Maria Anna Mozart da Kardeşi Gibi Müzikal Bir Dehaydı, Peki Tarihten Neden Silinip Gitti?

İnsanlar neden özellikle siyahi tarihi, queer tarihi veya kadın tarihi hakkında inceleme yaptığımızı sorduğunda; tarihi araştırma yapan çoğu kişi için bu soruyu ciddiye almak zor olabilir. Fakat işin aslı böyle sorular alternatif veya “revizyonist” tarihin varlığını göstermektedir. Tarih hakkında bize söylenmeyeni -en azından bilim insanlarının yaptığı tarzda araştırmalar yapmadıkça- bilemeyiz. Virginia Woolf’un trajik ama kurgusal Shakespeare’in kız kardeşi hikâyesi haricinde, kültürel eleştirmenler tarafından ötekileştirme ve baskı hakkında yapılan iddialar kurguya dayalı değildir. Bu iddialarda bahsedilen, gittikçe yaygın kültür tarafından göz ardı edilen veya dışarıda bırakılan bireyler en sonunda tarihten silinmişlerdir.

Hayatı hakkında Shakespeare’inkinden çok daha fazla bilgimiz olan bir başka büyük Avrupalı figürün kardeşi, bunun gibi olağan dışı bir olayda yer alıyor. Wolfgang Amadeus Mozart’ın ilk bestelerini bestelemeye başlamasından önce Nannerl lakaplı büyük kız kardeşi Maria Anna Mozart, çoktan kendi dehasını kanıtlamıştı.

İkili çocukluğunda Avrupa’yı birlikte turladı – Nannerl Londra’da kaldığı 18 ay boyunca kardeşiyle birlikteydi. “Nannerl’i öven modern incelemeler var.” diye bahsetti Sylvia Milo, “ve hatta ilk duyulan oydu”. Örneğin 1763’te yazılan bir inceleme, genç Wolfgang hakkında yazılanlardan ayırt edilemez gibi geliyor.

“En büyük bestecilerin en zor sonatlarını ve konçertolarını klavsen veya piyanoda hassaslıkla, muhteşem bir akışla ve kusursuz bir üslupla icra edebilen 11 yaşında bir kız düşünün. Bu, birçoğu için bir şaşkınlık kaynağıydı.”

18. yüzyılın klasik izleyicileri ilk başta Wolfgang’ı “wunderkinder” [Ç.N: “wunderkinder” nispeten gençken büyük başarı elde eden kişiler için kullanılan Almanca bir kelimedir.] erkek-kız kardeş ikilisinin bir parçası olarak tanıdı. Ama bu ikilinin kız kardeş tarafı zamanla unutuldu. Bir Hollywood uyarlaması olan Milos Forman’ın Amadeus filminde Nannerl işlenmemiştir bile ve dahası, akademik ve klasik dünyada şimdilerde yeni yeni ortaya çıkmaya başlamıştır. “Bir kemancı olmaya çalışarak büyüdüm” diye bahsetmiştir Sylvia Milo. “Ne müzik tarihi bilgimde, ne de repertuvarımda kadın bestekârlar vardı.”

“Örgülü saçlarımla keman öğretmenim tarafından “küçük Mozart” diye çağırılırdım ama o Wolfi’yi kastediyordu. Daha önce hiç Amadeus’un bir kız kardeşi olduğunu duymamıştım. Aile portresini görene kadar Nannerl Mozart diye birinin varlığından haberim olmamıştı.”

Üstteki portrede Nannerl ve Wolfgang, hemen yanında babaları Leopold ile klavsende oturuyor. Ön planda Nannerl, küçük oval yüzünü kaplayan devasa kabarık saçıyla duruyor. Ağabeyine saç modelinden bahsederken, tipik olarak eğlenceli bir ilişki içinde “Başımda bir dikme ile yazıyorum ve saçlarımı yakmaktan çok korkuyorum.” diye yazdı.

 

 

Nannerl’i keşfettikten sonra Milo, modern hikâyeleri ve kişisel mektupları okurken tarihi arşivleri yığdı. Bu araştırma, son dört yıldır eleştirmenlerin beğenisine sunulan bir kadın oyunu olan The Other Mozart’ı doğurdu. Milo, Guardian’daki denemesinde Nannerl’in kaderini şöyle anlatıyor:

18 yaşına geldiğinde “Salzberg’de geride kaldı”. Küçük bir kız performans gösterebilir ve turneye çıkabilir fakat bunu yapan bir kadın itibarını riske atmıştı. Babası, Wolfgang’ı Avrupa mahkemelerinin çevresindeki bir sonraki yolculuklarında almıştı. Nannerl bir daha asla geziye gitmedi. Müzik yaptığını biliyoruz. Wolfgang ona yazdığı mektubunda bir bestesine “güzel” diyerek övgüde bulundu. Ancak Nannerl’in müziğinin hiçbiri sağ kalmadı. Belki bir gün bulacağız, diyor Milo.

Aslında, Avusturalyalı bir araştırmacı, Wolfgang’ın bir zamanlar pratik için yazdığı kompozisyonlarında Nannerl’in “müzikal el yazısını” bulduğunu iddia ediyor.

 

 

Diğer bilim insanları, Mozart’ın ondan beş yıl daha kıdemli olan kız kardeşinin kesinlikle Mozart’ın eserlerinde biraz etkisinin olmuş olabileceğini düşünüyorlar. “Hiçbir müzisyen sanatını boşlukta geliştirmez.” diyor müzik sosyoloğu Stevan Jackson. “Müzisyenler, diğer müzisyenleri tıpkı resmi veya gayri resmi bir çırak olup izleyerek öğrenir.” Soru akademik bir konu olarak kalabilir ancak Nannerl’in yaşamı sadece Milo’nun oyununda değil, Mozart’s Sister başlığında yazılmış olan birçok romanda ve ayrıca René Féret’in yönettiği ve kızının başrolde oynadığı Mozart’s Sister adlı 2011 yapım filminde de popüler bir ilgi olayı haline geldi. Yukarıdaki fragman, tüm eğlencelerde olması gerektiği gibi gerçekleri bildiğimiz ya da bilmediğimiz haliyle bazı özgürlükleri kucaklayan çok duygusal bir parça drama vaat ediyor ve tıpkı Milo’nun oyunu gibi en azından birkaç yüzyıl boyunca görünmez hale getirilmiş olan ve gerçekten hayal kırıklığına uğrayan tarihsel bir figür canlandırılıyor.

Yazar: Josh Jones
Çevirmen: Eylül Metin
Kaynak: http://www.openculture.com/2017/10/maria-anna-mozart-was-a-musical-prodigy-like-her-brother-wolfgang-so-why-did-she-get-erased-from-history.html

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları