Tarih Öncesi Kadınların, Hayatlarını El Emeği İle Geçirmeleri Sonucu Son Derece Güçlü Kolları Vardı

Modern insanların tarihsel olarak ince kemikleri vardır. İskeletlerimiz, avcılık ve toplayıcılık uğraşlarından uzaklaştığımızı göstermektedir (Hızlıca McDonald’s’a özel tavuk nugget sosu aramak için gitmek sayılmaz.) Geçmişe bakan antropologlar, bizim iyi dinlenmiş iskeletlerimize karşın tarih öncesinde kol ve bacak kemiklerinin daha kalın olduğunu keşfetti. İnsan kemikleri zamanında maruz kaldıkları zorluk sebebiyle kalınlaşmışken tarıma geçişle birlikte kemikler incelmeye başlamıştır.

Belirtmek gerekir ki geçmişteki davranışları kemiklerle ilintilendiren araştırmanın çoğunluğu erkeklere üzerinde yapılmıştı. “Henüz bu konuda az çalışma yapılmış durumda ve mevcut çalışmalar, özellikle davranış ve kemik arasında ilişkinin erkeklerde daha az karmaşık olduğundan erkekler üzerinedir.” diyor Cambridge Üniversitesi Antropoloji Bölümünde iskelet biyomekaniği üzerine çalışan Alison. Kadınların kemikleri çift vardiya çalışıyor: [Kadınların kemiklerinin -Ç. N.] sadece güçlü olması yetmez, aynı zamanda hamilelik ve emzirme döneminde kullanılan mineralleri de depolar, diye ekliyor.

Macintosh, Cambridge’deki ve Viyana Üniversitesindeki diğer araştırmacılarla birlikte, 5.500 yıl öncesinden günümüze kadar çalışan kadınları öne çıkaran yeni bir raporun yazarları arasında. Since Advances dergisinde çarşamba günü yayımlanan araştırmada antik dönemdeki kadınların kemikleriyle modern insanların kemiklerinin taralı imgeleri eşleştirildi. Orta Çağ’a kadar kadınlar kalın kemiklere netice veren el emeği gerektiren işlerle uğraşıyordu.

“Bu işin boyutunu ciddi oranda azımsıyorduk.” diyor Macintosh.

Antropologlar, tarih öncesi kadınların üst kol ve kavalkemiklerini lazerle taradılar. Tüm bu kadınlar Orta Avrupa’da yaşamıştı ve tarım toplumlarındandı; fakat farklı dönemlerde: Neolitik Dönem, Bronz Çağı, Demir Çağı veya Orta Çağ.

Araştırmacılar daha sonra atlet olmayanların ve yarı profesyonel atletlerin (futbol oyuncuları, kürekçiler, koşucular) de dahil olduğu yaşayan kadınların ultrasonla taramalarını inceledi.

“Çalışmanın yaşayan kadınlarla güzel bir kıyas içermesi, bu çalışmayı oldukça ilgi çekici kılmakta.” diyor Smithsonian Doğal Tarih Müzesi’nde iskeletsel anatomi üzerine çalışan ve bahsedilen çalışmada yer almayan biyolojik antropolog Habiba Chirchir.

Kavalkemiği ve alt bacak kemiğinin enine kesitlerinin incelenmesi sonucu bacaklarında en çok zorlanma olanların koşucular ve futbol oyuncuları olduğunu görüldü. Ortalama bir modern dönem kadınının kavalkemiği, tarih öncesi kadınlarınkine benzer durumdaydı.

Neolitik, Bronz ve Demir Çağı kadınlarındaysa üst kol kemiklerinde, bu kemiklerin zorlanmışlıklarının belirgin etkileri mevcuttu. Kadın takımlarının üyeleri bile onlarla kıyaslanabilecek seviyeye tam olarak ulaşamamaktadır.

Macintosh, “Tarih öncesi kadınların günlük aktivitelerinin kol kemiklerine uyguladığı baskının boyutları büyük ihtimalle bu kürekçilerin kol kemiklerine uyguladıkları baskının boyutlarına çok benzer hatta belki daha fazlaydı.” diyor.

Chirchir, tarih öncesi kadınları kürekçilerle karşılaştırmanın bu çok eski işçilerin “dikkate değer ölçülerde hareketlilik yaşadıklarını” gösterdiğini söyledi.  Bunun yanında, Orta Avrupa geçim yöntemlerinin o bölgeye özgül olduğuna, bu nedenle bu bulguların “dünyanın tüm tarih öncesi insanları için bir genelleme olamayacağına” dikkat çekti.

Macintosh, böyle güçlü kolların oluşmasına sebep olan asıl şeyi belirlemenin zor olduğunu söyledi. Bunun yerine çok çeşitli tarımsal görevlerden oluşan bir liste ortaya koydu: “Sabanın icadından önce toprağı sürmek ve tahıl hasat etmek için kazma çubukları, tahta saplara yerleştirilmiş çakmaktaşı oraklar ve benzeri aletler, tahılı elle öğütmek için de taştan el değirmenleri kullanılırdı. Kadınlar bunun yanında büyük ihtimalle evcilleştirilmiş çiftlik hayvanlarının bakımı, sütlerinin sağılması, sütün, etin, derinin ve yünün dokuma ürünleri üretmek adına işlenmesi, çanak çömlek yapımı ve başka ürünlerin de üretimiyle alakadardı.”

Macintosh diyor ki, Orta Çağ dönemine gelindiğinde teknoloji tahıl öğütmeyi daha kolay hale getirmişti. El değirmeninin döner değirmen denen bir türü Demir Çağı’nın sonlarında Orta Avrupa’da yaygınlaşmıştı. Kullanımı diğer taştan öğütme aletlerinden daha hızlı ve daha kolaydı. Macintosh’a göre bu yeni mutfak icadı “Demir Çağı ve Orta Çağ arasında Avrupa’nın bu bölgesindeki kadınların üst ekstremite kemik sertliğinin azalmasındaki temel gerekçelerden biri olabilir.”

Hareket tarzları kemikleri güçlendiren tek şey değildir. Genler ve beslenmenin de rolü vardır. Araştırmanın yazarına göreyse “iskelet üzerindeki mekanik yükün etkisi büyük ihtimalle farkların en büyük kısmını açıklıyor.”

Macintosh ekibin, kişinin kemiklerinden hayatıyla, özellikle kas yapıları ve yağlarıyla ilgili daha fazla bilgi toplamaya çalıştığını söyledi. Araştırmacılar aynı zamanda kol kemiği gücü üzerine incelemelerini sürdürmeyi planlıyor. Bu sefer ise incelemeleri tarih öncesi erkekler üzerine olacak ve bu, işlerin alışılmış bilimsel işleyişinin nadir denebilecek bir şekilde tersyüz edilmesi anlamına geliyor.

 

Yazar: Ben Guarino

Çevirmen: Duygu Becerik, Umut Devrim Çelik

Kaynak: https://www.washingtonpost.com/news/speaking-of-science/wp/2017/11/29/prehistoric-women-had-extremely-strong-arms-from-a-life-of-manual-labor/

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları