Stalin’in Ekonomi Politikası, Sovyetlerin İkinci Dünya Savaşındaki Başarısının Kaynağı mı?

İkinci Dünya Savaşı zamanında Sovyetlerin başarısının asıl kaynağı neydi? Stalin’in liderliği, seçkin generaller, Almanların hataları, sıkı disiplin, iyi moral ve şans payı gibi birkaç gözle görülür etken rol oynamıştı. Geoffrey Roberts’ın da belirttiğine göre ise bütün bunların altında yatan “muazzam bir ekonomik ve örgütsel başarı” idi (Stalin’s Wars, s. 163).

Buna zemini şöyle oluşturalım: 1942 yılındaki Stalingrad Savaşı zamanında Almanlar, Rusya’nın Avrupa’daki topraklarının yarısından fazlasını, yani yaklaşık iki milyon kilometre karesini işgal etmişti. Bu bölge, yaklaşık 80 milyon insanla SSCB’nin nüfusunun yüzde 40’ının olduğu yerdi. İşgal edilen bölge SSCB’nin; işlenmiş arazilerinin yüzde 50’sini, pik demiri üretiminin yüzde 70’ini, kömür ve çeliğinin yüzde 60’ını ve elektriğinin yüzde 40’ını barındırmaktaydı. Yine de 1942 yılının sonunda tüfek üretimi bir önceki yıla kıyasla dört kat(6 milyona kadar) yükselmişti. Tank ve top üretimiyse yıllık 24.500 ve 287.000 artmıştı. Üretilen uçak sayısı iki katından fazla artıp 8.200’den 21.700’e çıkmıştı.

Bu nasıl mümkün olabildi? Roberts, bunun 1941-42 yıllarında Sovyet endüstrisinin doğu SSCB’de güvenli yerlere toplu halde taşınması sebebiyle mümkün olduğunu yazar. Hitler’in işgalinden sonra Stalin’in verdiği ilk talimatlardan biri, 1.500’den fazla büyük sanayi işletmesinin doğuya taşınmasını tertip edecek bir tahliye komitesi kurmaktı. Onlarla birlikte yüz binlerce işçi de gitmiş ve Sibirya’ya doğru en önemli yeniden yerleşim dalgası vuku bulmuştu. Sibirya’da bir milyondan fazla insan barındıran şehirler bulmanız boş yere değil. Üstelik, birçoğu savaş zamanı üretimiyle ilişkili 3.500 yeni sanayi işletmesi de kurulmuştu. Stalingrad Savaşı zamanında Sovyetlerin sahaya yeni silahlarla tam donanımlı 90 yeni bölük çıkarabilmiş olmasına yahut sahiden de Hitler’in işgalinin ilk yıllarında 5 milyon asker kaybetmiş olmalarına rağmen sonraki yıl 11 milyon askeri sahaya çıkarabilmelerine şaşırmamalı. Bu askerlerin bir milyonu kadındı.

İlk başta Roberts, bu başarı hakkında kesin bir karara varamaz. Savaş zamanı ‘serbest teşebbüs’e karşı planlı ekonomi tartışmalarına ilişkin olarak tarafsız bir yerde durmayı yeğler. Batı yardımına değinir (ki Avrupa ve Amerika raporlarında çok vurgulanır) ancak bunun toplam ekonominin %10’undan fazlası etmediğini ve büyük ölçüde 1941-42 yıllarındaki büyük tehlikeden ve Stalingrad zaferinden sonra geldiğini vurgular. Nihayetinde, desteği planlı ekonomiden yana olur. Stalin, orduların düzgün biçimde donatılmasının üzerinde durdu fakat diğer yönden işi ekonomi direktörlerine bıraktı ve onlar bunu yalnızca ‘Sovyet ekonomisinin akışkanlık gücü’ sayesinde yapabilirlerdi (s.163).

Peki neydi bu ekonomi? 1920’ler ve 1930’lardaki tarımsal ortaklık ile endüstriyelleşme ve ekonomi üzerine “Beş Yıllık Kalkınma Planları” göz önünde tutulduğunda ortaya çıkan, kişinin görebileceği belki de en komünist ekonomik sistemdi. Bu, işin üstesinden yalnızca planlı, komünist bir ekonominin gelebileceği anlamına mı gelir? Görünüşe göre öyle…

Yazar: Roland Boer

Çevirmen: Fatih Cesur

Kaynak: https://stalinsmoustache.org/2012/05/13/stalins-economics-the-secret-to-soviet-success-in-world-war-ii