Yalan Fabrikası – Bölüm 5

1945’te, Earl Warren ‘Kaliforniya’da zorunlu sağlık sigortası’ fikrini ortaya attıktan aylar sonra, Harry Truman ulusal bir program önerdi. Başkan, “Amerikan çocuklarının sağlığı ve eğitimi gibi konular  kamu sorumluluğu olarak kabul edilmeli” dedi. Cumhuriyetçiler 1946’da Kongre’nin kontrolünü ele geçirdiğinde, Truman’ın, Warren’in yaptığı gibi, bir bordro vergisi tarafından finanse edilen federal sağlık sigortası programını durdurdu. Bir seçim yılı olan 1948’de Truman konuşmasında, halk desteğinden yararlanan planının uygulanmasını istedi. Kasım ayında Truman seçimleri kazandı. Günler sonra, Amerikan Tabipleri Birliği, San Francisco’nun Campaigns, Inc. A.M.A. ofislerini açtı. Truman’ın planını engellemek için yılda yüz bin dolarlık bir ücretle ve bir milyon dolardan fazla bir yıllık bütçeyle Whitaker ve Baxter’ı elinde tuttu. A.M.A. Üyelerinin her birinden yirmi beş doları değerlendirerek parayı artırdı.

1949’un başında, A.M.A.’nın Ulusal Eğitim Kampanyası’nın yöneticileri olan Whitaker ve Baxter, ulusal siyasete girerek, 37 kişilik bir kadroyla Chicago’da genel merkezlerini açtılar. Kampanya Planı ile ilgili, “Bu, Amerikan halkını büyük bir kamusal haçlı seferi ve temel özgürlük mücadelesi yaratana kadar hayatın her alanında uyandırmak ve uyarmak için bir kampanya olmalı” dedi. “Dünyanın herhangi bir yerinde sosyalleşme ve despotizme yönelen sapkınlık göz önüne alındığında, başka herhangi bir eylem planı da felakete yol açacaktır.” Ancak Whitaker Washington’daki bir basın toplantısında, bir öğle yemeğinde “F.B.I. AMA’yı korkutuyor, Washington Post ise AMA’nın, kendini bir nevroz içine sokmaktan vazgeçmesi ve idaresinin bir Refah Departmanı’na bırakılması gerektiğini söylüyor demişti.

Whitaker ve Baxter Washington’a gittiler ve kurucu postalarını okumaları için yüzlerce kongre üyesini ikna ettiler. Kampanya başlangıcında, Whitaker’ın bildirdiği gibi, seçmenlerden gelen postalar Truman’ın planının lehineydi. Whitaker ve Baxter yoğun çaba gösterdiler “Dokuz ay sonra bire karşı dört kişiyiz.”

O zamana kadar, Campaigns, Inc., en azından bir avuç eleştirmen, hain ve gizemli görünmeye çalışan kişiden oluşan bir grup gibi gelmişti. Whitaker, “Bu durumda hiç bir gizem yok” dedi. Parlak bir manevra ile de Whitaker, yüzlerce binlerce gazetecinin ve editörün, diğerlerinin yanı sıra bir çok kongre üyesinin de desteğini alarak “Zorunlu Sağlık Sigortasına Karşı Kampanya’nın Basitleştirilmiş Bir Planı”nı uygulamaya koymaya çalışıyordu.

Bu arada, Kampanyalar, Inc. içinde, çok daha ayrıntılı bir Kampanya Planı, “GİZLİ: – YAYIN İÇİN DEĞİLDİR” olarak işaretlenmiş, yazıya dökülmüş durumdadır. (Firmanın Kaliforniya Eyalet Arşivleri’nde bulunan belgeleriyle birlikte Sacramento’da bulunabilir.) Yazı kısmen:

1.Acil amaç, Kongre’de bekleyen zorunlu sağlık sigortası programının yenilgisidir. 2. Uzun vadeli amaç, bu ülkede sosyalize olmuş tıbbın ajitasyonuna kalıcı bir son vermektir: (a) insanları politik olarak kontrol edilen, hükümet tarafından düzenlenmiş bir sağlık sistemi tehlikesine uyandırmak; (b) Amerika’da uygulandığı gibi, diğer ülkelerin devlet ağırlıklı medikal sistemleri üzerinde, özel bir eğitimin üstün bir avantajı ile halkı, ulusal bir eğitim kampanyası yoluyla ikna etmek; (c) Hastalıktan kaynaklanan ekonomik şoku almak ve Amerikan halkına tıbbi bakım imkanlarını artırmak için gönüllü sağlık sigortası sistemlerinin büyümesini teşvik etmek.

Whitaker ve Baxter’in belirttiği gibi, planın daha eski bir versiyonunda, “Temel olarak mesele, bireyin kendi kaderini belirleyebileceği bir yaklaşım ile Sosyalist veya Komünist Devlet olma yolunda son adımlar yaklaşımının çatışmasıdır. Resmi, hiç kimsenin Almanya, Rusya ve nihayet de İngiltere’yi yanlış anlamayacağı canlı bir şekilde boyamak zorundayız. Bir slogan üzerine: “TIP SİYASETİNİ SAKLAYIN” sloganıyla yola çıktılar. Ve onlar, Warren’ın planına karşı yaptıkları gibi Truman’ın planını da lekelemek istiyorlardı: Truman’ın planını “sosyalleştirilmiş tıp” olarak adlandırdılar.

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki her doktor, hemşire ve eczacıyı, sosyalleşmiş tıbbın tehlikeleri konusunda eğitmek amacıyla yola çıktılar. New England Tıp Dernekleri Konseyi toplantısında iki yüz doktora konuşan Whitaker, şunları söyledi:

Hitler, Stalin ve Büyük Britanya’nın sosyalist hükümeti, kaybedilen özgürlüğün acısını dindirmek ve halkı direnişe sürüklemek için sosyalleştirilmiş tıbbın opiyatını kullanmışlardır. Bu durumun Amerika’da yaygınlaşması, zorunlu sağlık sigortasının getirilmesi demek; Eski Dünya düzenini uygulamaya devam etmek ve Yeni Dünya düzenini baltalamak demektir. Ayrıca bu durum Amerika’daki serbest kurumların da sonunu getirecektir. Demiryolları, çelik fabrikaları, enerji endüstrisi, bankalar ve tarım endüstrisi ulusallaşması da sadece bir zaman meselesi olacak.

Siyasi reklamcılığın, demokrasinin en iyi umudu olduğunu söyledi: “Amerikan medyasının düşmanlarını kamuoyu önünde duruşmaya koyup halkın karar vermesine izin vereceğiz.” dedi.

Bu amaçla, Ulusal Eğitim Kampanyası milyonlarca posta gönderdi. Her zaman iyi karşılanmadı. “KORKUTMA MEKTUBUNUZU ALDIM. VE NE KADAR KİBİRLİSİNİZ.” öfkeli bir eczacı Stamford, New York’tan yazdı: “UMARIM BAŞKAN TRUMAN KENDİ YOLUNU BULUR. ONA İYİ ŞANSLAR.”

Whitaker ve Baxter çalışmalarını “çim kökleri” kampanyası olarak anlatmayı severdi. Toplumsallaştırılmış ilaca karşı mücadele, şu noktada bir durumdu: “A.M.A. kendi kampanyasında Amerika’nın insanlarına davasını, sizin de yardımlarınızla ve onlardan binlerce insanın yardımıyla bu ülkenin her köşesine ulaşacağını umduğumuz bir halkalı haçlı seferinde taşıyor” dedi. “Gönüllü Yol Amerikan Yolu” adı verilen broşürün 7.5 milyon kopyasını doktorların ofislerine dağıtan reklam ajansı, “çim kökleri” hareketini oluşturdu. Bir doktor yazdı: “Sayın Baylar ‘Çim kökleri’ lobisi için ayrılan bütçe ne kadar? 2.5 veya 3.5 milyon dolar mı?”

Whitaker ve Baxter’in Harry Truman’ın Ulusal Sağlık Sigortası teklifine karşı kampanyası A.M.A.’ya pahalıya patladı. Tüm kampanya 3 yıldan fazla sürdü ve yaklaşık yaklaşık beş milyon dolar para harcandı. Ancak, Başkan’ın duyarlı, popüler ve acil olarak ihtiyaç duyulan yasal reformunu, bugün bile milyonlarca Amerikalı’nın korktuğu bir korkuya bürünmüş bir terörist haline getirdiler.

Truman öfkeliydi. Planında “sosyalleşmiş tıp” olarak yorumlanabileceği gibi, 1952’de basına verdiği demeçte: “Bu tasarıda, Amerikan Tabipler Birliği’nin Whitaker ve Baxter’in reklamcılık firmasına yaptığı, sağlık programımı yanlış tanıtması için yapılan ödemelere kıyasla, sosyalizme daha fazla yaklaşan hiçbir şey yoktu.”

 

Yazar: Jill Leopore

Çevirmen: Büşra Tatoğlu

Kaynak: https://www.newyorker.com/magazine/2012/09/24/the-lie-factory

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları