Tarihçiler Hâlâ Stalingrad’ın Nasıl Ayakta Kalabildiğini Anlamaya Çalışıyor

Wehrmacht askeri zırhlıları Barbarossa harekâtının en başında arızalanmaya başladı, fakat yine de taarruza devam etti. Wehrmacht zırhlı araçlarını merhametsizce geri püskürten şey, Stalingrad Savaşı cehennemiydi.

Dünya askeri sanatının tarihine altın harflerle yazılmış savaş Temmuz 1942’de başladı. Bu savaş Sovyet ordusunun Nazi canavarının omurgasını kırdığı Stalingrad yakınlarındaydı.

Pratikte, Stalingrad savaşı birçok ülkede farklı milletlerden milyonlarca insanı kurtardı. İşte örneklerden biri: Stalingrad için savaşlar başlarken Alman fabrikatör Eduard Schulte Zürih’e geldi. Nazi Almanyası’nın birçok lideriyle köklü temasları olan Schulte, ticari Yahudi ortağını Führer’in Avrupa’yı yılın sonuna kadar Yahudi vatandaşlardan temizleme planları hakkında bilgilendirdi.

Viyanalı film yönetmeni Askan Breuer o zamanlar 33 yaşındaki dedesinin hamile karısına yazdığı mektupları yüklemeye karar verdiği ”Starless in Stalingrad” adlı Facebook sayfasını kurdu. Bu gibi belgeler paha biçilemez, çünkü Nazi propagandası ve beyin yıkama politikası dumanını dağıtarak doğu cephesinde ne olduğunu daha iyi anlamamızı sağlıyor.

Başlangıçta, Stalingrad Haziran 1942’de başlayan Güney Rusya’daki hücum operasyonu olan Blau Operasyonu’nun ana hedefi değildi. Stalingrad yönündeki bu şiddetli saldırının amacı Volga ve Don nehirlerinin toprak arazisinde bulunan Sovyet ordularını yok etmekti. Hitler Kızıl Ordu’yu kanatma (hacamat etme) tutkusunda takıntılıydı. Alman postalları Alman halkını Yahudi ve Asyalı tehdidinden temelli kurtarmak için Rus topraklarını çiğniyordu.

Birçok batılı tarihçi 1942-1943’ün kış seferindeki durumu şöyle ifade eder: Almanya’daki hiçbir sivil Stalingard’taki savaş hakkında bir şey bilmemeliydi. Askeri raporlar Alman ordusunun başarısızlıkları hakkında hiçbir şey içermiyordu. Yine de hiçbir propaganda gerçekçi bir söylence yaratmakta başarılı olamamıştı.

Almanlar savaş hakkında dalga geçiyorlardı: ‘’Stalingrad’ı aldık mı almadık mı?’’, ‘’Tabii ki aldık! Yiğitçe bir savaşta, yedi kez karşı saldırıya rağmen banyosu olan üç odalı bir daire ele geçirildi.” Victor Klemperer LTI: Nasyonal Sosyalizmin Dili adlı kitabında bu şakanın kökenini açıklıyor: Üsttekiler tarafından Üçüncü İmparatorluğun dilinin hakikatin dili olduğuna inanılırdı fakat alttan kimse bu dilden yalandan başka şey beklemezdi. Bir devlet yasasının şimdiye kadar açık ettiği en büyük yalan, aynı zamanda da foyası ortaya çıkarılan en büyük yalan, 6. ordu ve onun feldmareşali için tutulan yastı. Bunun amacı, gelecekteki kahramanlıklar için mağlubiyetten fayda çıkarmaktı. Azim ve dayanıklılık, hayatlarını anlamsız ve kabahatli oldukları bir mesele uğruna veren binlerce yoldaşları gibi yok edilmemek için teslim olanlara verilecekti.

Ağustos 1942’de, Alman birlikleri Stalingrad’a saldırmaya gidiyordu. Volga’daki şehrin esir alınması Büyük Vatenseverlik Savaşı’nın rotasını değiştirebilirdi.

Stalingrad savunmaya hazırlanıyordu, fakat saldırı çok hızlı gelişti. 23 Ağustos’ta Alman tankları önemli bir atılıma geçti. Silahlı çatışmalar şehir hattına ulaştığında, hava kuvvetleri generali Wolfram von Richthofen Alman havacılığına iki görev verdi: Şehrin endüstriyel gücü olan altyapıyı yok etmek ve savunanların cesaretini kırmak. Her türden binlerce ton hava bombası Stalingrad’ın üzerine bırakıldı. Bir ateş kasırgası bütün şehrin üzerinden geçti: Kırk binden fazla Sovyet sivili ve askeri bombardımanlar sonucu öldürüldüler.

Stalingrad faciasından sonra, Goebbels ‘’Daha iyi görmek için kanı gözlerimizden silip atacağız ve diğer tur başladığında, tekrardan ayaklarımızın üzerinde sağlam duracağız.’’ dedi.

Açıklama yapılmadan zaferle ilgili haberlerin yerini aniden 6. Savunma Kuvvetleri Ordusu’nun en savaşa hazır birliğinin ölümüyle ilgili haberler almıştı. Bu birliğin kaybı ‘’medeniyeti yok eden Yahudi-Bolşeviklerin yeraltı dünyasından batı medeniyetinin korunması için kahramanca bir fedakarlık’’ olarak sunuldu.

Naziler halkı sakinleştirmek için teröre başvurmak zorundaydı, fakat hiçbir şey işe yarıyor gibi gözükmüyordu.

Stalingrad Savaşı’ndan önce Alman ordusu 371 bin asker kaybetmişti. Savaş sırasında Hitler 108 bine yakın adam kaybetti.

Herr Goebbel’in propagandası kaçınılmaz bir şekilde değişti. Nazi Almanyası’nın her bir vatandaşı asker olarak listelendiğinde savaş sona erdi. Ocak 1943’de, Almanya’ya demir haçlı ölüm ilanları basma ve bombardıman akınlarında ölen sivilleri askerlere ayrılan onurlu mezarlıklara gömme izni verildi. Aynı yılın nisan ayında, Stalingrad’taki bozgundan sonra, Nazi Almanyası Propogandası Bakanlığı’nın memurları ‘’yenik’’ ve ‘’yaralı’’ terimlerinin ölüm ilanlarında sadece askerlere istinaden kullanılabileceğine karar verdi. Demir hacın ölüm ilanlarında siviller için kullanımı askerlerin ailelerinin kafasını karıştırmamak adına yasaklandı.

 

Yazar:  Igor Bukker

Çevirmen: Eren Güneri

Kaynak: http://www.pravdareport.com/history/24-08-2017/138502-battle_of_stalingrad-0/

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları