Romantik Bale – Bölüm 1

19. yüzyılın başlarında Akıl Çağı, hayal gücü çağına ve Romantik Akıma yol açmıştır.

Genç sanatçılar, yazarlar, şairler ve dansçılar, doğal ve bireysel yoldan kendilerini ifade etme özgürlüğünü istediler. Klasik düzen, ahenk ve uyum fikirlerini reddedip ilham kaynağı olarak doğaya döndüler. İnsanların kırsal bölge ve tarımı, büyüyen şehir endüstrisi ve fabrika işi için terk etmeye başladığı zamanlarda Romantik görüş kısmen doğal yaşama geri dönüş talebi kısmen de gerçeklerden kaçıştı.

Çoğu balenin erkekler tarafından ortaya çıkarılmış olmasına rağmen, erkek bir dansçı artık eşit bir yıldız olmaktan çıkmıştı. Sonraki on yıllarda dans, bir erkek için kabul edilemez bir kariyer haline geldi. Erkek rolleri sık sık travesti giydiren kadınlar tarafından alındı. Erkekler sadece karakter rollerinde ortaya çıktı.

Balerin kültü

1840’lı yıllarda büyük bale yıldızları haline gelen kadın balerinler kap kollu, düşük kesim korsajlı ve uzun etekler ile tanıdık çan biçimli elbiseler giyerlerdi. Dönemin moda resimlerine bakarsanız, o giysilerin zamanın moda olan elbiselerinden geliştiğini görebilirsiniz. Balerinler ayrıca,  ‘pointe work’ olarak bilinen ayak parmaklarının ucunda dans etme sanatını öğrendiler. Takviye edilmiş pointe ayakkabılar yoktu, dolayısıyla dansçılar ek destek vermek için ayak parmaklarını yamardı.

Avrupa çapında büyük Romantik balerinler idolleştirilmişti. Marie Taglioni (1804 – 1884) Paris, St Petersburg, Londra ve İtalya’da dans etti ve Fanny Elssler (1810 – 1884)  Kuzey Amerika’yı bile gezdi. Elssler ile Taglioni ve taraftarları arasındaki rekabet çok farklı tarzlara sahip olmasına rağmen oldukça yoğun geçti.

Elssler ateşli, egzotik ve seksiyken, Taglioni ise olağan üstü ruhsal karakterler yaratma konusunda üstünlük sağlamıştı. Bir bale eleştirmeni ve Elssler hayranı olan Theophile Gautier, Taglioni’yi küçümsercesine onu bir Hristiyan dansçısı olarak tanımlardı .Bununla da Taglioni’nin epey soğuk olduğunu kast ediyordu. Elssler’ın pagan bir dansçı olduğunu bildirirken ise seksi olduğunu ima ediyordu.

Elssler’ın en ünlü danslarından biri, cachucha idi. İspanyol dansına dayanan, Elssler’ın şehvetli ve fingirdek cachuchası 1830’da Le Dieter Boiteux balesinde heyecan verici bir şeydi. Bu onun alameti farikası haline geldi.

Elssler 1810’da Avusturya’da doğdu ve kız kardeşi ile ünlü Viyana Çocuk Balesi’yle ortaya çıktı. 12 yaşında, bale şefi Filippo Taglioni’nin yönetiminde Hoftheater’daki topluluğa katıldı ve daha sonra meşhur Auguste Vestris ile kısa bir süre çalıştı.

Elssler, ilk uluslararası dans yıldızlarından biriydi ve Amerika’yı ilk turlayanlardan biriydi ki bu demir yolları yapılmadan önceki yıllarda büyük bir girişimdi.

Yolculuk sırasında bir denizci tarafından saldırıya uğradı, ancak ona öyle bir tekme attı ki birkaç gün sonra öldü.

Romantik balerinlerin ruhani bir varlık olarak öteki dünyaya ait popüler imajı, litograflarda tasvir edilmiştir. Bunlar fotoğrafçılıktan önce popülerdi. Balerinler çiçeklerin üzerinde havada durmuş, bulutlara uzanmış ve havada süzülmüştür. Birçok balerin bu başarıları, birazcık sahne teknolojisinden başka yardım almaksızın sahneledi.

Clara Webster

Diğer Avrupa ülkelerinden farklı olarak, İngiltere hiç büyük bir Romantik balerin üretmedi.

Birkaç Londra tiyatrosunun dans eğitimi vermesine rağmen, İngiltere’nin büyük bir opera binasına bağlı ulusal bir bale okulu yoktu.

Londralı eleştirmenler, kariyeri elbisesi sahnede ateş aldığında trajik şekilde kısa kesilmeseydi yetenekli Clara Webster’ın (1821-1844) ilk büyük İngiliz balerin olabileceğini söylemişti.

1840’larda Clara Webster, İngiliz balesinin “en çok umut vaat eden yıldızı” olarak anılıyordu; balenin Fransız veya İtalyan balerinlere ait olduğu şeklindeki yaygın kanıya meydan okuyacak kadar yetenekli ilk İngiliz dansçı.

1844’te Drury Lane’de The Revolt of the Harem’de [Harem İsyanı] dans ederken, elbisesi sahnede yağ yakan bir lambanın alevine değdi. Dayanıksız bale elbisesi saniyeler içinde alev aldı. İş arkadaşlarından kimse yardım etmek için yaklaşmaya cesaret etmedi ve zaten yangın söndürme kovalarının tamamı boştu. Sonunda, bir sahne görevlisi kendini onun üstüne attı ve alevleri boğdu.

Kimse perdeyi indirmeyi düşünmediğinden seyirci tüm olaya şahit oldu. Clara sahne arkasına taşındı ve yaralarının çok ciddi olmadığına dair bir açıklama yapıldı, böylece bale devam etti. Üç gün sonra yanıklarından öldüğünde sadece yirmi üç yaşındaydı.

Lola Montez

Lola Montez (1818 – 1861) herhangi önemli bir yeteneğinden ziyade çirkin ve gösterişli hayatı ile hatırlanır.

1818’de İrlanda’da düz Eliza Gilbert ismiyle doğdu. Koyu yüz rengi ve egzotik güzelliğiyle iş yapıp kendini bir İspanyol olarak yeniden yarattı ve yalnızca beş aylık bir eğitimden sonra İspanyol bir dansçı olarak 1843’te başladı.

Tüm Londra ilk çıkışını görmek için akın etti, ancak performans sırasında, reddettiği bir talibi ‘Lanet olsun! Bu, Betty James!’ diye bağırdı ve sonrasında güvenilirliğini kaybetti.

Ancak Avrupa ona hayran kalmıştı. Hayranları arasında, aralarında Dumas ve Balzac’ın da bulunduğu  ünlü yazarlar ile besteci Franz Lizst de vardı. 1847’de Bavyera Kralı Ludwig’in metresiydi ve hükümeti fiilen kontrol etti.

1848’de kovuldu. Ardından sahne kariyerine devam etti. Londra’da çıkışı iptal edildi çünkü iki eşli olduğu gerekçesiyle mahkemeye verilmişti. Avustralya’da Ballerat Times’ın editörünü kamçıladı. New York’ta ‘Göğüs Bakımı’ üzerine ders verdi.

Zengin ve dolu hayatlar süren diğer birçokları gibi, daha sonra renkli geçmişinden pişman oldu ve son yıllarını düşkün kadınlara yardım etmeye adadı.

Louise Farebrother

Louise Farebrother (1816 – 1890), 1844’te sahnelenen The Forty Thieves‘in en eski burlesque versiyonlarından biri olan Open Sesame‘de Abdullah başrolünde oynamıştır. Farebrother, evlenip de aristokrasiye giren yalnızca birkaç sanatçıdan biridir. Çünkü birçok aristokrat, aktris veya dansçıları metres olarak alırken esasında çok azı kendilerini evliliğe bağlıyordu.

Cambridge Dükü, Kraliçe Victoria ve ordunun başkomutanının ilk kuzeni olan George bir istisna idi. Louise’e sırılsıklam aşık olmuştu ve oynadığı Lyceum Tiyatrosunun sahne kapısına sık sık uğrardı.

Birkaç yıl boyunca birlikte yaşadılar, daha sonra üçüncü oğullarının doğumundan hemen önce, Kraliyet Ailesi üyelerinin hükümetin izni olmadan evlenemeyeceğini söyleyen Kraliyet Evlilik Yasası’na aykırı olarak gizlice evlendiler. Kraliçe Victoria sonunda evliliği onayladı.

Pas de Quatre

1845’te dört en ünlü Romantik balerin Marie Taglioni, Carlotta Grisi (1819 – 1899), Fanny Cerrito (1817 – 1909) ve Lucile Grahn (1819 – 1907), Pas de Quatre’deki Londra Sahnesinde, Jules Perrot’un koreografisiyle ortaya çıktı.

Ballerin ve koreograf olan Fanny Cerrito 1817 yılında Napoli’de doğdu. Küçük ve şehvetli olan Cerrito Avrupa’da oldukça popüler hale geldi.

Cerrito ilk kez 1840 yılında Londra’da tek başına ‘La Lituana’da dans etti. İlk sahnesi, popüler bir mizah şiirinden dolayı patlak veren seyirci isyanları nedeniyle birkaç gün ertelenmişti.  ‘Ma’am’selle Cherrytoes ayak parmaklarına kadar sarsıldı, / Atlayamadı, bu yüzden şen ayak parmakları üzerinden gitti!

1845’te, “Pas de Quatre”da dönemin en popüler dört balerininden biri olarak sahne aldı. Aynı yıl, Cerrito dansçı arkadaşı Arthur Saint-Léon ile evlendi (böylece Avrupa çapında aristokrat kalpleri kırdı).

1851’de ayrıldılar ve birlikte bir kız çocuğa sahip olduğu İspanyol olan aristokratlardan biri ile evlendi. Cerrito 1857’de emekli oldu fakat 1909 yılının mayıs ayına kadar; Paris’te, dansı sonsuza kadar değiştirecek Diaghilev Bale’nin ilk gösterisinden sadece birkaç gün önce- ölmedi.

Londra Majestelerinin Tiyatrosunda açılan Pas de Quatre, sadece altı gösteri için oynadı. Tek gecede gerçekleşen bir başarıydı ve efsane oldu. Bale, Romantik dönemin dört yıldız balerinini gösteren ünlü bir litografta ölümsüzleştirildi.

 

Çevirmen: Nermin Artuk

Kaynak: http://www.vam.ac.uk/content/articles/r/romantic-ballet/