Leyla Halid: Filistinli Savaşçı, Marksist Devrimci

“Bir davam var, kişisel davamdan daha yüce ve daha soylu bir dava ki tüm kişisel çıkarlar ve kaygılar bu davaya tabi kılınmadır.“ —Leyla Halid

 

Filistinli kadınlar, Filistin halkı ulusal kurtuluş için savaşmaya başladığından itibaren silahlı direniş dahil tüm direniş kollarında mücadeleye katılmaktadır. Bu kahraman kadınlar arasında dünyaca en bilinen isim muhtemelen Leyla Halid’dir. O, hayatını Filistin’i sömürgeci işgalden kurtarmaya ve sosyalizm için uluslararası mücadeleye adamıştır.

Filistin direniş hareketi on yıllardır sürmekte. Halid, sadece bir kadın olarak değil; aynı zamanda İsrail’in Filistin’i işgaline karşı ve İsrail’in emperyalist destekçileri olan Amerika Birleşik Devletleri’ne ve İngiltere’ye karşı açıkça konuşmaktan ve savaşmaktan hiçbir zaman çekinmemiş sınıf bilincine sahip bir örgütçü olarak önemli bir isimdir.

Ulusçuluktan sosyalizme

Halid 1944’te, o zamanlar Filistin İngiliz Mandası’na dahil olan Hayfa’da doğdu. Siyonistlerin, yerli Arap Filistinlilere karşı bir terör savaşı başlattıkları sırada genç bir kızdı. 1948’de İsrail devleti kurulduğunda Halid ve ailesi, diğer 750.000 Filistinli gibi mülteci oldular.

Halid, diğer mülksüzleştirilmiş Filistinlilerin çoğu gibi Lübnan’ın Sur şehrinde, çaresizce yoksulluk çeken bir mülteci kampında büyüdü.

Hayatının zor maddi ve sosyal koşullarından dolayı Halid, siyasi bilincini erkenden oluşturmaya başladı. 15 yaşına geldiğinde kendini tam zamanlı olarak Filistin mücadelesine adamıştı.

Halid, Arap Ulusal Hareketine katıldı ve siyasi aktivizme gömüldü. Beyrut Amerikan Üniversitesinde okudu ve orada Filistin’in kurtuluşu için militan gösteriler düzenlenmesine katkıda bulundu.

Kuruluşundan sonra Halid, Marksist Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’ne katıldı. Orada Lenin’e, Fidel Castro ve Che’ye, Ho Chi Minh’e, Kim Il Sung’a ve diğerlerine olan hayranlığını belirten coşkulu bir komünist devrimci oldu.

Halid Kuveyt’te bir FHKC (Filistin Halk Kurtuluş Cephesi) hücresi örgütledi, bölgedeki Araplar ve Filistin diasporası arasında devrimci propagandanın yayılmasına yardımcı oldu ve yorulmadan FHKC’ye maddi olarak yardımcı olmak için çeşitli işler yürüttü.

Kısa bir süre sonra Halid, FHKC’nin özel operasyonlar birimine katıldı ve askeri operasyonlara katılmak için özel bir eğitimden geçti. Bu, anayurtlarına tekrar kavuşmak için Filistin Kurtuluş Örgütündeki FKHC ve diğer Filistinli grupların sömürge-işgalci İsrail devletine karşı silahlı mücadele başlamaya karar vermesinden sonra oldu.

1969’da ve 1970’te Halid ve FHKC’deki yoldaşları, karşılığında çoğu İsrail hapishanelerinde ağır işkence gören siyasi tutsakların serbest bırakılmasını talep etmek üzere çok sayıda ticari uçak kaçırma eylemleri gerçekleştirdiler. Stratejik amaç, tutsakların özgürlüğünü kazanması iken aynı zamanda Filistin halkının içinde bulunduğu kötü duruma da uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmekti.

Askeri operasyonlar

1969’da Roma’dan Şam’a sefer yapacak bir TWA uçağının [bir havayolu şirketi-Ç.N.] kaçırılması esnasında Halid, pilotu ziyaret etmekten men edildiği memleketini görebilmek için Hayfa üzerinden uçmaya zorladı. İsrail tarafından anayurtlarından tahliye edilen hiçbir Filistinli’nin geri dönmesine izin verilmemişti.

TWA eyleminde hiçbir yolcu yaralanmamıştı. FHKC, eylemin ciddiyetini vurgulamak için boş uçağı Şam’da yerdeyken havaya uçurdu. Halid ve yoldaşı Selim İsavi, Suriye hükümeti tarafından kısa bir süreliğine hapiste tutuldular ve nihayetinde salıverildiler.

Halid sonra kimliğini gizlemek için estetik ameliyat geçirdi. Bu, onun ileride üst düzey askeri operasyonlara katılmasını sağlayacaktı.

Kimseye yakalanmadan ikinci bir uçak kaçırma eylemi üstlendi, bu sefer Amsterdam’dan gelen bir İsrailli El Al uçağı. Bu kaçırma esnasında uçakta silahlı güvenlik görevlileri olduğu için yoldaşı Patrick Arguello -Nikaragualı bir enternasyonalist- öldürüldü. Halid yakalandı ve İngiliz yetkililere teslim edildi.

Halid, Kısa süre sonra FHKC tarafından tutulan Batılı rehineler karşılığında takas edildi. FHKC uluslararası basının gözleri önünde Ürdün’deki Dawson Field’da dört boş ticari uçağı havaya uçurdu.

Halid’in en ünlü iki askeri eylemi amaçlarına ulaştı ve onu Orta Doğu’da ve diğer her yerde bir kahraman haline getirdi. Halid’in otobiyografisinde belirttiği üzere “Asgari hedefimiz, ezilenlerin kendi kaderini tayin hakkına inanan ve özsaygısı olan her özgürlükçünün zihnine ve insanlığın hafızasına Filistin ismini kazımaktı… Ezenin yüreğine saldırmaya kararlıydık.”

Halid’in uluslararası tanınırlığı sadece ulusal kurtuluş sorunlarının gündeme gelmesini sağlamadı; aynı zamanda kadınların Filistin hareketinde oynadığı kilit rolü de gündeme getirdi

Bir röportajda terörist olup olmadığı sorulduğunda Halid, şu cevabı verdi: “Bu kelimeyi ne zaman duysam ben başka bir soru soruyorum. Bölgemize terörizmi getiren kimdir? Birileri geldi ve toprağımızı ele geçirdi, bizi toprağımızı terk etmek zorunda bıraktı, kamplarda yaşamaya mahkum etti. Bence terörizm budur. Bu terörizme karşı direniş yöntemlerini kullanmak ve etkilerini durdurmanın adı ise mücadeledir.”

Mücadele devam ediyor

50 yılı aşkın süredir Halid, adanmış bir devrimci olarak kaldı. O, dünya çapında kadınlar ve erkekler tarafından takdir ediliyor.

Halid günümüzde Ürdün, Amman’da kocası ve iki oğlu ile yaşıyor. Devrimci ruhunu hâlâ kaybetmedi ve siyasi aktivizmine büyük tutkuyla devam ediyor.

Şimdi Halid sıklıkla uluslararası konferanslara konuşmacı olarak katılıyor ve her zaman Filistinli mülteciler için geri dönme hakkının merkezde olduğunu dile getirerek Filistin kurtuluş mücadelesini savunan iyi bir hatiptir.

Halid’e göre “Filistinlilerin mücadelesi birçok biçime büründü. Silahlı mücadele, intifada [işgale karşı Filistinlilerin ayaklanması anlamına gelir -Ç.N.] ve şimdi ikisi birden. Bu da ülkemizde işgal olduğu sürece çatışmanın da süreceği anlamına geliyor.”

 

Yazar: Malena Hinze

Çevirmen: Duygu Becerik

Kaynak: https://liberationschool.org/07-04-17-leila-khaled-palestinian-fighte-html/