökülmekte ve Küba’dan kargolanmakta olduğunu; süreç bittiğinde Birleşmiş Milletler’den bir takımın Küba’ya bunu “yerinde” tasdik etmeleri için gönderilebileceğini açıklar. Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan teklife göre Sovyetler Birliği’nin Küba’ya olan silah desteğini durdurması durumunda Birleşmiş Milletler ’in ablukayı durdurması gerekmekte ki Sovyetler Birliği sadece silah desteğini kesmekle kalmadı, Küba’da olan nükleer füzelerini de Küba’dan çekti. Yine de Başkan Kennedy Küba’nın etrafındaki ablukanın devam etmesini, üstüne üstlük alçak irtifadan keşif uçuşları yapılmasını emreder. U Thant, ABD temsilcilerine anlaşmaya uyup ablukayı bitirmeleri gerektiğini izah eder. ABD, ablukanın ancak Küba’dan bütün füzeler çekildiği zaman bitebileceğini söyleyerek anlaşmaya uymayı reddeder. Bu sırada, ABD Genelkurmay Başkanlığı, Küba’ya saldırılması durumunda taktik nükleer silahları kullanacaklarına karar verir.

Sovyetler Birliği barış için çabalamaya devam eder; Anatoly Dobrynin, Robert Kennedy’ye Başkan Khrushchev’den, Robert Kennedy’nin daha önce Jüpiter IRBM’lerinin (Uzun Menzilli Balistik Füze) Türkiye’den çekilmesini için verdiği sözün de dahil olduğu anlaşma koşullarının açık bir şekilde belirtildiği imzasız bir mektup getirir. Robert Kennedy acele bir yanıt vermekten kaçınır, sonraki günde ise Türkiye’deki Jüpiter füzelerinin dahil olduğu her tür yazılı anlaşmayı tamamıyla reddeder.

30 Ekim 1962’de Havana’ya varışından kısa bir süre sonra U Thant ve yaverleri Fidel Castro, Küba Başkanı Osvaldo Dorticós ve Dışişleri Bakanı Raúl Roa ile görüşür. U Thant, füzelerin söküldüğüne dair, anlaşmaya göre sökülme işlemi bittikten sonra Birleşmiş Milletler’in müfettişleri tarafından yapılması gereken teyidin anlaşmanın aksine acil olarak yapılmasını ister. Teyit için yeni talepler BM (Birleşmiş Milletler) personelinin yerinde teftiş yapması, BM keşif uçakları tarafından havadan yapılacak teftişler ve Uluslararası Kızıl Haç komitesi tarafından teyit edilmesiydi. Castro, ABD ve BM’nin durumu manipüle etmeye çalıştığını söyleyerek bu talepleri reddeder.

Khruschev, ABD’nin anlaşmaya uyup Küba’nın üzerindeki askeri ve ekonomik ablukayı kaldırmasında ısrar eder ve Küba’nın istekleri doğrultusunda ABD’nin Guantanamo’daki üssünden çekilmesini ister. ABD’nin Türkiye’deki nükleer füzeleri hakkında Robert Kennedy, o gün elçi Dobrynin’e “Bana Türkiye’deki füze üslerini sormuştun. Sana 3-4 ay ile 5 ay içerisinde oradan çıkacağımızı söylemiştim. Bu hala geçerli. Sana bu konuda sözüm var ve bu yeterli. Mektubunu geri al, üzerinde tekrar düşün ve mektup yazman gerektiğini hissedersen biz de memnun kalamayacağınız bir mektup yazarız.” der. Kennedy, Sovyet elçisine ayrıca herhangi bir şeyin kamuoyunda duyulması durumunda “anlaşmanın iptal olacağını” söyler.

Yaklaşık bir yıl boyunca yapılan operasyonların sonunda, Özel Tim W’ya Küba Hükümeti’ne karşı olan terörizmini durdurması emredildi. Durma emrine rağmen, Küba’daki CIA ajanları William Harley tarafından yeni bir göreve yollandı. Küba’daki ajanlar ABD hükümeti içindeki karşı emirlerden bıkmıştı ve toplu olarak Başsavcı Robert Kennedy’e devam eden görevlerin usulüne uygun olduğunu teyit eden bir mesaj yolladı. CIA görevlerinin devam ettiğini öğrendiği için kızgın olan Kennedy Harvey’i azarlar ve CIA’nin yöneticisi olan McCone’dan operasyonlara son vermesini ister. Buna rağmen, 6’şar teröristten oluşan 10 sabotaj ekibinden 3’ü Küba’ya çoktan yollanmıştı. 8 Kasım’da, bu ekiplerden biri, bir Küba fabrikasını havaya uçurarak sabotaj görevlerini yerine getirdi.

31 Ekim 1962’de Fidel Castro, Dorticós ve Roa Küba’da kaldığı süre içinde U Thant ile ikinci bir görüşme ayarlar. Castro, ABD’nin Küba hava sahasını Küba’ya saldırı planları düzenlemek için istila etmesine daha fazla müsamaha gösterilmeyeceğini ve Küba’nın “Küba hava sahasına herhangi bir zamanda giren herhangi bir uçağın düşürüleceğini” söyler. Sonraki gün BM memurları ABD’ye, Küba ile Sovyetler Birliği arasındaki ilişkinin, Rikhye’nin kelimeleriyle “inanılmaz kötü” olduğunu bildirir. Bu algıya rağmen, Castro açıkça her ne kadar Sovyetler Birliği Küba’ya her zaman danışmasa da “bizim Sovyet Birliği’nin liderliğine olan güvenimiz her zamankinden fazla, Sovyetlerin biz gösterdiği cömertliği ve dostluğu unutmamamız gerekiyor.” dedi.

 

* Joint Chiefs of Staff, Amerika’nın Genelkurmay Başkanlığı’nın muadili olan kurumudur.

Çevirmen: Çağdaş Yardımcı

Kaynak: https://www.marxists.org/history/cuba/subject/missile-crisis/ch03.htm

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları