Romanyalılar Sarımsağa Neden Bu Kadar Takıntılı?

Transilvanya’nın dolambaçlı,puslu yolları,kaleleri ve Orta Çağ şatoları, Avrupa’nın en karanlık efsanelerinden biri olma özelliğini taşıyor; bunlar arasından en ünlü olanı tabi ki Kont Dracula.

Transilvanya’ya hiç ayak basmamış olmasına rağmen 19.yüzyıl yazarı Bram Stoker, İngiltere’de bulunan Whitby Kütüphanesinde  ‘An Account of the Principalities of Wallachia and Moldavia’ isimli kitabı bulmasıyla vampir efsanesini Türkçe de ‘cadı veya kötü ruh’ anlamına gelen ‘strigoi’ (Latince de “striga” ) terimi üzerine oturtmuştur. Kitapta, Türklerin işgaline karşı savaşan tarihi hükümdar Vlad Tepes, Bram’in dikkatini çekmişti. Vlad Tepes, Drăculeşti Hanedanı’ndan Vlad Dracul’un oğluydu ve kitaptaki kan emici ana karaktere  mükemmel bir esin kaynağı olmuştu.  

Her ne kadar Stoker’ın Dracula karakteri kurgusal olsa da, Doğu Avrupa geleneğinde karanlık ruhlar uzun süre var olmuş ve onları defetmek için de sarımsaklar kullanılmıştır.

Yazar Bram Stoker, Transilvanya’da hiç bulunmadığı halde Kont Dracula hikayesinin temelini atmıştır.

Kuşaktan kuşağa aktarılan yöntemlerden sarımsağın soğuk algınlığı ve öksürük gibi hastalıkları tedavi etmesinin yanı sıra insanları ve evleri kötü ruhlardan da koruduğu düşünülüyor. Strigoilerin, annelerden ve ineklerden süt emdiğine dair yaygın bir inanış vardı  (hatta bu, Stoker’ın kan emici vampirleri yazmasının ilham kaynağıdır), bu nedenle Rumen köylüleri çiftlik hayvanlarını, boynuzlarına sarımsak sürerek korumaya çalıştılar.

Ancak geleneğin ve batıl inanışlarında ötesinde sarımsak, her Romanyalının tabağında olmazsa olmaz bir yiyecek.

Bir akşam, Stoker’ın Drakula’nın kulesi için ilham aldığı yer olan Bran Kalesi’nden 10 dakikalık  yürüme mesafesindeki Conacul Brătescu adlı Rumen restoranında arkadaşlarımla ziyafet çekiyorduk. Biz, alabalığımızı ve polentamızı* mujdei’ye (tuzlanmış ve ezilmiş sarımsak dişlerinin kuvvetli bir şekilde su ve ayçiçek yağı ile ya da bazı durumlarda yoğurt ile karıştırılmış keskin bir Rumen sosu) banarken yan masamızda oturan bir grup turist meraklı gözlerle bizi izliyordu. Birçok kişi sarımsağın kokusundan çekinip kaçarken, Rumenler bitkiyi bir kült haline getirerek baş köşeye oturtuyorlardı. İlkeleri ise basit: Ne kadar çok sarımsak, o kadar iyi.

Romanya’da sarımsağın, insanları ve evleri kötü ruhlardan koruyacağı düşünülüyor.

Arkadaşım Alexandru Pavelescu, “Sarımsak olmadan aynı tadı vermiyor” diye bağırdı. Cömert bir şekilde gelen iki porsiyon mujdei’yi birkaç dakika içinde hem balık sosu olarak hem de ekmeğin üzerine sürerek bitirdik.

Biftekleri ve diğer yiyecekleri tatlandırmada yeri doldurulamaz olarak görülen sarımsak, Romanya’da daima yaygın bir ürün oldu. Botoşani kentindeki Copălău köyünde aromatik bitki sayılan sarımsak, yerli halkın %40’ından fazlası tarafından yetiştirilmektedir. Ücra bölgelerdeki verimli topraklarda yetiştiğinden dolayı benzersiz olarak nitelenen Copălău’nun sarımsağı, hem ulusal hem de uluslararası olarak büyük bir ün kazandı – o kadar ki kentte bulunan tarım yetkilileri, orada yetişen sarımsağı koruma altına alarak coğrafi işaretli* bir ürün olarak tescillemeye hazırlanıyor.

Evde kullanım şekliyle sarımsak, ‘ciorba’ (içinde et ve sebze içeren ülkenin çorbaları için kullanılan kelime) da kullanılır, mesela ‘ciorbă de burtă (işkembe çorbası) ya da daha hafif bir versiyonu olan tavukla yapılan ‘ciorbă rădăuţeană’. Her menüde, popüler derisiz sığır eti ve mici olarak bilinen domuz etinden sosisler lezzetli tatlarını bol miktarda atılan sarımsağa borçlular.

Romen mutfağı için köklü bir malzeme olmasını bir yana bırakırsak sarımsak, uzun bir süre boyunca büyülü bir bitki olarak kabul edilmiştir. 29 Kasım tarihli Saint Andrew’un arifesinde (Romanya’nın koruyucu Aziz’i) sarımsağın insanları strigoi ve moroi (avını, musallat olduğu kişinin yaşayan akrabalarına da uğrayan kötü ruhlar) karşısında koruduğu düşünülüyor. Romanya da cadılar bayramı alışkanlıklarından olarak, kırsal kesimde yaşayan sakinler kendilerini korumak için hem sarımsak yerler hem de pencerelerin ve kapıların köşelerine sarımsak serperler. Kapıların önünde sarımsakların aynı amaçla asıldığını da görebilirsiniz.

Copălău sakinlerinin% 40’ından fazlası sarımsak yetiştiriyor

Romanya Ulusal Köylü Müzesi etnologlarından* Ana Luga’nın söylediğene göre “ Sarımsak  alternatif tedavilerde ilaç olarak kullanılmasının dışında, kötülüklere karşı dini bir sembol olarak da kullanılmaktadır.”   

Ama sadece bununla bitmiyor. Romanya’da sarımsak, içinde bulunan penisilin gibi benzer özelliklere sahip allisin (sarımsak doğranırken veya ezilirken ortaya çıkar) denilen bir molekül sayesinde çoğu antibiyotikten daha güçlü doğal bir ilaç olarak görülüyor. Bunun yanı sıra gribi iyileştirmek için havuç, soğan, patates, yaban havucu, kereviz ve kavrulmuş sarımsaklarla harmanlanmış, sarımsak çorbası gibi yemekler yapılıyor. Büyükanneler ve büyük büyükanneler, tadı ve sağlığı açısından taze kesilmiş sarımsak dişini tostlara koyma geleneğini nesilden nesile aktarıyorlar.  

My Secret Romania’nın* kurucularından Gabriela Solomon, sarımsak temalı bir yemek atölyesi sırasında “Gelenek ve folklorumuz*, Hıristiyanlıktan önce ortaya çıkan bir senkretizmle* Rumen kültürüne derin bir şekilde kazınmıştır” der. “Hayattaki doğum, evlenme ve ölüm gibi tüm önemli olaylara bir dizi ritüeller eşlik eder hatta eğitimli insanlar bile bu ritüelleri devam ettirirler. İşte sarımsak onların arkasındaki ana temadır.”

Dracula’nın kalesi için esin kaynağı olan Transilvanya’daki Bran Kalesi

Mucizevi güçlere sahip olduğuna inanılan bu ulusal görüşe uygun olarak, şu an beşinci yılında olan Sarımsak Festivali, her yıl Eylül ayında Bârgău dağlarındaki (Doğu Karpatları*) Tihuta Geçidi’nde gerçekleşiyor. Transilvanya (Erdel) ile Bukovina’nın buluştuğu bu nokta, eski Macar adını -Borgo Pass- kullanarak yazdığı Bram Stoker’ın romanında tasvir edildiği gibi uzun zamandır Kont Drakula alanına geçiş yeri olarak sayılıyor. Bu festivalde sihirli şovlar ve büyüler eşliğinde,bir yandan sarımsaklı geleneksel yemekler hazırlanıyor, bir yandan da sarımsaklarla çelenkler dokunuyor.

Vampirler gerçekten Romanya’da yaşamış mıdır bilinmez ama, sarımsak kesinlikle yemeklerde, ilaçlarda ve gelenekte büyük bir öneme sahip.

Çevirmenin Notları:

*Polenta:Avrupa mutfağının sevilen garnitürlerinden, orijinal haliyle mısır irmiği, kaynar su ve tuzdan oluşan oldukça sade bir eşlikçi. Genellikle et ve balık yemeklerinin yanında tüketiliyor.

*Coğrafi işaret:Belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibariyle kökenin bulunduğu bir yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş bir ürünü gösteren ad veya işaretlere denir.

*etnolog: Geçmişten günümüze intikal eden kültür değerlerinin oluşumunu, gelişmesini yayılış ve farklılaşmalarını, aralarındaki bağlantıları, birbirleri ile temasları ve etkileşimlerini inceleyen, insanlığın kültür tarihini aydınlatmaya çalışan nitelikli kişi.

*My Secret Romania: Romanya ile ilgili bilgilerini aktardıkları bir internet sitesi. Detaylı bilgi için http://mysecretromania.com/ sitesine göz gezdirebilirsiniz.

*folklor:Halk bilimi  

*senkretizm: Sıklıkla çeşitli düşünce okullarının uygulamalarını ve yollarını karıştırarak ayrı veya çelişkili inançları birleştirmek veya birleştirmeyi denemektir.

*Karpatlar:Karpat Dağları, Doğu Avrupa’da bir dağ silsilesi.

Yazar: Monica Suma

Çevirmen: Ekin Dutar

Kaynak: http://www.bbc.com/travel/story/20171026-why-romanians-are-obsessed-with-garlic

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları