Yenilgi

Belediye başkanı ve piskoposun generalle görüşmeye gittiği gün askeri kontrol alanında çalışanların grev ilanları indirildi. Diğer bölgelerde grev devam edecekti. Johnson elbette Tamirciler Enstitüsü önünde, grevi tartışacak bir özel konferans kurma vaadi verdiği toplantıda alkışlandı. Ertesi gün, daha fazla finansal yardım istedi.

Özellikle askeri kontrol alanı içinde işçilerin işe gittiği Thomondgate’te, ciddi bir huzursuzluk vardı ve greve sınır getiren ilanın nüshaları yırtılıp atılmıştı. Çoğu ikinci bir sovyetten bahsediyor, geçiş izinlerini reddetmekle tehdit ediyordu. 26 Nisan Cumartesi günü Sarsfield Köprüsü’nde göstericiler, zabıta kendilerinin geçmesine izin verene kadar geçiş izni olanların geçmesine müsaade etmedi.

Şimdiye kadar grevcilerin sadece yarısı işe dönmüştü. Pastırma fabrikaları hala kapalıydı ama bu geçiş izinlerinden ziyade domuz kıtlığından kaynaklıydı, fabrikalar askeri kontrol alanındaydı. Daha önemlisi, Koyu Süt Şirketi’nin fabrikası kapalı kalmak zorundaydı. Hallinan ve O’Mara grevin toplu sonlandırılmasına yönelik taleplerini artırdı. Pazar günü peder Willian Dwane, piskoposun genelgesini imzalamamış olabilecek bir rahip, Aziz Michael kilisesindeki kürsüden, piskopos ve ruhbanlara danışılmadan başlatıldığı için grevi kınadı.

Bunlar olmasa bile grev komitesi baskılara dayanamazdı. Piskopos ve belediye başkanının en azından bir eylem (ya da eylemsizlik) planı vardı, ancak komitenin yoktu. Dwane’in saldırısıyla aynı gün, komite Limerick Genel Grevi’nin sonlandığını bildirdi. Ertesi gün, değirmenler ve pastırma fabrikaları hariç şehir normale döndü. Yedi gün sonra askeri kontrol kararı geri çekildi ve onlarla birlikte gelen geçiş izinleri 4-5 Mayıs pazar-pazartesi gece yarısından itibaren gereksiz ilan edildi. Aynı ayın 10’unda, Ticaret Odası halktaki yaygın hissiyatın bastırdığı sesi ortaya çıkardı. Grev komitesini onlara danışmadığı ve şehrin tüm işverenlerini yeterince kaale almadığı için kınadı. Eğer istenseydi, kendilerinin esnaf konseyiyle korkunç grevi engellemek için (nasılı belirtilmeyen) ortak harekete gitmeyi de kabul etmiş olabileceklerini ima ettiler. Eğer üyelerinin çalışanları onlara danışılmadan topluca işten çıkarılsaydı, esnaf konseyinin buna oldukça sinirleneceğine dikkat çektiler. Ticaret Odası ayrıca grevin maaşlarda 42,000, ciroda 250,000 pound zarara yol açtığı tahmininde bulundu.

Limerick Sovyeti’nin bozgunu, çünkü uzun vadede olan buydu, doğrudan grev komitesinin burjuva liderliğini kabul etmesinden kaynaklıydı. Ancak bu da İşçi Partisi ve Esnaf Sendikası’nın ulusal yönetiminin, büyük sorunlara yol açabilecek ancak İşçi Cumhuriyeti’ni de doğurabilecek böyle bir mücadeleye girmeyi reddetmesinden kaynaklıydı. Parti’nin Drogheda Kongresinde Johnson bu pozisyonu aklayacaktı: “Yerel halkın bir şeyler yapma sorumluluğunu ve sonuçlarını üstlenmesi gereken zamanlar olur.” Ve bu, ona göre, bu zamanlardandı. Ancak eyleme geçildikten sonra eylemin çok fazla büyütülmesine yönelik her önerinin etraflıca düşünülmesi gerekliydi. İngiliz ordusunun karşısında iş bırakarak asla bir grevi kazanamazlardı. Ancak İrlanda’da her zaman kanalın bu tarafında yapılan agresif bir hareketin öbür tarafta da agresif bir hareketi doğurma ihtimali vardı. Bu anın İrlanda’da harekete geçip, İngiltere ve İskoçya’da karşılık görülecek bir an olup olmadığına karar vermesi gereken, ulusal yönetim üyeleri olarak onlara kalmış bir karardı ancak İngiltere ve İskoçya’yla ilgili bilgileri İrlanda’da yapılan büyük bir eylemin bu ülkelerde de eylemlerle karşılık bulacağına dair bir işaret vermiyordu. Son iki yılda İrlanda’da meşru bir genel grev ilan edilebilecek on iki durum vardı. Ancak bu bir meşruiyet meselesi değildi. Bu bir strateji meselesiydi. Düşman hatlarında mı duracaklardı yoksa kendi hatlarında mı? Demiryolu işçileri iş bırakırsa askerlerin ertesi gün demir yollarını ellerine alacaklarını biliyorlardı. Askerler demir yollarına koyulursa, bunun demir yollarının patlatılmasına yol açacağını biliyorlardı. Bunun silahlı ayaklanma anlamına geleceğini biliyorlardı. Esnaf sendikaları olarak, bunun İrlanda’da silahlı isyana yol açacağından emin halde, dönemin böyle bir eyleme gitme dönemi olup olmadığına karar vermesi gerekenin kendi yönetim kurulu olduğunu mu düşünüyorlardı? Johnson, İrlanda’da ayaklanmanın oluşmasının işçi hareketinin eylemleriyle gerçekleşeceğini olası buluyordu. Kraliyetin silahlı kuvvetlerini dışarı çıkaracak kadar etkili bir iş bırakma politikasında karar kılacak bir durum olabilirdi. Ama bu durum Limerick değildi.”

Oradaki delegelerin çoğu Johnson’ın tahminlerini paylaşıyordu. Sadece İrlanda Ruhban ve Müttefik İşçiler Sendikası’ndan O’Donnell izlenen stratejiyi eleştirdi. Parti çizgisinin geçmiş ve gelecekteki iki önemli eleştirmeni, ulusal yönetimin eski sekreteri PT Daily ve Uluslarası Dikiş Makinisti ve Baskıcılar Sendikası’ndan (daha sonra İrlanda Komünist Partisi’nin kurucu üyelerinden ) Walter Carpenter yapılanlara yönelik desteklerini hemen ilan ettiler. Limerick bölgesinin militan İTGİS organizatörü Sean Dowling, ulusal meclise yönelik ikinci bir güven oylaması önerdi.

Yine de, geriye dönük bakışımız sayesinde, bu stratejiye yön veren tahminlerin yanlış olduğunu görebiliriz. Bunlar Limerick Sovyeti’ni bir protesto olarak görüp daha önemlisi sadece protesto kalması gerektiğini ima ediyor. Daha ciddi eylemlerin zamanı (Carpenter’ın dediğine göre) daha gelmemişti. Ama öyleyse ne zaman gelecekti? Johnson, işçi hareketinin “zamanını bulacağından” bahseden kişi, aynı zamanda İTGİS’in yokluğunda İrlanda işçilerinin yararına olacak bir dönemin bulunamayacağı İrlanda Yurttaş Ordusu’nun önünü tıkamasına razı olan kişiydi. Aynı zamanda Johnson’ın  İşçi Partisi ve ZSK’nın tek bir örgüt olarak işçi sınıfı siyasetinin gelişimi konusundaki siyasi handikabı da algılayamıyordu. Örgüte sadece sanayiden dolayı katılan binlerce ham, eğitilmemiş üyenin politikasından doğan ölü ağırlıktan dolayı hareketin liderliğinin her tür radikal siyasi inisiyatiften kaçınmak için düzenli bir bahanesi vardı.

 

Limerick’te bulduğu formuyla bu problemi çözmeye çalışan tek kişi İrlanda Manifaturacı Asistanları Birliği’nden MJ O’Lahane’di. Yönetime grev çağrısında bulunma ve grevleri veto etme (genel grevler dahil), propagandayı kontrol etme ve grevciler ile lokavt mağdurlarına özel bir fondan para verme yetkisi vermek için bir özel konferans önerisinde bulundu. Çoğunlukla esnaf sendikacıları ve demiryolu sendikalarının yaptığı muhalefete rağmen bu öneri kabul edildi ve unutuldu. O’Lahane 1920’nin başlarında öldü. Her şekilde, ulusal yönetime bu kadar yetki verip bırakmak güncel durumda İşçi Partisi’nin örgütsel sorunlarına çözüm değildi. Tabanın talepleri yeterince güçlü olduğunda (sonraki yıl açlık grevindekiler için yapılan ulusal ölçekteki genel grev gibi), Yönetim bu güçleri özür gerekmeksizin kullanabilirdi. Zayıflığının kaynağı siyaseten farklılaşmamış bir işçi sınıfı örgütünün delegeleri tarafından siyasi tecrübesi olan bir devrimci partinin yapması gereken işleri yapmak için seçiliyor olmalarıydı.

Bu da Johnson ve meslektaşlarına, onların felaket derecesinde yanlış olduğunu ortaya koyacak biçimde gelişen somut bir durumda bile destek sağlıyordu. Yakında bağımsızlık savaşı ve iç savaş patlak verecek, ulusun bölünmesine ve işçi sınıfının ulusal ve uluslararası olarak zayıflamasına neden olacaktı. Kısa vadede bile, Johnson’ın bir ulusal siyasi demiryolu grevinin korkunç sonuçlarıyla ilgili kehaneti sonraki yılın olaylarıyla, İrlandalı demir yolu işçilerinin mühimmat meselesinde kendilerinin çok az avantajına olan bir bağlamda greve gitmesiyle yalanlanmış olacaktı. İrlanda İşçi Partisi de, bundan kopmadan önce ve sonra esnaf sendikası hareketi de, İrlanda Komünist partileri de bu siyasi hatayı asla kabullenemedi.

Limerick’in kendisine gelecek olursak, grevin artçı etkileri ulusal sorunun sosyal sorunun yolunu kestiği düşüncesini desteklemez. Kabul etmek gerekir, buna yönelik kimi yüzeysel kanıtları oldu. Grevin bitişinden hemen sonra Limerick’te bir İrlanda ulusal bayramı (fiilen bir genel grev) kutlanmamış, ancak 1919’da 1 Mayıs’ın kutlanması yapılmıştır (ki yakın zamana kadar İrlanda tarihinde bu kutlamanın yapıldığı tek zamandır). Şehrin işgücü Limerick’in ekonomisini en kısa sürede tekrar ayağa kaldırması gerektiğini kabul etti. Ayrıca Limerick’te Cork, Waterford ve Munster ile diğer bölgelerin pek çok kasabasında olduğu şekilde iş yerlerinin çalışanlar tarafından işgali gerçekleşmedi. Esnaf ve İşçi Konseyi 1920’de mücadele ulusal ölçekte sonlanmadan önce Mühimmat Grevi’nin bitirilmesi çağrısında bulundu. Ayriyeten, İşçi Partisi ve ZSK sonunda bir genel seçimde (1922’de ikinci meclisin seçimi için) mücadele etme kararı aldığında, Limerick Birleşik Esnaf ve İşçi Konseyi aday çıkarmayarak, bu konuda anlaşma maddelerini kabul etmeyen daimi cumhuriyetçilerle aynı çizgide olduğunu gösterdi.

Ancak bu kanıt başka gerçeklerle fazlasıyla geçersizleştiriliyor. Limerick işçileri Bağımsızlık Savaşı’nın kalan süreci ve iç savaş süresince kesinlikle endüstriyel mücadelede geri kalmış değildi. Esnaf Konseyi’nin bozguncu hamleleri ülkenin geri kalanından bir hafta önce, şehrin ülkenin geri kalanından daha çok acı çektiği altı buçuk aylık bir mücadeleden sonra gelmişti. Limerick işçilerinin 1 Mayıs tatilinden stratejik olarak çekilmesinden daha da önemli olan bir gerçek ise, Koyu Süt Şirketi’nin işçileri çalışmayı sürdürdüğünde fabrikanın sendika temsilcisi onlarla çalışmayı sürdürmüş, şirket onu kovduğunu unutmuştu. Fabrikanın diğer Koyu Süt fabrikalarının aksine mayıs 1922’de işgal edilmemesinin sebebi, işçilerin işgalleri provoke eden işten çıkarmalardan bir ay öncesinden beri grevde olmaları ve Limerick’te, şirketin mallarını diğer yerlerdeki Anlaşma-Karşıtı güçlerden daha azimli koruyan yeni Ulusal (Özerk İrlanda) Ordu’nun garnizon bulundurmasıydı. Şehrin örgütlü bir işsizlik hareketi ve 1922’de Garryowen’da ev işgallerini örgütlemiş olan örgütlü bir kiracılar hareketi vardı. Ertesi yıl da matbaacıların greve gitmesi grevcilerin kendi Limerick Herald gazetelerini basmasıyla sonuçlanmıştı. Esnaf Konseyi’nin 1922 genel seçimine katılmamasının sebebi ise süregelen anti-parlamenter sendikalizmi (ve dönemin spontane toplumsal mücadelelerinin buna yönelik canlandırıcı etkisi) olduğu kadar her türlü anlaşma karşıtı etkiydi. 1923’de işçilerin toplumsal mücadeleleri de ulusal mücadele de yenilirken, konsey yirmi altı kişilik meclis için adaylar çıkarmıştı.

Hepsinden öte, Limerick şehri ve ili yakın zamanda Nisan 1919’daki şehir kadar üstün bir rol oynamayacak olduysa bile, bunun tek sebebi, aynı zamanda cumhuriyetçilerin yuvası olan Cork ve Tipperary’deki sınıf mücadelesinin etkisinin onu kısmen geçmiş olmasıydı. Limerick’in sovyetinden dolayı özür dilemesine gerek yok. Suçlu işçi sınıfı hareketinin ona ihanet eden önderleriydi (gerçi bunu perçinleştiren parti örgütlenmesinin güncel şekliydi). Bu Limerick Sovyeti’nin İrlanda tarihinde sayısal karşıtı St. Petersburg Sovyeti’nin Rus tarihinde edindiği yeri edinememesine neden oldu. Buna rağmen, iki kısa hafta için bile olsa, şehir İrlanda’ya İşçi Cumhuriyeti’nin hayalini gösterdi.

Yazar: D.R. O’Connor Lysaght

Çevirmen: Özgenur İpekçi, İlker Aydın, Saffet Yalçın, Umut Devrim Çelik

Kaynak: https://libcom.org/library/1919-story-limerick-soviet

Bunları da beğenebilirsin Çevirmenin diğer yazıları