Toprak Asker Ordusu Hakkında Bilmiyor Olabileceğiniz 5 Bilgi

Qin hanedanının kurucusu Qin Shi Huang, ilk imparator olarak M.Ö. 221-207 yılları arasında birleşik Çin’de hüküm sürdü. Hükümdarlığı sırasında sipariş ettiği devasa inşa projeleri arasında, ülkenin kuzey sınırı boyunca uzanan ve barbar istilalarına karşı koruma olarak tasarlanan Çin Seddi’nin ilk hali de vardı. Ancak İmparator Qin’in en meşhur projesi, antik Xi’an kentinin yakınında kendisi için inşa ettirdiği devasa mozole kompleksiydi. İmparatorun, gerçek boyutta 6 binden fazla kilden asker tarafından korunan mezarı ölümünden 2.200 yıl sonrasına kadar gizli kaldı. Aşağıda sıralanan Toprak Askerler ile ilgili bazı şaşırtıcı gerçeği keşfedin!

Qin Shi Huang’ın mezar kompleksi dünyada türünün en büyük örneği ve büyük ihtimalle asla tamamlanmadı.

Mart 1974’te, Xi’an’ın yaklaşık 20 mil (Ç.N: Yaklaşık 32 km) doğusunda kuyu kazan çiftçiler içinde insan boyutunda 6 bin kil heykelin olduğu bir çukura denk geldi. Daha sonra alanın İmparator Qin’in gömüldüğü yer olduğu tespit edildi ve neredeyse derhal kazı çalışmaları başladı. Günümüzde tarihçiler yaklaşık 700,000 işçinin neredeyse 30 yıl boyunca mozolenin inşaatında çalıştığına inanıyor. Arkeologlar şimdiye kadar 20 mil kare (Ç.N: Yaklaşık 51 km2) kadar bir alanı ve kilden yapılma 8 bin askeri, çok sayıda at ve at arabasını, imparatorun mezarı olan piramit şeklinde bir höyüğü, bir saraydan geri kalanları, ofisleri, ambarları ve ahırları gün yüzüne çıkarabildi. 6 bin askerin olduğu geniş çukurun yanı sıra, atlı ve piyade birliklerinin olduğu ikinci ve yüksek rütbeli subaylarla at arabalarının olduğu üçüncü bir çukur da bulundu. Dördüncü bir çukur ise boş duruyordu ve bu da mezar çukurunun imparator öldüğünde tamamlanmadan bırakıldığını gösteriyor.

Qin etkili ve güçlü bir hükümdardı ama aynı zamanda gaddarlığıyla da bilinirdi.

Savaşan Devletler Çağı olarak bilinen 200 yıllık bölgesel savaşlardan sonra Qin Shi Huang, başkenti Xianyang olan tek bir merkezi hükümet ile tüm bölgeleri birleştirdi. Döneminin istikrarı Çin’in siyaset, ekonomi ve kültür alanlarında, standart bir yazılı alfabe, kanal ve yol ağları, metalürji alanında gelişmeler, standart ağırlık ve uzunluk birimleri ve Çin Seddi’nin ilk hali gibi geniş kapsamlı kamu inşaat projeleri dahil büyük gelişmeler kazandırdı. Ancak Qin aynı zamanda vahşiliğiyle de tanınırdı; düşüncelerine karşı olduğu düşünürlerin ölüm emirlerini verir ve mezar kompleksi dahil kamu inşaat projelerinde zorla çalışanların hayatını hiç umursamazdı. Mezarının inşaatında pek çok işçi ve zanaatkar öldü ve yazılanlara göre sağ kalanlar da mezarın yerinin ve içinde gömülü hazinelerin sırrını korumak için öldürüldü.

Toprak Asker Ordusu’ndaki her askerin karakteristik yüz hatları vardı.

Kilden yapılma insan boyutunda askerleri okçular, atlar ve at arabalarından oluşan ordu, onu ölümden sonraki yaşamda korumak amacıyla İmparator Qin’in mezarının yakınında savaş düzeninde konuşlandırılmıştı. İmparatorun ölümünden sonra pek çoğuna zarar verilmiş figürlerin itinalı restorasyon çalışmaları, bunların kalıplar ve ilkel bir seri üretim hattı kullanılarak yapıldığını ortaya çıkardı. Çoğunun ellerinin birebir aynı olması ve kafalarını oluşturmak için sadece sekiz kalıp kullanılmasına rağmen, montajdan sonra kil kullanılarak ayırıcı özellikler oluşturulmuştu. Sonuç olarak her Toprak Asker, yüz hatları bakımından benzersiz hale getirilmişti ve bu yüksek bir zanaat ve sanat seviyesini ortaya koyuyor.

Silahları olağanüstü şekilde iyi muhafaza edilmiş haldeydi.

Toprak Askerlerin olduğu çukurların kazısı esnasında arkeologlar, baltalar, tatar yayları, ok başları ve mızraklar dahil 40 bin bronz silah buldu. 2 bin yıldan uzun süre geçmesine rağmen bu silahlar, antik Çin metalürjisinin ileriliğini gösteren ve neredeyse modern bir teknik olan koruyucu krom tabakaları sayesinde muazzam düzeyde iyi korunmuş haldelerdi (krom kaplama tekniği ilk olarak Almanya’da 1937’da ve ABD’de 1950’de kullanılmıştır.)

İmparatorun mezarının kendisi hala kazılmadı.

Keşfedilmesinin üzerinden 40 yıl geçmesine rağmen İmparator Qin’in mezarının %1’inden azı kazılabildi. Başlangıçta cesede ve mezarın içindeki kalıntılara zarar vermeye yönelik olan korku, zamanla kazının potansiyel sağlık tehlikelerine yönelik endişelere yol açtı. M.Ö. 1. yüzyılda yaşamış Çinli tarihçi Sima Qian’ın “Büyük Yazman’ın Kayıtları” adlı eserine göre, mezarı boyunca akan yerel nehirler görüntüsü vermek adına Qin’in lahit odasının zemininde cıva dereleri oluşturulmuştu. 2005’te Çinli arkeolog Duan Chingbo, topraktan yapılma mezar höyüğünden aldığı 4 bin örneği civa değerlerini ölçmek adına inceledi ve tüm sonuçlar yüksek çıktı. Bu tarihi ve kimyasal kanıtlar ışığında hala mezarı kazıp kazmamak ve kazılırsa mezarın içindekilerle sit alanında çalışan insanları korumak için en iyi yöntemin ne olduğu konusunda tartışmalar sürüyor.

 

Yazar: Sarah Pruit

Çevirmen: Umut Devrim Çelik

Kaynak: https://www.history.com/news/5-things-you-may-not-know-about-the-terra-cotta-army

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları