Kurabiye Kavanozundan Uzaklaşın!

İrademiz hakkında aşırı özgüven bizi “şeytana uymaya” itiyor.

Öğle yemeğinden sonra alışverişe çıktınız, kaçamaklar için dolaba koymalık birkaç kutu çikolata aldınız. Sonuçta aç değilsiniz, planda hiçbir sorun yok. Yine de o gece karnınız kazındığında, daha ne yaptığınızı farkında bile olmadan kendinizi dolaba koşarken, aldığınız çikolata kutularını açıp tıkınırken buluyorsunuz. Loran Nordgren ve meslektaşlarının yeni makalesine göre, bu tür durumların sıklıkla görülmesinin sebebi, tokluk durumunda; aç, yorgun veya şehvetli olduğumuzda içgüdüsel dürtülerimizin ne denli güçlü olabileceğini yeterince takdir edemememiz. Buna ”sıcak-soğuk empati farkı (bkz: cold-to-hot emphaty gap)” deniyor. Yani tokken, daha sonra ”şeytana uymayacağımız” konusunda kendimize çok güveniyoruz —  “kısıtlama yanlılığı” adı verilen bir olgu.

Araştırmacılar bunu önce zihin yorgunluğu konusunda gösterdiler. Bir grup öğrenci 2 dakikalık, kolay bir hafıza görevi tamamlarken, ikinci grup görevin daha zorlu, 20 dakikalık bir versiyonunu tamamladı. Akabinde kolay görevi tamamlayan grup zihin yorgunluğunu yenme konusunda skalada kendilerine diğer gruba oranla daha yüksek puan verdi. Dahası, aynı grup, yine zihin yorgunluğunun üzerinden kolayca gelebildiklerine inandıklarından, dönemin son haftasına kadar ödevlerine dokunmayı planlamadıklarını belirttiler.

İkinci bir araştırma, üniversite kafeteryasına giren ve çıkan öğrenciler arasında yapıldı. Öğrencilerden, kendilerine sunulan 7 atıştırmalıktan en az sevdiklerinden en çok sevdiklerine kadar sıralamaları ve yanlarında götürmeleri için aralarından bir atıştırmalığı seçmeleri istendi. Eğer atıştırmalığı 1 hafta sonra geri getirebilirlerse atıştırmalık onlarda kalacak ve $4 kazanacaklardı. Tahmin ettiğiniz üzere, kafeteryaya aç gelen öğrencilere kıyasla, kafeteryadan -tok- ayrılan öğrenciler kendilerini kontrol edebileceklerine daha fazla inanıyorlardı ve genelde ya en sevdikleri ya da en sevdikleri 2. atıştırmalığı aldılar ve o hafta içinde yediler.

Burada bitmiyor. Üçüncü bir araştırmada, araştırmacılar, sigara içen öğrencilere dürtü kontrolü üzerine sahte bir test yaparak kendilerine hakim olmaları konusundaki inançlarını etkilemeye çalıştılar. Daha sonra, öğrencilere “Kahve ve Sigara” filmini sigara içmeden izleme görevi verildi. Öğrenciler durumu kendileri için zorlaştırdıkça, daha büyük para ödülü bahşedildi. Bu durumda, sahte test sonuçları verilen, irade gücü yüksek oldukları belirtilen öğrencilerin, cazip olanı tercih etme olasılığı -sigarayı masanın üzerinde tutmak yerine ellerinde tutmak gibi- ve bu cazibeye yenilme olasılıkları daha yüksekti.

Son olarak, Nordgren’in ekibi, “kısıtlama yanlılığının”, bağımlılıkların neden nüksetmeye bu kadar yatkın olduğunu açıklayabileceği fikrini test etti. Bir sigara bırakma programı aracılığıyla en az üç haftadır sigara içmemiş 55 katılımcı bulundu. Kendilerine hakimiyette daha iddialı olanlar, yanlarında sigara içilmesi gibi durumlarda kendilerine yenik düşmemek için çok fazla çaba sarf etmeyeceklerini de söyleme eğilimindeydiler. Dört ay sonra, yine kendine hakim olma konusunda kendine fazla güvenenlerin, bağımlılığının nüksetme olasılığı daha fazlaydı. 

 Araştırmacılar, “insanların, bağımlılık yapan uyuşturucuların üstesinden gelebileceklerine inandıkları için deneyimlemeye daha yatkın olduğunu” söyledi. “Dürtü kontrolü inançlarında kalıcı değişimlerin sağlanıp saplanamayacağını test etmek gelecek araştırmalar için acil bir görev.”

Yazar: Christian Jarrett

Çevirmen: Berna İbrahimli, Gökçen Bilgin

Kaynak: https://digest.bps.org.uk/2009/12/10/step-away-from-the-cookie-jar-over-confidence-in-self-control-leads-us-to-temptation/

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları