Yaratıcı Yönetmen Kuramı ve Yaratıcı Yönetmen Olmanız İçin Sebepler

Sinema tarihi boyunca, filmkoliklerin çoğunun ilham kaynağı olarak gösterdiği büyük ustalar yaratıcı-yönetmenlerdir. Scorsese, Kubrick, Lynch, Burton, Kurosawa, Malick gibi isimlerin tekrar tekrar ortaya çıkmasının bir sebebi var. Yinelenen ortamlar ya da sık sık ortaya çıkan konular gibi bütün eserlerine yayılan, saf bir sinematik kimlikleri var.

Wes Anderson izlediğinizi Owen Wilson ve Bill Murray gibi değişmeyen oyuncuları ve kaçık, hatta gerçeküstü olarak tanımlanabilecek çılgın renklerden oluşan, sadece onun yaratabileceği evreni gördüğünüz anda anlıyorsunuz. Hayal gücünü karşısındakine çok başarılı bir şekilde aktarabildiği için insanlar ondan her zaman daha fazlasını istiyor.

Yaratıcı-yönetmenin emaresi işte tam olarak da bu: halk arasında yankı uyandıran kişisel bir nihai ürün üzerindeki yaratıcı hakimiyet.

Tarihi

Yaratıcı-yönetmen film kuramı, 1940’ların başında Fransa’da hızlı ve düşük bütçeli bir film çekme yöntemi olarak ortaya çıktı. “Yaratıcı-yönetmen kuramı” ifadesi dile Amerikalı sinema eleştirmeni Andrew Sarris tarafından kazandırılsa da kuram, İkinci Dünya Savaşının sonuçları ve yükümlülüklerini ne şekilde olursa olsun daha kişisel filmler yapmakla birleştiren Alexandre Astruc ve Andrè Bazin’in fikirlerinden ortaya çıktı.  Bazin “kamera-kalem” görüşünü, fikirleri kağıda döken, sahneyi tam olarak yerine oturtan ve genel mesajı ileten yönetmenin, ortaya çıkan filmin gerçek müellifi olduğunu savunarak ileriye taşıdı. Söylenecek çok şey ve kısıtlı bütçe fırsatlarıyla, yaratıcı-yönetmen kuramı, Avrupa’nın düşük bütçeli sinema dünyasında yaygınlaştı.

O zamana kadar (ve Hollywood’da 1960’ların sonlarına kadar) stüdyo sistemi, en yeni projelerine George Cukor ya da Frank Capra gibi kiralık yönetmenleri atamakla yetiniyordu. Nihai vizyon, purolarını tüttüren stüdyo sahiplerinin kontrolündeydi. Eski filmlerde yönetmenin izinin nadir olmasının sebebi bu.

Bununla birlikle, usta Charlie Chaplin gibi az sayıda istisnalar da vardı. Mack Sennett filmlerinde yıldız olabilmek için didindikten sonra, kendi yazdığı, rol aldığı, sahne tasarımlarını ve düzenlemesini yaptığı bir yaratıcı hakimiyete ulaştı. Muazzam bir yaratıcı dürtü mizahi dehasını gözler önüne serdi ve adının sinema tarihine kazınmasını sağladı.

Yönetmen isimleri daha önemli, film projelerindeki seçimler daha hoşgörülü hale gelse de, yaratıcı-yönetmenlerin sevilmesi ve kuramın pratikle birleşmesi 1950’lerin Fransız Yeni Dalga Sineması’nı buldu.

Kariyerlerine, mesele hakkındaki fikirleriyle başlayan François Truffaut ve Jean-Luc Godard, akımın en önemli iki öncüsüdür. Düşük bütçeli, hızlı geçişli sahnelerin yer aldığı, seks, hikaye ve şiddet bağlamında bütün kuralları çiğnedikleri filmleriyle sorun çıkardılar. Kullandıkları temaların asla anaakım sinema filmlerinde yer almasına izin verilmezdi, bu yüzden gerilla tarzı çekimlerinde gerçek arka planlar kullandılar, tanınmamış oyuncularla çalıştılar ve istedikleri şeyleri keşfetme özgürlüklerinden yararlandılar; bütçeleri ufak bağışlardan geldi, bu yüzden içerik açısından kendi istediklerine bağlı kaldılar.

Sonraki yaratıcı-yönetmen nesli onları dört gözle izliyorlardı: Martin Scorsese, Steven Spielberg, Brian De Palma, Peter Bogdanovich, William Friedkin ve birçokları “kapıları kırıp” stüdyo yapılanmasını atladılar. Ne kadar tuhaf veya şiddetli görünse bile orijinal görüşlerine sağdık kalıp, kendilerine yakın gelen daha karanlık temaları keşfettiler. Geniş bir izleyici yelpazesinde yankı uyandıran daha güçlü ve yüksek sesler, artık yaratıcı-yönetmen kuramıyla Hollywood’u eşsiz hayalperestlere destek vermeye itti. Şu an gerçekten yaratıcı-yönetmen olmanın kriterleri tartışmaya ve kişisel tercihlere bağlı.

Usta yaratıcı-yönetmenler arasında, çektiği filmlerin çoğunun senaryosunu yazmamış olsa da ağırlıklı olarak aynı tür filmlerde belirsizlik üzerine gitmesinden dolayı yaptığı işler kolayca tanınabilen Alfred Hitchcock gibi ustalar da var. Diğer yandan, bağımsız filmler yapan Richard Linklater bütün materyallerini kendi yazıp, yönetip, hazırlarken tarzını farklı tür filmlere uyacak şekilde adapte ediyor. Belki de yaratıcı-yönetmenlerin yapabileceği en iyi şey güçlü yanlarını ve nerede geri çekilmeleri gerektiğini bilmek.

Yaratıcı Yönetmen Olmak

Ama kişi kariyerinde gıpta ile bakılan bu noktaya nasıl gelir? Stanley Kubrick’in, onu film yapımcıları sürüsünün önüne atan kendine has fikirleri sanki doğuştan gelmiş gibi. Yolculuk uzun olabilir ama daha çok yazıp ürettikçe kendi sesinizi geliştirme şansınız artar.

Şimdi bunun için en iyi zaman çünkü bütçe veya ekipman için stüdyo standartlarına bağlı kalmak zorunda değilsiniz. Filmler cep telefonlarıyla bile çekilebilir; bu da film yapımcısına sahne ve hikaye üzerinde muhakkak hakimiyet sağlar. Düşük bütçeler sanatçılara daha çok özgürlük sağlar ki bu da temaları, tarzları ve en önemlisi pratik yapma alanı için mükemmel bir nokta.

Bildiğimiz ve sevdiğimiz yaratıcı-yönetmenleri düşündüğümüzde, en göze çarpan ya da en iyi eserleri çoğu kez ilk dönem eserleri oluyor. Steven Soderbergh’ün Seks Yalanları (1989) Altın Palmiye kazanırken Quentin Tarantino’nun Rezervuar Köpekleri (1992), kendisinin kanlı ama mizahi maceralar dizisinin havasını belirledi. Azamet, ilham verici olduğu kadar ürkütücü de olabilirken, bütün bu ustalar içten gelen basit bir hikaye anlatma isteği ve bu hikayeleri anlatacak bir bakış açısıyla başladılar.

Yaratıcı-yönetmen kuramı iş birliğine karşı bir darbe değil; aksine, genç sanatçıların ulaşmak için çabaladığı bir hedef. Hiçbir şey kişisel temaların ve yöntemlerin sinema aracılığıyla keşfedilmesi kadar tatmin edici değil. Kendi kişisel damganı yaratmak bir yolculuk ama becerilerini bileyerek var olacak, tatmin edici bir yolculuk.

Seni revaçta tutacak uzun bir kariyer için, hayran kitlesi edinmeni sağlayacak ve yaratıcı hakimiyet kazandırarak seni diğerlerinden ayıracak sesini bulman lazım. Hayatın boyunca sadece kiralık bir film yapımcısı olma. Elindeki materyali gerçekten keşfetmek istiyorsan, kendini bütün alanlarda uzmanlaştır ve asla öğrenmeyi bırakma; vizyonunu yaratıcı bir yönetmen olarak geliştir.

 

Yazar: Ryan Uytdewilligen

Çevirmen: Aylin Yılmaz

Kaynak: infocusfilmschool.com/auteur-theory-director-filmmakers/