Robert Crumb Tarafından Resimlendirilen Üç Charles Bukowski Kitabı: Yeraltı Çizgi Romanları Dışarıdaki Edebiyatla Buluşuyor

Özellikle 1960 ve 1970’lerden tanıdığınız, çoğu kez hüzünlü bir gerçeği tıpkı gördüğü gibi ayrıntılı şekilde canlandıran, görünüşte kabaca yontulmuş çalışmaları büyük bir sanat gibi algılanan ve sanatçıların tembel yavanlığı olarak gördüğü şeylere karşı çıkan aleyhtarlarının çığlıklarına itiraz eden meraklıları tarafından övgü toplayan sanatçıları düşünün. Charles Bukowski şiir ve nesir alanında er ya da geç akla gelmelidir; çizgi roman alanındaysa Robert Crumb’dan önce akla kim gelebilir? Her iki adamın eserlerinin kesişmesi gayet mantıklıydı ve 1980’lerde Crumb, Bukowski’nin Bana Aşkını Ver ve There’s No Business isimli iki kısa kitabını resimlendirdiğinde bu kesişme gerçekleşti.
Brain Pickings’ten Maria Popova “Crumb’ın imzası niteliğinde olan yeraltı çizgi roman estetiği ve Bukowski’nin çağdaş kültüre ve insan durumuna -seks, alkol, işin tatsızlığı- yaptığı tanıdık kinaye neden daha önce gerçekleşmediği merak edilen bir tür uyuma dönüşüyor” diye yazıyor.

“1998’de ölümünden sonraki son ortak iş, Bukowski’nin daha önce yayınlanmamış ve 1994 yılındaki ölümünden kısa bir süre öncesindeki yaşamının bir yıllık süresini içeren günlüklerinden resimlendirilen bir seçki olarak Kaptan Gemiye Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi adı altında yayımlandı. Çizgi roman öğrencilerinden biri Bana Aşkını Ver’i özetliyor:

“Ana karakter, kişiliği çoğu Bukowski hikayesinin ana karakterini andıran bir adamdır. Hayatı hiçbir amacı olmadan geçer, zamanını içmekle ve seks yapmakla öldürür. Karısı akıl hastanesindedir.”

“Crumb’ın illüstrasyonları zaten metin olan hikayenin ana temasını görsel bağlamda veriyor – telefona cevap vermeyi içeren bir tartışma sonrasında karısıyla yerde güreşen Buk’a çok benzeyen bir adam gibi veya çeşitli bar kavgalarında Bukowski’yi andıran bir karakterin cinnet getirmesi,” diyor Dangerous Minds. Bir keresinde Crumb, Bukowski için “O, takılmak için çok zor bir adamdı ama kağıt üstünde mükemmeldi.” dedi ve illüstrasyonları da Bukowski’nin kağıt üzerindeki hali ve gerçek hali arasındaki değişikliğin farkında olduğunu anladığını ortaya çıkarıyor. Üçüncü ve nihai iş birliğinde “Eski yazar bir kazak giyer, oturur, pis pis bilgisayar ekranına bakar ve hayat hakkında yazar.” diye yazıyor Bukowski böyle bir sahnenin Crumb tarafından yapılan illüstrasyonunun üstünde. “Daha ne kadar kutsal olabiliriz?”

Çevirmen: İzel Sezer

Kaynak: http://www.openculture.com/2017/08/three-charles-bukowski-books-illustrated-by-robert-crumb.html