Shakespeare Neden İtalyandır?

Anti-Stratratfordcuların, yani Shakespeare’in aslında Shakespeare olmadığını iddia eden insanların en uçuk kesimine göre Shakespeare gerçekte İtalyandı. Sicilya’dan Kuzey İtalya’ya ve oradan da Londra’ya taşınmadan önce adının Crollanza yada Scrollalanza* olduğunu söylüyorlar. Gerçek dışı olsa da, 20.yüzyılın başlarında ortaya çıkan bu teori bazı İtalyanların Shakespeare’i kendilerine mâl etmeye ne kadar hazır olduğunu gösteriyor.

Shakespeare’in İtalyan kültüründe ne kadar yer edindiği, aydın kimselerde ve kültürel spektrumun popüler tarafında daha somut ve önemli.

Giuseppe Ungaretti’nin 40 Sonetti di Shakespeare’i gibi başarılı bulunan edebi çeviriler Shakespeare’in çevrildiği yerel lehçelerin çeşitliliğine dair yalnızca kısmi bir fikir verir. En eğlencelisi de şu aralar BBC4te gösterilmekte olan, Müfettiş Montalbano’nun yaratıcısı olan Andrea Camilleri’nin Shakespeare’in Sicilyalı oluşuna alaylı göndermeler yapan komedisi Troppu Trafficu ppi nenti (Kuru Gürültü). Benzer şekilde, İtalyan film yönetmeni Franco Zeffirelli’nin Romeo ve Juliet ve Hırçın Kız versiyonları, ikincisinde Richard Burton ve Liz Taylor oynamaktadır, dünya çapındaki film severlere ulaşmış olabilir. Fakat İtalyanlara Sicilya’da geçen ve büyük başarı elde etmiş bir diğer Romeo ve Juliet adaptasyonu olan Batı Yakasının Hikâyesi müzikalinin yan ürünü olan Sud Side Story de dahil yerel film adaptasyonları da sunulmuştur.

İtalyanların Shakespeare’e yeni bir hayat verdiği alanlardan biri de müzik. Dünya genelindeki opera hayranları Verdi’nin Otello’suna onun Shakespeare’e ait kaynağından daha aşina olabilirler ve İtalyanlar Pier Paolo Pasolini’nin bir diğer harika, düşünmeye sevk eden oyun adaptasyonunda en sevdikleri şarkıcılardan biri olan Domenico Modugno’nun “Che io possa esser dannato, se non ti amo”yu (Seni sevmediğimde lanetlenir miyim) söylemesini dinlemişlerdir.

Shakespeare’in İtalya’da ün kazanmasında İtalya ve İngiltere, özellikle İtalya ve Londra arasındaki uzun ilişki kritiktir. Ünlü İtalyanlar Londra’ya Shakespeare’in yaşadığı dönemde politik ve dini göçmenler olarak ulaştı ve İtalya henüz Shakespeare’e aşık olmasa da, eğer yazar ve eleştirmen Jonathan Bate’in dediği gibi Shakespeare’in bazı sonelerinde gönderme yapılan “Karanlık Leydi”nin esin kaynağı Elizabeth’in saray mahiyetine İtalyanca öğreten dilbilimci John Florio’nun karısı ise, Shakespeare de İtalya’ya gerçek anlamda aşık olmuş olabilir.

Daha önemlisi; pek çok nesilden İtalyan yazar, aydın ve muhalif Londra’da ve Shakespeare’in eserlerinde sığınak ve ilham aramışlardır. Mesela, 19.yüzyılın ortalarında İtalya’yı birleşmeye götüren politik hareket Risorgimento’da anahtar rol oynayan Giuseppe Mazzini, Londra’da politik sürgün olarak yaşamıştır.

Mazzini, Londra’ya taşınmadan kısa süre önce kaleme aldığı makalelerinin birinde, geleceğin “gerçeğin altında yatan doğruluğu” ortaya çıkarmaya adanmış demokratik şiiri idealini, Shakespeare’i kullanarak “büyük dünyanın, geleceğin getireceklerini hayal eden kahin ruhu” sözleriyle tanımlamıştı. Bu sözler, Shakespeare’in 107. Sone’sine bir göndermeydi. Almanya’daki romantikler gibi İtalyan eleştirmenler de Shakespeare’i İtalyan kültür ve edebiyatının doğal bir sonucu olarak gördüler. Mesela,1869-1870’de Francesco De Sanctis “Dante’nin kaidelerde sert ve epik duran simaları, onları ellerinden tutup hayatın karmaşasına atacak sanatçıyı bekliyorlardı.” demişti; o sanatçı da Shakespeare’di.

Trafik iki yönde akıyordu. Özellikle 19.yüzyılda, turlayan İtalyan aktörler Shakespeare’i Britanya’ya geri getirdi. Aralarında en kayda değer olanları, belirli aktörlük tarzlarında mükemmelleşmiş Tommaso Salgini, Ernesto Rossi ve Eleonora Duse idi. Sonuncusu çekingen ve kurnaz; ilk ikisi de Henry James’in, Salvini’nin 1882-1883’de Boston’da Othello rolünü oynayışını izledikten sonra dediği gibi güçlü, fiziksel ve canlı şekilde dışavurumcuydu. Verdi’nin opera geleneği gibi, bu aktörler İtalyanlaşmış Shakespeare’in kıta Avrupasına, Kuzey Amerika’ya ve tekrar İngiltere’ye ihracına katkıda bulundular.

İtalya ve İngiltere arasındaki aşk ilişkisi devam ediyor. İtalyan yapımı Shakespeare’e dair bahsetmeye değer iki güncel öneri var. Taviani kardeşlerden Birleşik Krallık’ta gösterime girmek üzere olan “Sezar Ölmeli” Altın Ayı ile ödüllendirilirken, Roma’nın Villa Borghese’sinde oyunlar Shakespeare’in Globe’unun etkileyici bir kopyasında sahnelendi.

Sam Wanamaker’ın modern yeniden inşasına ve Globe to Globe sezonunun parçası olarak Julius Sezar’ı sergileyen genç İtalyan ekibine, Agostos Lombardo’nun Giorgio Strehler’in 80’lerdeki ünlü The Tempest (Fırtına) yapımına yaptığı mükemmel çevirisinin birkaç satırından daha iyi nasıl hürmet gösterilebilir?

Shakespeare’in şiirinin tercümede kaybolduğunu iddia eden herkes tekrar düşünmek zorunda kalabilir.

 

Yazar: Sonia Massai

Çevirmen: Berke Cangür

Kaynak: https://www.theguardian.com/stage/2012/apr/25/why-shakespeare-is-italian